1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Zaferler Güçle mi Kazanılır Nusretle mi?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Zaferler Güçle mi Kazanılır Nusretle mi?

A+A-
Zafer kazanmak için teknolojide, bilimde üstün; askeri ve ekonomik yönden güçlü mü olmak gerek? Günümüz Türkiye’sinde insanımızın en fazla önem verdiği konuların başında çocukları ve onların eğitimleri gelmekte. Sadece ailelerin mi, hayır! Yıllar sonra devletimiz de bütçesinde en büyük payı eğitime ayırır hale geldi. Bu memnuniyet verici bir durum! Aileler de, devlet de eğitimin önemini kavramış durumda. Yalnız burada sorulacak önemli bir soru, çözülmesi gereken önemli bir mesele var! Devlet eğitime bu kadar para ayırdığı, aileler çocuklarının yetişmesi için en büyük çabayı sarf ettiği halde istenilen sonuç alınabiliyor mu? Yani devletin daha iyi okullar yapması, daha fazla öğretmen tayin etmesi, kitapları bedava dağıtması, tabletler vermesi, en modern fen ve bilgisayar laboratuvarları kurması ; Ailelerin çocuklarını en iyi okullarda okutmak için gösterdikleri büyük çaba, harcadıkları büyük para istenilen sonucu meydana getirdi mi? Bu sorunun yanıtı çocuklarınızda ve etrafınızda tanıdığınız talebelerdedir.
Bu soruların cevabını bir yana bırakarak esas soruya geçelim: “Günümüzde eğitimde en ulvi gayesi olanların son hedefi nedir?” sorusunun cevabına bakalım. Bu soruya manen yetişmiş insanlar bile şöyle cevap veriyorlar: “Çocuğum okusun, yetişsin, başkasına muhtaç olmasın, iyi bir meslek ve iyi bir makam sahibi olsun. İnsanlara, devlete, millete hizmet etsin…” ‘Sonra?’ diye sorunca: “ Böylece güçlü bir devletimiz olur, güçlü bir ordumuz teşekkül eder. Bu durumda da zalim, kâfir, emperyalist, kan emici devletleri yener dünyaya adalet ve saadet getiririz. Hak dini İslamı tüm insanlığa tanıtırız…” diye cevap veriyorlar.
Bu güzel ve ulvi amaç hoş ama bu tez doğru mu acaba? Müslüman’ın her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçüsü Allah'ın kitabı Kuran ve Peygamberimizin hadisleri olması gerekmez mi? Gerekir. Pekiyi bu şaşmaz ölçülerin kaynağı olan kitabımız Kuran ve büyük hadis kitapları ne diyor? Bu sorunun gerçek, geniş ve şaşmaz cevabını uzmanlarına bırakarak ben âcizane birkaç görüşü dile getirmek istiyorum.
Konuyu aydınlatmak için Tarihten ve günümüzden bazı müşahhas örnekler vermeden önce mevzumuzla ilgili şu ayetleri hatırlamamız gerek: “…Allaha mülâki olacaklarına kani' olanlar ise şu cevabı verdiler «nice az bir cemiyet, çok bir cemiyete Allahın izniyle galebe çalmışlar, Allah sabırlılarla beraberdir.” (Bakara 249)
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız 9/25 Bu ebedi gerçeleri hatırladıktan sonra bildiğimiz şu hadiseleri de dile getirelim: Gerek Bedirde gerek Hendekte yani peygamberimiz döneminde Müşriklerle ve Bizanslılarla yapılan savaşlarda / cihatlarda Huneyn hariç Müslümanlar, düşmanlarından her zaman hem sayıca, hem harp malzemeleri açısından daha az ve daha zayıf durumda idiler.Daha sonraki zaferlerde de durumaynı idi. Mesela, kadisiyede 34 bin islam ordusuna karşılık 120 bin iran ordusu vardı.
Peygamberimizin Medine de İslam devletini kurduğu yıllarda ve 4 Halife döneminde Müslümanların elde ettiği zaferler sırasında İslam Devletinin gücü muasırlarının çoğundan çok çok zayıf idi. O günün süper güçleri sayılan Bizans ve Sasaniler her açıdan İslam devletinden güçlü idiler. Toprakları daha geniş, orduları, orduların donanımları daha modern, kurumları ve ekonomileri daha gelişmiş, devlet tecrübeleri çok fazla idi. Asya’da bulunan devletlerin önemlileri (Sasaniler, Çinliler, Göktürkler, Japonlar…) Medine Devleti ile kıyaslanmayacak bir güce sahiptiler. Avrupa’da ki devletlerin başında gelen, başkenti İstanbul olan Bizans da o günün süper gücü idi. Pekiyi sonuç ne oldu? Ne olacak Allahın kanunu işledi: “…Nice az bir cemiyet, çok bir cemiyete Allahın izniyle galebe çalmışlar…”
Demek ki neymiş? Zaferleri/fetihleri ne güçlü ordular kazanıyor ne de güçlü devletler. Zaferi/fethi veren Alllah’tır. Allahü Teala da zaferi güçlü ordulara, bilimde ileri gidenlere, teknolojide şaha kalkanlara değil kendisine iyi kul olan güzel ahlaklı ümmetlere milletlere veriyor. Her şeyin sahibi yüce Allah(cc) NUSRETİNİ ancak iyi kullarına has kullarına veriyor. Bu gerçeği Yüce Allah Huneyn savaşında da biz Müslümanlara göstermiştir.
KAFİRLERE NUSRET Mİ GELİYOR?
Pekiyi bu gün başta ABD olmak üzere zalim, kafir, emperyalistlerin savaş kazanmalarının sebebi ne? Bunun sebebi;
1- karşılarında gerçek manada Allaha kul, peygambere ümmet olan, ahlaklı bir milletin olmayışı. Kafirlerin kazandıkları savaşlarda zaten zafer/fetih değil. Çünkü bu galibiyetler ne kendilerine ne de dünyaya saadet ve huzur getirmekte.
2- Allah Rahman sıfatını gereği çalışana karşılığını vermekte. Kafirler de çok çalıştıkları için Allahın, (Hakıykaten insan için kendi çalışdığından başkası yokdur. necm 53) hükmü icra oluyor. Öyleyse çocuklarımızı gerçek anlamda eğitmenin yolu onlara sadece bilim öğretmek, teknolojik yenilikler yapacak kabiliyetler kazandırmak, devletimizin güçlü olmasanı istemenin nedeni de daha lüks ve rahat bir hayat yaşamak, dünya nimetlerinden çokça faydalanmak olmamalı; aksine ahlaklı, dürüst, saygılı, fıtrata uygun yaşayan, Allahı, ahireti, dünyayı, insanı ve eşyayı tanıyan, bunlar arasında denge kurabilen, iç huzurunu elde etmiş iyi insanlar yetiştirmek olmalı. Yani cennetlik nesiller yetiştirmek olmalı. Zafere ermenin, fetih yapmanın, nusrete nail olmanın yegane yolu budur.
 
Bu yazı toplam 38 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.