1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Yolumuz Niğdeye Düştü-2
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Yolumuz Niğdeye Düştü-2

A+A-
Bor’un pazarını geçirmeden Bor’dan ayrılıyoruz.
Bu gece konaklayacağımız Çamardı İlçesi'ne yol alırken, Torosların Anadolu içlerine uzanan başı karlı, görkemli zirveleriyle burun buruna geliyoruz.
Fotoğraf ve kameramı hazırlıyorum otobüsteki herkes gibi… Ve iniyoruz bir devin ayaklarına yedi cüceler misâli. Başlarımız yukarıda, vizörlerden karşımızda bütün heybeti ve ihtişamı ile buraların hakimi benim hissi veren Demirkazık Dağını tarihe kayıt düşüyoruz.
İki zirvesi bulunan Demirkazık dağı adeta efsunluyor bizi. Bulutsuz, berrak, masmavi bir gökyüzüne asılmış muhteşem bir tablo… Demirkazık ifadesi Kutup Yıldızı demektir kültürümüzde. Karanlık gecelerde yol bulduran bir fener gibidir.
Akşam yemeğimizi Konyalı olan Çamardı kaymakamı Mehmet Fevzi Dönmez’in misafiri olarak Demirkazık dağının ayak uçlarından akan bir kaynak suyunun başında, Ecemiş Alabalık Tesisleri'nde yiyoruz. Yine Konyalı olan Niğde İl Milli Eğitim Müdürü Celalettin Akıncı ve İl Milli Eğitim Müdür yardımcısı Yusuf Tüfekçi de bize eşlik ediyor. Bu suyun yirmi yıl önce yağan karların suyu olduğunu söylüyor rehberimiz Halil İbrahim Tongur Bey... Yani bu yıl yağan karların suyunu da ömrümüz olursa yirmi yıl sonra gelip içmek gerekiyor.
Demirkazık dağının eteklerine kurulu bir spor tesisinde geceliyoruz. İki saatlik uyku yetip artıyor. Dinç ve sağlıklı kalkıyoruz sabah namazlarına. Sabah erkenden Demirkazık Dağı'nın iki zirvesi arasına uzanan Cımbar Vadisinde uzun bir yürüyüşe başlıyoruz. İki yanımızdan akıp gidiyor vadinin yükseltileri. Beş kilometre kadar gidiyoruz ve yükseldikçe de üşüyoruz. Yolun çatallaşan zirvesinde mola verip dinleniyoruz. Fotoğraf ve video görüntüleri alıyoruz.
Rehberimiz, Demirkazık dağının dağ sporu yapanlar için bir ilk mektep olduğunu söylüyor. Her yıl birkaç dağcının kaybolduğunu ya da düşüp öldüğünü söylemesi tüylerimizi ürpertiyor.
Ağrı Dağı ve Everest Tepesi'ne tırmanmadan önce dağcılar burada ilk eğitimlerini alıyorlarmış. Yani dağ sevgisi, dayanıklılık ve sabır eğitiminden geçiyorlar. Daha sonra dağcılığın lise mektebi olan Ağrı dağına, oradan da dağcılığın üniversitesi olan Everest’e tırmanma hakkını elde ediyorlarmış.
İlk, orta ve liseyi Çumra'da okuduğunu söyleyen Çamardı Kaymakamı Mehmet Fevzi Dönmez’in ilk görev yeri. Çamardı her konuda saf ve temiz kalmış. Vukuuat yok denecek kadar az, asayiş berkemal, eğitim fevkalade. Okullarında ilk akıllı tahta kullanan ve SBS’de il birincisi…
Halk çok seviyor kaymakamını. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle halkıyla bütünleşmiş bir kaymakam gelmiş Çamardı’na. Kahvelerine gelip sohbet eden, dert dinleyen ve ivedi çözümler üreten… Cami cemaatıyla birlikte namazlarını kılan, hastalarını ziyaret edip hal hatır soran, kendilerinden biri gibi, öz evlatları gibi sevdikleri, adam gibi bir kaymakam. Ama ne yazık ki görev süresini tamamlamış ve doğuya tayin bekliyor. Halk mahzun ve gitmesin diye dua ediyor.
Bozulus Türkmenlerinin Dulkadir koluna bağlı bir aşiretin ismi olan Mahlatlı köyüne misafir oluyoruz. Halk, öz evlatları gelmiş gibi seferber oluyor kadınıyla erkeğiyle kaymakamlarını ve kaymakamlarının misafirlerini(bizleri) ağırlamak için. Hamurlar yoğuruluyor, şebitler-yufkalar açılıyor, sıkmalar ikram ediliyor. Köyün göletini geziyoruz. Birlikte camide öğle namazlarını kılıyoruz ve ardından köy kahvesinde tatlı bir sohbet, muhabbet başlıyor çaylar içilirken... Köye bir soğuk hava deposu talebi geliyor bir vatandaştan ve hemen not alıyor kaymakam bey. Konuyu hemen İl Özel İdaresine ileteceğini ve tayini çıksa bile bu işi takip edeceğini söylüyor. İki saatlik sohbetin sonunu tatlıya bağlıyoruz ve köy halkıyla toplu bir fotoğraf çekilip ayrılıyoruz. Kaymakamını bu kadar yürekten seven, onun gidecek olmasına bu kadar üzülen ve boynu bir tarafa yıkılan başka bir halk var mıdır bilmiyorum.
Dağların arasında yeşillikler içinde şirin bir ilçe olan Çamardı’nın merkezine giriyoruz. Ayrılık vakti geliyor. Kaymakam Mehmet Fevzi Dönmez’in teşekkür ve memnuniyet konuşmasının ardından bize ikram ettiği dondurmalarımızı yiyerek ayrılıyoruz Çamardı’ndan. Gözleri nemli el sallıyor otobüsümüzün ardından. Bu kez biz hüzünleniyoruz adam gibi bir kaymakamdan ayrılırken… Ve dua ediyoruz Niğde’ye doğru yol alırken.
“Allah’ım, bu cennet vatanımızda böyle hizmet aşkı ile dolu kaymakamların, valilerin, idarecilerin sayısını artır!”

 
Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.