1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Yılbaşı Ve Kutlamaları
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yılbaşı Ve Kutlamaları

A+A-
Bazı olaylar vardır ki, insanlar için mutluluk verir, bazıları da sıkıntı. Meselâ, kişi için doğum günü bir mutluluk olduğu gibi, yakınları için de öyledir.
Böyle günler kutlanır. Bazı günler de vardır ki, kişinin kendisi için mutluluk veren bir gün olsa bile başkası için üzüntü veren bir gün olabilir. Böyle günler de kutlanmaz.
Nitekim Hz. Peygamber a.s.’ı geçtiğimiz günlerde doğum günü olması sebebiyle andık ve birbirimizi de bu vesile ile kutladık. Dolayısıyla Hz. Peygamber a.s.’ın doğum gününü kutlamış olduk. Çünkü bu olay doğan kimse için olduğu kadar, bizler için de mutluluk veren bir olaydır.
Fakat önümüzde bir de yılbaşı gecesi olayı bulunmaktadır. Bilindiği gibi Hz. İsa a.s.’ın doğum günü olarak kabul edilen günün gecesi aynı zamanda ‘Milâdî Takvim’in başlangıcı olan yılın da ilk gecesi olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple de bu gece yeni yılı karşılamak düşüncesiyle kutlanmaktadır.
Fakat hangi sebeple olursa olsun bu gecenin kutlanması bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Şöyle ki,
Hz. İsa a.s.’ın doğum gününü kutlamak maksadıyla bu gecede böyle bir kutlama yapıyorsak yapılan kutlama bir Peygamberin doğumuna sevinmeye yakışır bir kutlama değildir. Yani ne yapılan kutlama bir peygamber’in doğumuna yakışan bir kutlamadır, ne de bir peygamber doğdu diye böyle bir kutlama yapılır.
Diğer taraftan yeni yıl başlıyor diye bir kutlama yapıyorsak, her şeyden önce yeni yılın ne getireceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla yeni yılda mutlu olacağımız belli değil ki, şimdiden onu, hem de sevinerek, kutlamış olalım. Bitirdiğimiz yılı uğurlama olarak kutladığımızı kabul etsek, o da bizi bir yaş daha ihtiyarlatmış bulunmaktadır. Dolayısıyla bu da kutlanacak bir olay değildir.
Çünkü ihtiyarlamak aynı zamanda geçen yılbaşına göre ölüme bir yıl daha yaklaşmış olmak demektir. Bundan dolayı da bu yaklaşım sevinilecek bir vesile değildir. Kaldı ki, geçirdiğimiz yılı henüz gözden geçirmiş ve kâr veya zararımızı tespit etmiş de değiliz. Sevinecek miyiz, yoksa üzülecek miyiz? Bunu ancak hesabı yapınca göreceğiz.
En iyisi bilmediğimiz günlere ilk günden göbek atmak yerine geçirmiş olduğumuz günleri bir değerlendirmemizdir. Bunun da yolu yılbaşı diye onun gecesinde sevinç turları atmadan oturup ince bir hesap görmek, yani geçmiş günlerle bir hesaplaşmak doğru bir hareket olur, sanırım.
Geçtiğimiz yılı hangi yönlerden iyi geçirdiğimizi düşünüp tespit ederek onun devamını sağlamak için gayret etmek veya hangi yönlerden kötü geçirdiğimizi tespit ederek bu yılda onları ekarte etmek, en doğru bir hareket olsa gerektir.
Yani işini iyi yürüten ve her türlü hesabını kâr esasına göre ayarlayan bir tüccarın yaptığı ince hesabı bizim yılbaşı gecesi yapmamız ve önümüzdeki yılın sonunda zararlı çıkmamamızdır.
Bir Müslüman’a yakışan da bu olsa gerektir. Yoksa yılbaşı diye ‘vur patlasın, çal oynasın’ davranışı yakışıklı bir davranış değildir.
Hele hele yılbaşını ‘zil zurna sarhoş’ olup karşılamak ve gecesini de bu şekilde geçirmek hiç değildir.
Hep beraber nice mutlu yıllara!
 
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.