1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Zamanımız tarikat zamanıdır
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Zamanımız tarikat zamanıdır

A+A-
Bediüzzaman hazretleri kendi yaşadığı dönemde ümmetin halü pürmelâline bakarak ; “Zamanımız tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır” buyurmuş.
Aslında İslam’ın bir bölümünü alıp öbür bölümlerini almamak dinimizin özüne uygun bir anlayış biçimi değildir. Yalnız başta Peygamberimiz olmak üzere onun nurlu yolundan giden ve onun varisleri olan alimler, dönemlerinin özelliğine göre dinin bazı bölümlerini öne çıkarmışlardır.
Mesela, İslam dünyasının küffar tarafından işgal edildiği bir dönemde âlimlerin, halifelerin, yöneticilerin haccı, umreyi, nafile orucu, nafile namazı öne çıkarmaları nasıl büyük bir yanlışlıksa, ahlakın çöktüğü, rüşvetin, yalanın, kumarın, zinanın, tembelliğin, israfın, tamahın, hayâsızlığın arttığı; anneye babaya itaatin, komşu hakkına riayetin, sade yaşamanın, onurlu olmanın, şecaatin, cihad ruhunun azaldığı bir dönemde sadece imandan, sadece irşaddan, sadece eğitimden bahsetmek de yanlıştır.
Ümmet, birlikten mahrum, halifelikten yoksun olduğundan hangi konuya odaklanacağı çoğu zaman belli olmuyor. Hâlbuki eğer Halifemiz olsaydı, ümmetin tüm gücünü bir alana tahsis ederdi ve bu güç sayesinde halledilmeyen mesele kalmazdı. Halifemiz olmadığına göre yapılacak olan nedir? İslami bilgisi olan, ahlakı İslam’a uygun, sözü, özü, davranışı hakka, yani Islama uygun olan bir alimin, veya bir şeyhin etrafında toplanmaktır. Yani bir cemaate girmektir.
Numune Önderler Lazım
Günümüz Türkiye’sinin ve Türkiye Müslümanlarının çok acil, hemen çözülmesi gereken birçok meselesi var. En büyük mesele elbette ki Güneydoğuda devam eden kirli, karanlık savaştır. Ardından dinin tam öğrenilmesi, doğru anlaşılması için hakiki âlimlerin yetiştirilmesi meselesi.
Bunlardan sonra en büyük mesele ise ümmetin güzel bir ahlaka sahip olması meselesidir. Dinimizin ahlakla ilgili ilminin adı Tasavvuftur. İmandan, ibadetten sonra müminin en büyük meselesi güzel ahlaka sahip olması mevzuudur. Bu ümmetin tarihinde güzel ahlakın gelişmesi yayılması genelde tasavvuf yolu ile olmuştur. Bu nedenle de günümüzde eğer Müslümanların en büyük meselelerinden biri, güzel ahlakın gelişmesi, yaygınlaşması ise, yapılacak olan iş şudur: Numune önderler, özü sözü bir, imanlı, ibadetli, cesur, temiz, anlayışlı, sade yaşayan, israftan, lüksten kaçan, az yiyen, az uyuyan, az konuşan, çok çalışan, tefekkür sahibi, temiz giyinen, helal yiyen, verdiği sözde duran, elinden, dilinden Müslümanların emin olduğu, komşu haklarına, akrabalık hukukuna riayet eden önderler bulup onların etrafında saf bağlamaktır.
Tarikatların öne çıktıkları, önem kazandıkları dönemler, ümmetin ya büyük yoksulluk içine düşüp fakirlikten kıvrandıkları ya büyük maddi imkânlara kavuşup israfın lüksün arttığı ya da ahlaki erozyonun doruğa çıktığı zamanlardır.
“Günümüz Türkiye’sinde hele de Arap dünyasında en çok göze çarpan ahlaksızlık nedir?” diye sorsak herhalde çoğumuzun aklına israf, lüks, şatafat gelir. Ülkemizin bazı bölgelerinde, Afrika da, Asya’nın bazı ülkelerinde açlık, sefalet almış başını giderken İslami ahlaka sahip olduğunu iddia eden kişilerin müsriflik yapması lafın en hafifi ile ahlaksızlık değil de nedir! Bu konuda en büyük sorumluluk Müslümanların önderlerine, Müslümanların zenginlerine ve mümin hanımlara düşüyor. Önder konumundaki insanlar, bu konuda kendisini rehber kabul etmiş insanlara iyi örnek olmak zorundadırlar. Zengin Müslümanlarda ellerinde olduğu halde israftan kaçınarak diğer müminlere iyi numune olabilirler. Zengin, Mümin, Müslüman hanımlara da bu konuda büyük bir vazife düşüyor. Maalesef dindar diyebileceğimiz, imanlı, ibadetli birçok hanım evden arabaya, yiyecekten giyeceğe, mobilyadan perdeye kadar birçok harcamada öyle israflar yapıyorlar ki onların bu durumu akıllara, “bu hanım efendilere ibadetleri bir fayda vermemiş, okudukları hatimler, çektikleri tespihler kendilerine bir yarar sağlamamış, ibadetleri ahlaka dönüşmemiş…” düşüncelerini getiriyor.
İşte bütün ahval ve şerait gösteriyor ki günümüz kâmil anlamı ile Tarikat, (yani iyi ahlaklı olmak, yani iyi ahlakları öne çıkarıp kötülerinden sakındırmak, yani az konuşmak sade yaşamak, israftan, kinden uzak durmak ) zamanıdır.
Bu yazı toplam 270 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.