1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Yönetim Ve Güven
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yönetim Ve Güven

A+A-
Kim ne derse desin, dünya yeniden şekilleniyor. Türkiye bu yeni şekillenmenin gerisinde kalmamalıdır ve kalmamak için hükümetin çabası var gibi.
Hani bir zamanlar Türkiye NATO’ya alınmakta nazlanılınca zamanın başbakanı “ Dünya yeniden kurulur, Türkiye’de kendisine bu oluşumun içinde yer alır” demişti.
AB’ye bir türlü giremedik. Girmemiz mi, germememiz mi gerekir. Bunu ben doğrusu pek kestiremiyorum ama, ülkeyi yönetenler iyi değerlendirme yapmalıdır.
Bugün görmekteyiz ki ,dünya da ideolojiler yıkılıyor.
Sistemler değişiyor. Dogmatik, kalıplar yıkılıyor, ezberler bozuluyor.
Nerede ise Dünya’da sınırlar kalkıyor.Egemenlik sınıf değiştiriyor.Globalleşme/küreselleşme rüzgarları esmeye devam ediyor.Birçok etkili ülke, uluslar arası ilişkiler ve güvenlik alanında; yüzyıl boyunca önemli değişimlere yol açacak kararlar alınıyor ve uygulanıyor.
Bu kaotik süreçte;Ülke yönetimi nelere odaklanmıştır?İstihbarat ve güvenlik birimleri nelere odaklanmıştır?Siyasi partiler, dernekler, vakıflar, medya, iş dünyası, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları nelere odaklanmıştır? Bunlara çok iyi bakmak gerekir.
Yine şunu unutmayalım ki ,kendilerini yenilemeyen devlet ve milletler tarih maratonunda yarışı kaybeder.Milli çıkarları korumayan, korumakta acziyete düşenler; meşruiyetlerini kaybeder. Bu sadece iktidarın işi değil, aynı zamanda muhalefetinde işidir. Halkında buna destek olması gerekir.
Güçlü ekonomi, tutarlı dış politika ve caydırıcı askeri güç; üç önemli ayaktır. Caydırıcı istihbari güç bunları destekler.Stratejik planlamalar; ciddi gerçekçi olmadığı için sürekli revize edilmelidir. Dogmatik, pragmatik ve ezberler bozularak dünya ya ayak uydurmalıyız. Kamu düzenini bozanlara izin verilmemelidir. Hürriyetler sınırsız değildir. Kimse kimsenin yaşam sınırını ihlal etmemelidir.
Kamuoyu gerçekçi biçimde aydınlatılmalıdır. Siyasi kurumlar, partiler dahil her kurumun kendini yenilemesi gerekir. Aktif politika izlenmesi gerekir. Kararlar gecikmeden ancak doğru şekilde alınmalıdır.



Maalesef diğer ülkelerdeki finans kuruluşları ve holdingler; ülkenin bağımsızlığı ile birlikte iç ve dış tehdit analizlerini ulusal duruşla sergilerken, Türkiye’deki çok ulusların stepnesi haline gelen özel sektör kuruluşları, çıkarlarını ülke çıkarlarının üzerinde görmeye devam ediyor.
Devletin temel kurumları arasındaki gerginlik, güvensizlik belli çevrelerce teşvik edilmektedir.
Halk kime destek vereceğini düşünüyor. Milletvekilleri; genel başkanın ve parti yetkililerin kararlarına el kaldırmaktan başka bir görevi olduğunun olacağının farkında değil. Kendi iradesi değil kendini aday yapan iradenin iradesine uyma yükümlülüğü içinde hareket ediyor. Ama çok konuşuyorlar, vaatlerde bulunuyorlar.
Bir kısmı zehir kusarken, bir kısmı toplumu ayrıştırmak için elinden geleni yapıyor. Büyük bir hınç, kin, öfke ve nefret dalgası topluma şırınga ediliyor.
Ülkenin dağ gibi sorunları tartışılmıyor. Oyun içinde siyaset oyunu oynanıyor.Düşünülmesi gereken temel konu budur.Unutulmamalıdır ki; karamsarlık bulutları ortamında bile Türk Milleti duyarlı zinde yetişmiş, birikimli, donanımlı evlatları ile çıkış yolu bulmuştur, bulacaktır.

Bu yazı toplam 41 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.