1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. YUKARIDAN BAKINCA
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

YUKARIDAN BAKINCA

A+A-

Meşhur bir fıkrayı hatırlayanlarınız vardır.

Hani yukarıdan bakınca öyle görünüyor diyen.

Her zaman söylediğim, yazdığım bir şey var. Konya hayran, Konya fanatiğiyim. Ülkemizin her tarafı ayrı bir güzellikte. Ancak ben Konya’mızı hiçbir yere değişmem.  Konya’ylı sevmeyenler, hatta Konyalı olduğunu söylemekten çekinenler olabilir. Bu onların bileceği şeydir. Benim için Konya’nın yeri değişmez.

Şair, Yazar ve şahsen benim çok sevdiğim insanlardan birisi de merhum Yahya Kemal Beyatlıdır.Yahya Kemal Beyatlı nasıl da özlemle sesleniyordu hayranı olduğu kente:

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul   

Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer

Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul,

 Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”

Bu sözlerin ardından çok seneler geçti. Üstat sağ olsaydı bugünkü İstanbul’a bakınca yine aynı sözleri dile getirir mi idi? Buna evet demek elbette mümkün değil.

Kimi değerler ve gelenekler gibi kentlerimizi de koruyamadık…

Konya’ya yaşadığımız kente bir bakalım. Üstelik yüksekçe bir yerden olsun. Akyokuş tepesinden olsun.

Mesela  Konya’dan Beyşehir’e giderken, ya da Beyşehir’den Konya’ya gelirken, bir gündüz, bir de akşam bakalım.

Bence  300 yıl Selçukluya başkentlik yapmış, Bir çok medeniyete beşiklik yapmış, Hz. Mevlana’nın meftun olduğu hoşgörü kenti, Osmanlı’nın önemli kentlerinden birisi, Cumhuriyet döneminin nirengi noktası ,konumu ve tarihi dokusuyla, tarımı ile  Türkiye’nin gözbebeği …

Heyhat! Çarpık yapılaşma ve çoğu zaman hava kirliliği ve artan betonlaşmayla geldiği nokta içler acısı.

Şehirdeki en önemli yeşil kesimler; askeri ve tarihi alanlar, mezarlıklar ve türbelerin çevreleri...

Üzülmemek elde değil.

Yılların acımasızlığı bu tabloyu yaratan.  Konya’yı betona çeviren.

Var olan yeşilliği yok eden, yeşil  içinde Konya sözünün havada kaldığı bir şehir.

Suçlu mu?

Kimse oraya buraya çekmesin, kimse kenara çekilmesin.

 Hepimiz.

Uzun dönemler içinde yeşilin, ovanın talan edilmesine ses çıkarmayıp göz yumarak.

Gelecek nesiller göz ardı edilerek.

Rant uğruna, oy uğruna.

Bu tarihi, mistik, güzel kentimiz’ eskilerde, hafızalarda, anılarda.

Şimdilerde betondan sıyrılmanın çabalarını, yeşil alanı artırmanın gayretlerini görüyoruz.Ancak yinede yanlışlar içinde işe devam ediyoruz. Mesela  kent merkezinde stad olarak  zaten yeşil olan alanlar tarumar ediliyor. Amatör takımların köküne kiprit suyu sıkılıyor. Spora önem veriyoruz derken, amatörleri  kent dışına adeta  sürgüne gönderiyoruz. Zaten can çekişen  amatör sporumuza  destek değil, köstek veriliyor. Daha sonra ne olacak bilmiyoruz.

Şehir planlamacılarına göre, sağlıklı bir yaşam için kişi başına düşen yeşil alan en az 10 metrekare olmalı.

Hakkını verelim Konya’da son yıllarda park ve bahçelerle, dikilen fidanlarla oran  epeyce büyüdü. Bu rakam gelişmiş Avrupa ülkelerinde ortalama kişi başına düşen yeşil alanın 45 metrekare olduğunu bilmekteyiz.Atatürk stadının yıkılması durdurulmalı ve bu yeşil alan korunurken, amatör spora da destek sağlanmalıdır. Lafla değil, icraatla bunu göstermemiz lazım.

 Konya’mızın  3 önemli meselesine  var.  Trafik ve kentsel dönüşüm, ulaşım ve metro, bir türlü suyu akıtılamayan mavi tünel, birde çevre yolu

Dileğimiz o dur ki, Konya çarpık kentleşmenin ve betonlaşmanın esiri olmaktan kurtulsun. Özellikle amatör sporun merkezi olan Atatürk stadı yıkılmasın,  trafik keşme keşi çözülsün. Çevre yolu bitirilsin ve metro inşaatı başlatılsın.

Sözün özü: Zamanla olur demeyelim,

İşte seçime gidiyoruz. Bu sorunları kısa sürede  çözmemiz ve insanları rahatlatmamız gerekir.

Yorum Gönder 0

 

Bu yazı toplam 197 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.