1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Yuyanistan Ve Diğerleri
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yuyanistan Ve Diğerleri

A+A-
Yunanistan mahkemeleri 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karışıp ülkelerine sığınan yedi Türk subayını Türkiye’ye iade etmeyi uygun (!) bulmamış. Bu sebeple de o gün harekata katılan veya harekatı yönetip yönlendiren bu subayların yaptıklarını yerinde bulmuş veya bunları masum olarak değerlendirmiş.
Böyle bir uygulamaya mahkeme karar verince tabii bizde söylendiği gibi ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz’ deyip geçmek pek mümkün görünmüyor. Her ne kadar karar bir mahkemeden çıksa da arkasında pek çok şüphe de bırakmış görünüyor. Bundan dolayı kararla ilgili birbirinden farklı yorumlar yapılabilir. Meselâ şöyle denebilir: Demek ki, 15 Temmuz gecesi yapılan harekât onlara göre suç teşkil etmemiş.
Bu durumda tamamen tarafsız bir görüşle ‘olaya kendi devletlerinin menfaatleri açısından bakmışlar’ diyebiliriz. Çünkü onların milli menfaatleri Türkiye’de böyle bir olayın yapılmasını gerektirir. Bu da öyle olmuş.
Bu kalkışmadan zarar gören Yunanistan değil, Türkiye’dir. Onun zarar görmesi ise Yunanistan’ın lehinedir. Bunları iade edersek bunlar zarar görecekler. Bu da bize yakışmaz. Bundan sonra yapılmasını beklediğimiz benzer kalkışmaların önünü kesmeyelim diye düşünmüşler. Dolayısıyla bunları iade etmek bizim zararımıza diye düşünmüşler.
Böyle bir düşünce onların açık düşüncelerinin daima temelinde yer alan bir düşüncedir. Biz istediğimiz kadar, onları komşu ve aynı anlaşmaların içinde yer almış dost bir ülke olarak görelim. Onlar her zaman ‘bu dostluktan bizim aleyhimize olabilecek olayları nasıl çıkarıp uygulanmasını sağlayabiliriz?’ diye düşünürler ve bunun yollarını ararlar.
Eminim ki, başta Amerika, Almanya ve bilhassa İngiltere gibi büyük ve de dostumuz bildiğimiz devletlerle beraber Türkiye’de böyle bir olayın gerçekleşeceğinden, daha uygulamaya konulmadan önce haberdar idiler. Bütün samimiyetleri ile de aleyhimize gelişmesini beklediler.
Bu sebeple de bizim onlardan kendimiz bizzat lehimize olan bir olayın içinde olmadıkça onlardan lehimize olacak bir fiil beklememeliyiz. Eğer beklersek bu ve benzerinde olduğu gibi, daima sonunun hüsran olacağını bilmeliyiz. Onlardan bir iyilik gelmez, gelecek zannetmek geçmişten ibret almamak demektir.
Batılı bütün devletler, ister küçük olsunlar, ister büyük, hatırımız için bile olsa hiçbir zaman, ellerini taşın altına sokmazlar. Eğer fırsat bulurlarsa elimizi altına soktuğumuz taşın üstüne, kaldıramasınlar diye, ayrıca bir de kaya koyarlar.
Geçmişe kadar uzanmaya ihtiyaç yok. Şu son Suriye olaylarında başımıza gelenlere dikkatlice bakalım yeter. Bugün ne ise dün de böyleydi, yarın da böyle olacaktır. Bundan asla şüpheniz olmasın.
Bu konuda ayrı dine mensup olmalarının ve Türkiye’nin de diğer Müslüman ülkelerin önüne düşeceği endişeleri yeni de değildir. Bu sebeple aleyhimize gelişecek hiçbir fırsatı kaçırmazlar, boşa da harcamazlar.
Gerekirse sanki birbirlerinin aleyhinde imişler gibi davranarak yeni bir dünya savaşı çıkarmaktan da çekinmezler.
Yeter ki, Müslüman Ülkeler birleşmesin, bir araya gelmesinler. Ancak kendilerine daima muhtaç olarak varlıklarını sürdürsünler, isterler.
 
Bu yazı toplam 149 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.