1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ZAMLAR VE VERGİLER
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ZAMLAR VE VERGİLER

A+A-

Böyle gelmiş bu dünya,
Böyle gider mi ?
Buna cevap veremiyorum.
Gider desem başka, gitmez desen yine başka yorumlar alabilirim.
Herkes bildiğini okumaktadır.
Böylece yuvarlana, sürüne sürüne gidiyoruz.
Türkiye nüfusu yaklaşık 82 milyon. Geçtiğimiz günlerde haberlerde izlemişsinizdir. Milyonerler artıyormuş. Hayırlı olsun. 
Ancak bu 82 milyonun içinde mutlu  azınlık var.
Neyse, enseyi karartmayalım.
Mübarek Kurban bayramını geçirdik. En sıradan, sade vatandaşlar bile birkaç yüz bin lira harcadı. Gelir zaten belli.
Borç- dert, banka kredileri…
Son günlerde ülkenin gündemi zamlar ve vergiler. Aslında bunlar hep vardı. Ama artık kendini daha fazla hissettiriyor. Atıyorum, geçtiğimiz yıl marketten 10 liraya aldığınız 'x' bir ürün bu yıl 20 lira. Hemen hemen her şey iki katına çıkmış durumda. Vergiler çok yüksek.
Kesinlikle sigara ve alkol kullanımını tavsiye etmiyorum ama bunlardaki vergi neredeyse yüzde 80.. Bunun yanında akaryakıt. Aldığınız benzinin, mazotun yarısından fazlası vergi.. Asgari ücretlinin maaşından bile vergi kesiliyor.
Bu artık vatandaşı bunaltmaya başladı. Sosyal medyada 'tüketim boykotu' adı altında tepkiler geliyor. Yapılır mı? Pek sanmıyorum. Çünkü biz bu vergilere bu zamlara alıştırıldık. Hani ne derler ?
Alışmış, kudurmuştan beter olur.
Yakın geçmişte yaşanılan Fransa örneğini vermek istiyorum. Zamlara karşı 'sarı yelekliler' günlerce eylem yaptı ve amaçlarına ulaştı.
Peki bizde olur mu, zor. Çünkü bizde hakkını arayana maalesef hemen 'vatan haini' ya da  FETOCU sıfatı yapıştırılıveriyor. İşte o zaman işin içinden çık çıkabilirsen. Bu yüzden biz bu zamlarla bu vergilerle birlikte yaşamaya devam eder gideriz...
Yine ben hatırlarım 1970-80 li yılları hatırlayın. En ufak zam ve vergi karşısında insanlar sokaklara dökülürdü.  Yine yakın zamanda komşumuz Yunanistan’da yaşanan olaylar.
Şimdilerde herkes afyon yutmuşçasına sessiz.
Sivil toplum kuruluşlarının hali ortada.
Hemen birçoğu tutturmuş bir yol gidiyor.
Sendikalarda öyle.
Merhum Demirel’in bir sözü aklıma geldi. Bu söz biraz da ekonomistlerin sözü.
Bırakın yürüsünler, bırakın konuşsunlar.
Merhum Demirel ‘in  sözü ise ;
Konuşan Türkiye…
Şimdilerde konuşta görelim.
Adamın sesini, soluğunu keserler.
Hak aramak, haksızlık yapmak, suç işlemek gibi algılanmaktadır.
+++ 
Ünlü yazar Shakespare diyor ki:
Ben hep mutluyum neden biliyor musunuz ?
Çünkü hiç kimseden bir şey beklemiyorum.
Beklenti her zaman zarar verir. 
Hayat kısa, bu yüzden hayatını sev ve mutlu ol, Gülümsemeyi sakın bırakma !
Kendin için yaşa ve konuşmadan önce dinle, yazmadan önce düşün, harcamadan önce kazan,dua etmeden önce inan, vazgeçmeden önce dene, nefret etmeden önce sev ve ölmeden önce yaşa…

Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.