1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Yüce Divan Mı Yüce Mizan Mı?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüce Divan Mı Yüce Mizan Mı?

A+A-
Yüce divan nedir? Uzun zamandır kamuoyunda gündeme gelen yüce divan konusuyla alakalı birçok okurumun merak ettiklerini aşağıda internetten faydalanarak aldığım notlarla size aktarıp devamında da kendi yorum ve düşüncelerimi size arz edeceğim. Bu vesileyle bende bilmediğim bir şeyler öğrenmiş oldum.
Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyeleri, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerinin görevleriyle ilgili suçlarından dolayı yargılamaya yetkili yüksek mahkemedir. Anayasa'nın 148. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Yüce Divan sıfatını Anayasa Mahkemesi kullanır ve gerektiğinde Anayasa Mahkemesi üyeleri, Yüce Divan sıfatıyla toplanır. Yüce Divan'da savcılık görevini Yargıtay cumhuriyet başsavcısı ya da yardımcısı yapar. "Yüce Divan'ın kararları kesindir, bunlara karşı hiçbir mercie başvuruda bulunulamaz." maddesi 2010 Anayasa değişikliği ile kaldırılmış ve artık Yüce Divan kararlarının Genel Kurulda görülerek karara bağlanacağı maddesi eklenmiştir. Cumhurbaşkanının vatan hainliği suçundan ve Başbakan veya Bakanlardan birinin TBMM iç tüzüğünde gösterilen şekilde yargılanmasını gerektiren bir suçu dolayısıyla Yüce Divanda yargılanmalarına karar verilebilir. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, TBMM üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tam sayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır. Ondan sonra yüce Divana sevk edilir. Başbakan ve Bakanlardan herhangi biri hakkında açılan soruşturma neticesinde hazırlanan rapor Mecliste görüşülür. Meclis gerek gördüğünde ilgiliyi Yüce Divana sevk kararı verir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır. Başbakan yüce divana sevk edilirse, hükümet düşmüş sayılır.
Yüce Divan'da sorgusu yapılmış olan sanığın sonraki oturumlara gelmemesi ve Yüce Divanca da duruşmada hazır bulunmasına gerek görülmemesi hallerinde, duruşmadan vareste tutulma istemi bulunmasa dahi gıyabında duruşmaya devam edilerek kamu davası sonuçlandırılabilir. Müdafi her zaman duruşmada hazır bulunabilir. Yüce Divanda sanığın sorguya çekilmesi sırasında, üyeler ve Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcı vekili, Başkanın izni ile sanığa soru sorabilirler. Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanır.
Buraya kadar yazdıklarıma bakılırsa çok ciddi bir makam ve zanlıyı bir anda yerle bir edecek tüm yetkilerle donatılmış bir uygulama yoluyla hareket ediliyor. Ülkemizde çeşitli zamanlarda gündeme gelen yüce divan, en son AK Parti hükümetinin dört bakanının sevk edilmesi talebiyle tekrar gündemin baş sıralarında yer aldı. Bu konuda açıkçası tarafsızım. Eğer işlenen bir cürüm olduysa buna sebep olanların ya da başı çekenlerin hak ettikleri cezayı almalarını canı gönülden isterim. Çünkü burada kul haklarının ihlali dikkat çekiyor. Yüce divana sevk edilmenin temelinde de bu ülkede yaşayan 78 milyon nüfusun hakkının ihlali ve mağdur edilmesi söz konusudur. Örneğin son günlerin en çok dikkat çeken konularından birisi de elektrik, su ve doğalgaz faturalarının aşırı yükselmesi karşısında vatandaşın gösterdiği tepkidir. Geçtiğimiz hafta bir vatandaş bugüne kadar doğalgaz faturası azami 250 TL gelirken son faturasının 790 TL geldiğini dile getirerek yaşadığı şoku ortaya koyuyordu. Aynı şekilde elektrik ve su faturalarının da uçuşa geçtiğini herkes biliyor. İşin garibi, eğer zam söz konusu ise önceden halk bilgilendirilirdi. Şimdi artık her şeyi sürprize bindirdiler. Her fatura bir öncekini aratıyor. Orta halli vatandaş ses çıkarsa da hükümetin en tasvip etmediğim huylarından ilgisizlik ve konuyu bir şekilde gündemden öteleme tavırlarıyla unutulup gidiyor. Bir sonraki faturada durum yine aynı oluyor. Yine unutuluyor. Bunu neden mi gündeme getirdim? Vatandaşın geçim şartlarında ciddi kaymalar var. İnsanlar borç ödemek için, masraflara yetişmek için evde çoluğuyla çocuğuyla tam ilgilenemiyor. Lafa geldiğinde mangalda kül bırakmayan vekiller, kendi maslahatlarının idamesi için sadece yutkunarak olanlara göz yumuyorlar.
Onlara sadece bir konuyu açacağım. İşlerine gelirse alırlar. Gelmezse paşa gönülleri bilir.
Eğer atılan iddialarda doğruluk payı hissediyorlarsa benim kötüm elin iyisinden iyidir düşüncesiyle hareket ediyorlarsa kendilerini bekleyen asıl yüce divanı hatırlatmak istiyorum. O yüce divanda şahide falan gerek yok. Her şey kayıt altında öyle bir kayıt ki beyinden geçenler bile bir dosya halinde önüne konulacak. O yüce divan ahirette ki âlemlerin rabbi tarafından kurulmuş bir mizandır. Zerrece sapma yok. Kim zerre kadar iyilik etmişse karşılığını, kim zerre kadar kötülük etmişse o da karşılığını misliyle alacak. Orada itiraz, Yargıtay, Sayıştay yok. Orada sadece gerçekler var. Orada yüzleşme var. Orada hakkında ki gerçek hüküm var. Orada can yakıcı azap var.
Şimdi elinde ki yetkisini bu dünya menfaatlerine kullanan beyefendiler işte size çıkar yol. Merhum Akif ne güzel dillendirmiş:
Allaha dayan, saye sarıl, Hikmete ram ol, Yol varsa budur, Bilmiyorum başka çıkar yol.
 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.