1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. YOL YÜRÜNMEKLE ADALET TESİS EDİLİR Mİ?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

YOL YÜRÜNMEKLE ADALET TESİS EDİLİR Mİ?

A+A-

İslam toplumlarında yaşanan siyasi çekişme ve uyumsuzluk sebebiyle dinmeyen acı, kan ve gözyaşı bir türlü dinmek bilmiyor. Şahsen 40’lı yaşları geçtim. Artık 50’ye doğru adım attığım bu günlerde hep dikkatimi çekmiştir. Her zaman İslam dünyasında kırık fay hatları gündeme gelmiş. Uyanışa geçen bir İslam toplumu söz konusu olduğu anda o bölgede ki fay hattı düşman girişimler kanalıyla kırılmış. O kırılganlığı tamir süreciyle meşgul olan ümmet, birlikteliğe ve güçlenmeye fırsat bulamamış. Her devlet kendi kemikleşmiş sorunlarıyla meşgul olurken bir diğeri üzerinde yeni bir senaryo ortaya konmuş ve silsile şeklinde bir devri daim vücuda gelmiş. İşte Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüyle başlayan süreç için oynanan onca oyuna rağmen halen yeniden uyanış ve geçmişiyle yüzleşerek hakkı hâkim kılma azminde olan hareketlenmeler söz konusu oldukça yaraya tuz biber eken batı toplumları milli uyanış önünde acımasız girişimleriyle ve entrikalarıyla toplumsal birlikteliğe açılacak tüm kapıları kapatma yönünde kirli siyaset oluşturmuştur. Geçmişin ve bugünün Avrupa’sında İslam’a karşı kin ve nefret oluşumu, Müslümanlara karşı takınılan tüm tavırların temelinde kurgulanan ve başını kaldırdıkça ezilmesi gereken baş düşman olarak zihinlere kazınan bu olgu sebebiyle geçmişten günümüze kadar süren bir süreç işlemiş ve işlemeye de devam etmektedir.

Avrupa’ da ki bazı devletlerin vatanımıza karşı düşmanlığını saklamaksızın ortaya koyması ve nefret göstermesinin temelinde ki ana etken Türkiye’mizin İslam dünyasında uyanışı gerçekleştirecek kıvılcımı atma dirayeti gösterebilme azim ve kararlılığının zahiren ortaya çıkması olmuştur. Cumhuriyetin kurulmasından günümüze çok sayıda hükümet kurduran ve lağvedilmesinde başrol oynayan batılılar, bu şekilde süren bir sistem sayesinde bölge ülkeleri üzerinde kazandığı etkin görünümü kaybeder hale gelmesinin temelinde de Türkiye’de ki milli uyanış olduğu aşikârdır. Bugünkü ekonomik yapısıyla daha atması gereken çok adımlar olmasına rağmen ülkemize yönelik düşmanca siyasetlerin temelinde İslam dünyasında toplu hareket etme yeteneğinin kazanılması ve kaynaklar bakımından oldukça güçlü olan söz konusu devletlerin ellerinde ki hiçte azımsanmayacak kaynakların ümmetçe kullanılmasından duyulan endişedir.

Çünkü bu, sürecin başlangıcıdır. Bunun çözülmesiyle bir anda şahlanan Müslüman toplumların gelecekte yine dünyaya hükmeder bir konum elde etmesi ihtimaliyle dahi afallayan batılılar, bunu engelleme uğruna ellerinden geleni yapmaktalar ve süreci durdurma uğruna büyük gayret göstermektedirler.

Bugüne kadar tıkır tıkır işleyen bir sistemleri vardı. Diledikleri zaman düğmeye basıyorlar toplumsal çatışma zemini ve ekonomik çıkmazlarla uğraşan, hep geçim derdiyle boğuşan bir yapı sayesinde diledikleri gibi halkları sömürebilmekteydiler. Avusturya’da, Hollanda’da, Almanya’da Türkiye karşıtı terörist gruplara desteğin alenen ortaya konmasında ve ülke cumhurbaşkanımızın resminin kullanılarak suikast çağrıları yapılmasının temelinde ne yatıyor zannediyorsunuz?

Ana muhalefet partisinin başkanı tarafından başlatılan sözde Adalet yürüyüşünün ana sebebinin ne olduğunu sanıyorsunuz? Bugüne kadar ağzına adalet lafını almayan kendi devri iktidarlarında adaleti diledikleri gibi kullanarak onlarca mağdur yaratan oluşumun bir anda iştiyakla yollara düşmesinin gerçekten adalet kastıyla olduğunu yutturacak kadar bu halkı saf mı zannediyorlar?

Yürüyüş sonunda yapılan mitinge katılım sayısı kaç olursa olsun. Bunun bir ehemmiyeti yok ki! Ona karşı AK Parti cenahı da bir miting düzenlese CHP tarafından toplanan sayının en az iki misli vatandaşı meydanlara toplayacağının farkında değil misiniz?

Tarkan konser düzenlese CHP mitingi kadar insanı bir alana pekâlâ toplayabilir. Kısacası CHP tarafından ortaya konan sayı yarışmasının günümüz Türkiye’si için bir anlam ifade etmediği ortadadır. Gerçek tepki ve güç kullanımının sayıyla değil, akılla olduğu ortaya çıkmıştır. Darbe gecesinde vatandaşın bir kısmının marketlere koşarak ekmek, kuru fasulye, nohut, makarna stoklamasına karşın vatanını kirli darbe girişimcilerine karşı mertçe savunan vatanseverlerin varlığını unutmamalıyız. Teşbihte hata olmaz. Biri boğaz derdindeyken diğeri vatanını istila edenlere karşı can pazarına gözünü kırpmadan koşmaktaydı. Bunu anlatmak burada yazmak gibi basit bir olay değildir. Çünkü bu ruh meselesidir. Halkımızın inancı ve muhteşem karakteri vesilesiyle bu vatanda ekmeğimizi yiyebiliyor, suyumuzu içebiliyoruz.

CHP’liler diledikleri kadar yürüyebilirler. Dilerlerse Türkiye etrafını dört defa dönebilirler. Onları kullanan gücün istediği kirli tezgâh şükürler olsun ki yine devreye giremedi. Tam yürüyüş esnasında İstanbul’da otel penceresinden yeni bir gezi benzeri kalkışması amacıyla Alman ajan tarafından sokaklara saçılan bildiriler de iş yapmıyor ve yapmayacak.

Bu oyunun öznesi haline gelen siyasetçiler ve arkadaşları hazır hızını almışken birde İzmir, Antalya yaparak Ankara’ya dönsün. Zaten mecliste olsalar da ortalığı karıştırmaktan başka yaptıkları bir iş yok. Hiç değilse bu vesile ile spor yapmış olurlar. Bu arada Sayın Kılıçdaroğlu’na müjdeyi vereyim. Spor yaradı. Ağzı yüzü renklendi. Bana doktorum sağlığım için günde 5 km yürümeyi önerdiği halde bunu yapmaya fırsat bulamıyorum. Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan’a yarın iyice yaşlandığında dua edeceği çok vesile var.

Yok mu beni gaza getirecek birileri?

Yürümem ve sağlıklı olmam lazım.            

Bu yazı toplam 620 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum