1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Yine söylüyorum; gelin! Yeni yıl uyanış olsun…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Yine söylüyorum; gelin! Yeni yıl uyanış olsun…

A+A-

Bu yılın son yazısını da hayırlısıyla karalayalım. Hissemize kaydedilen ömrümüzden bir yıl daha düştü. Nasipse ömrümüz yarın başlayacak yeni yılın ilk günüyle 2020 defterini açmış olarak devam edecek. Her zaman rabbime şükretmesini bilir ve bu duyguyla hareket ederim. O istemedikten sonra yaprak kımıldamaz, onu bilirim. O’nun izni olmadıkça bir tık nefes dahi alamayız. Her geçen yıl eğer bizlere yeni bir şeyler öğretmiyorsa eksiğiz demektir. Bu eksiklik hayatımızın kalan kısmında menfi tesirler yaratmakta insani hasletlerimizin değer kazanması gerektiği noktada can acıtıcı olabilecek tecrübeler yaşayabilmekteyiz.

Kendi hatalarını görmezden gelen insanlık, diğerlerinin hata ve yanlışlarını yüzüne çarpmada olağanüstü acımasız olabilmekte, yaptığının kendine bir şey kazandırmadığı gibi bir şeyleri de alıp götürmektedir.

Buradan hareket ederek 2020 yılının hayatımız için bir uyanış vesilesi olması yolunda adımlarımızı atacağız biiznillah.

Tüm insanlığın bilmesi gereken, dünya hayatının sadece bir uykudan ibaret olduğuna dair algıyı insanoğlunun zihnine nüfuz ettirmek lazımdır. Asıl uyanışın gerçekleşeceği ahiret alemine ilişkin tüm insanlığın, üzülerek ifade etmem gerekirse hassaten islam dünyasının kapıldığı dünya yaşantısına meylinde hiç ölmeyecekmiş gibi yahut ta ölümden sonrasının olmadığı gibi bir yaşam tarzına şaşmamak elde değildir. 

İsra süresi 37. Ayet-i Kerime mealine bakalım;

“Yeryüzünde kibirlenerek yürüme; çünkü ne yeri yarabilirsin, ne de boyun dağlara erer, onlara erişebilirsin.”

İşte özetle hayatın gerçeği bu şekilde ilahi kitabımızda özetlenmiştir.

Bu ince ayrıntıyı çözüp hayatımızı, yaşamı bize bahşeden rabbimizin rızası doğrultusunda yaşama meylimiz olmazsa hem kendimiz, hem de insanlık olarak büyük bir tehdit altına gireriz.

Bu ayın ortalarında haber kanallarında izlediğimiz rahmetli Ceren kızımızın katiline ilişkin haberleri dinlerken milletçe irkilmedik mi?

İnsanın islami yaşantıdan uzak bir yaşam sonrası, çevresinin de etkisiyle nasıl bir canavara dönüşebileceğine ilişkin korkunç bir örneği ibretle izlemedik mi?

Milletimizin dini algılarıyla oynanması sonucunda ortaya çıkan anormal sapmalar sonrası memleketimizin düştüğü durumu uzun uzun açıklamaya ihtiyaç var mı? Daha iyiye gitmemiz gerekirken niçin günden güne daha değişik bir haleti ruhiyeye dönüşüp gitmekteyiz? Buna zihnini yoran değerli okuyucularımız umarım olmuştur. Sizler bu hususta ne düşünüyorsunuz?

Nasıl gerçek mü’min olabiliriz?

Nasıl bir yapılanma ve uyanış ortamı hazırlamalıyız ki milletimizin her ferdinde parlayacak bir iman ışığına vesile olabiliriz?

Önceki yazılarımda ısrarla üzerinde durmaya çalıştığım yüce dinimizin tutar dalı sadece bizim içinde bulunduğumuz güzel ülkemiz Türkiye’de kalmıştır. Bu şerefi bize bahşeden yüce rabbimize sonsuz hamd-ü senalarda bulunurken, dünyada islamın şahlanması noktasında milletimizin kalbine ilham ışığı düşürmesi içinde gece gündüz dua ve niyazda bulunmalıyız.

Bunu kalben ve samimiyetle yapmak durumundayız. Hiç bir fert ahir aleminin karanlık ve zillet içerisinde olmasını istemez. Herkes Allah’ın rızasını kazanmış olmanın mükafatı olarak darı bekada ebedi huzuru yakalamış olsa daha ne isteriz ki?

Bugün ekilen buğday taneciklerinin içi dolu dolu taneler yerine, çürük içi boş ve fos mahsül elde edildiğinde bundan kimse faydalanamayacaktır.

O taneciklerin içini salih amelle, Allah’ın emirlerine ve yasaklarına dönük ciddi bir hassasiyetle doldurduğumuz zaman mutluluğun kapısını aralamış olacağız.

Dünyada uzun ya da kısa yaşanacak bir hayatın sonrasında meyvelerini toplayacağımız ebedi alem için kendimizi dünyalıklara kaptırmamalıyız.

Tanıdığım çok sayıda zavallı, dünyada kendine imtihan sebebi olarak bahşedilen nimetlerin şükrünü yerine getirememekten ötürü kalıcı aleme yatırım yapmamasının ceremesini bir şekilde çekeceğini de aklından hiç çıkarmamalıdır.

Size ahirette malını nasıl kazandığınız, ne şekilde sarfettiğiniz süal edilecektir. Buna net bir cevapla karşılık verebilecekseniz size kimsenin diyeceği yoktur.

Eğer kazancınızın hesabını veremiyorsanız, diyorum ki henüz ölmediniz. Uyanın. Kalkın ve kalıcı hayatınızı kurtarmanın yoluna bakın. Çok paralı olmak değil, çok imanlı olmak işe yarayacak. Bunu aklınızdan çıkarmayın.

Bu arada aldığınız piyango biletleri varsa sonucuna bakmadan onları hemen imha edin. Yırtın gitsin. Eğer yılbaşı gecesi için hindi aldıysanız onu bu gece yemeyin. Bir kaç gün sonra yersiniz. Eğer yılbaşı gecesi için yapay ya da doğal çam ağacı edindiyseniz bu yazıyı okuduktan sonra atın çöpe gitsin.

Uyanış için bir yerden başlamak gerekmez mi? İşte size reçete… Buyrun bakalım imtihana! 

Bu yazı toplam 1250 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.