1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ZAFER VE AF
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ZAFER VE AF

A+A-

Bundan birkaç gün önce kutladığımız, Malazgirt zaferi ve Malazgirt Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında gerçekleşen bir savaştır. Alp Arslan'ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Muharebesi, "Türklere Anadolu'nun kapılarında kesin zafer sağlayan son savaş" olarak bilinir.Her yıl “30 Ağustos Zafer Bayramı Haftası” olarak kutlama programları hazırlanır.

Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos'ta Akşehir ilçesinde başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in Başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni  anmak ve kutlamak her Türk’ün kutsal görevidir.  Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923 günü Afyonkarahisar, Denizli, Kahramanmaraş, Ankara ve İzmir'de kutlanmıştır.

23 Ağustos-12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı'yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e Mareşal ve Gazi unvanları verildi. Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordusunun ve diğer işgalci güçlerin topraklardan atılma kararı alınır. “Sad planı” adı verilen taarruz planı ocak ve nisan aylarında iki kez ertelenir. Taarruzun hazırlıkları tam anlamıyla Ağustos ayında tamamlanır.

Gazi Mustafa Kemal'in Başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Birkaç saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı.

Bize bu zaferi yaşatan Her Türk evladına sonsuz teşekkür ediyorum. Bu günlerin kıymetini bilmeyenlere ise bir diyeceğim zaten yok.

+++      +++

İlke olarak affa karşıyım.

Bu kişisel değil, genel olarak söylemekteyim.

Elbette af güzel bir şey ama, kime karşı suç işlenmiş ve zarar görmüşse onu o kimse af etmelidir.

Toplumsal ve kamuya ait konulardaki af ise bir başka konudur.

Yaşamımız boyunca birkaç kez af gördük.

Ne yazık ki, yapılan af ile salıverilenlerin pek çoğu  çık kısa süre sonra yeniden daha kötü suçlarla tekrar cezaevini boyladılar.

Seçimlerden önce MHP afdan bahsetti.  AK parti gündemde yok dedi.

MHP bu konuyu yeniden  temcit pilavı gibi ısıtıp yineden gündem oluşturmaktadır.

Bence yine yanlış.

MHP bu konuyu seçim malzemesi yapmak istemektedir.

Allah vermesin ama, bu işin kader-mader mahkumu yoktur. Suç işleyen cezasını çekmeli ve hele hele toplumun büyük kesiminin lanetlediği suçları işlerse bunlar için af sözü bile yazıktır.

MHP’nin ortaya yeniden attığı bu konu siyasi arena sakin gibi görünse de, sanki bir sıkıntı baş gösterecek gibi görünüyor.
Görünen sıkıntının adı da "af".

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin seçim öncesi vaatlerinden biri de "kader mahkumları"nı içeren af önerisiydi.Bu teklife, ittifak ortağı AK Parti tarafından en başından beri hiç sıcak bakılmadı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan seçim öncesinde, "Sayın Bahçeli'nin bu talebi veya teklifi, kendisine ait bir taleptir, tekliftir. Ama bizim şu anda böyle bir düşüncemiz kesinlikle yok" açıklaması yaptı.
Bahçeli'nin ısrarlı af talepleri üzerine, AK Parti'de "polemiğe girmeme" kararı alındı.
24 Haziran seçiminden sonra, MHP yine sürpriz bir zaman diliminde, bayram tatilinde bir af teklifi hazırladı.
Taslak halindeki 8 maddeden oluşan af teklifi, FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleri ile çocuk istismarı ve kadın cinayetleri mahkumlarını kapsamıyor.
Ortada şöyle bir açmaz var MHP için.600 kişilik; TBMM'de yasaların kabulü için karar yeter sayısı asgari 139'dan 151'e yükseldi.
MHP'nin parlamentodaki 50 oyu, yasa çıkarmaya yeterli değil.Diğer partilerden destek alması gerekiyor.İşin içinde PKK olduğu için, 67 sandalyeli HDP destek vereceğini PKK olmadığı için sanmam.
İYİ Parti'nin de 41 oyu yeterli değil.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Özgür Özel, af tartışmaları ile ilgili olarak, "Bir toplumsal mutabakat arayalım ve kim kimi af ediyor görelim. Bu açıdan CHP olarak kategorik olarak hiçbir zaman affa karşı olmadık. Affa ilkesel bir şekilde bakıyoruz ve toplumsal mutabakat arıyoruz. evrensel ölçütler içinde kimsenin vicdanını rahatsız etmeyecek, en az mağdur, en yüksek memnuniyet yaratacak şekilde tartışılması, toplum tarafından sindirilmesi, topluma rağmen bir karar verilmemesi gerekmektedir. Yaklaşımımız budur" dedi.

Af konusunda ısrarlı MHP'ye, af düşünmeyen AK Parti'nin kesin desteği gerekiyor ki, yeni yasama dönemi öncesinde, bu gelişmenin nereye kayacağı merak konusu oluyor.Tabi ki şunu da unutmayalım.

Bu yasa çıksa ve   bu kez  bazı partiler  bu yasanın eşitlik ilkesine aykırı diye Anayasa mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesine götürmesi de olasıdır. Yine bir başka konu da   AK parti karşı olursa  yaklaşan yerel seçimlerle birlikte  Başkan Erdoğan “Hodri Meydan” deyip yerel seçimlerle birlikte bir erken seçim dahi gelebilir diye düşünmekteyim.

Böyle olunca da  Türkiye’de gelecek günlerin hareketli geçeceği görülüyor.

Bu yazı toplam 577 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.