1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Yitik Kavram
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Yitik Kavram

A+A-
Birkaç dostla hasbıhal ettik dün akşam…
Bu tür muhabbetlerden epeydir uzaktım…
Dimağımda hep canlı duran ancak çeşitli sebeplerle durağan bir dönemi yaşattığım memleket meselelerinin birçoğunu paylaşıp tazeleme fırsatı buldum…
Herkes dağarcığında ne varsa samimice dökme paylaşma gayretinde idi…
Doğrusu iyi geldi…
Akşamı paylaştığımız dostlara teşekkür ederim…
Hızlı tren, Termal, Hastane, Üniversite, Belediye, Ankara, Organize sanayi, Vekilli vekilsiz dönem, parti, partili, purtili vesaire…
Bu meselelerin her biri hakkında tarihsel süreci ve nihai şekline dair satırlarca yorum yapabilecek kadar hafızaya sahibim ancak bunları bugün bu satırlara dökmek niyetinde değilim…
Mesela; Termal meselesi…
Seydişehir gündemine düştüğünden bu yana yaklaşık 16 yıl geçti hala bir mesafe kat edilemediHâlbuki Seydişehir’in kurtuluş reçetesinin en başında yer alan devasa bir devadır şehrimize aslında…
Ne adı ne sanı kalmış bir garip Kaim-i makamın kompleksine teslim edilmiş, politik hezeyanların ortasında kalmış, şimdilerde de bir türlü hayata geçirilemeyen, evlatlarımızın gelecekte hiçte hoş yâd etmeyecekleri yılan hikâyesi bir konu…
Dedim ya!
Bugün ayrıntılarına değinmeyeceğim ama asla peşini de bırakmayacağım… Ne Termal meselesinin nede diğer meselelerimizin…
Telvesi bol iki Türk kahvesi, bir kaç renkli lokumun ardından masaya gelen demliğin kapak arasından fışkıran 100 santigrat derecedeki buharına yol verip demine vurduk çayın
Çayın demini damaklarımızda hissederken; parmak basmaya bastığımız tartışılır halde ki çözülemeyen meselelerimiz de ilçemizin başarısız kalışının gerçek sebebi aslında hepsinin özünde olması gereken; bir yitik kavramın yokluğu belki de…
Samimiyet…
Yarım kalmış başaramadığımız bütün meselelerimizin güdüklüğünün sebebi işte bu yitik kavramdır… Samimiyetsizliktir…
Ne yapıyor ne konuşuyorsak samimiyet ve iyi niyeti yoksa argo tabiri ile salla gitsin…
Haset, enaniyet maalesef her bireyin ve toplumun tedaviye muhtaç kangren olmuş yarasıdır ilçemizde… Birimiz az, birimiz çok… Yapmayanımız yok…
Asgari müştereklerde bile birleşemeyen kişi, kurum, gurup, cemaat, arkadaş, hasılı; aynı şehirde yaşamak zorunda olduğumuz herkesin, kendini bu yönü ile kontrol edip, haset yapan kişiyi usulü ile kırmadan uyarması, kendisinde varsa vazgeçmesi gereklidir…
Bu farkına varış; bireysel psikolojik bir rahatlamanın yanı sıra toplumsal barışın ve bugünlerde çok ihtiyacımızın olduğu kardeşliğin anahtarı olacaktır…
Zira kardeşin kardeşine bile kardeşliğini hatırlatacağı günlerden geçmekteyiz…
Hülasası;
Muhabbetlerin ertesi zamana fayda sağlayacak bir sonucu olacaksa hep konuşalım, çok konuşalım…
Olmayacaksa hep susalım, çok susalım…
Geceye son noktayı koyan dostun duası günün sözü yazının özü olsun inşallah…
GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ
“Rabbim iyi niyetli, samimi insanların önünü açsın…”
 
 
 
 
    
Bu yazı toplam 88 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.