1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Zekatsız Umreciler
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Zekatsız Umreciler

A+A-
Baştan şunu belirteyim: niyetim ibadetler arasında ayırım yapmak, bir ibadeti öbürünün yerine geçirmek değil. Yalnız dinimizin de temel değerleri arasında kendi içinde bir silsilesi mevcuttur.
Geçen gün işim icabı çarşıya çıktım. Bir kaç tanıdık esnaftan alışveriş yaparken kısa sohbetlerde bulundum. Bazıları umreye gitmek için firma arayışında idiler. Fiyatlar nasıl? diye sorusunca; “ Hocam fiyatlar değişik” dedikten sonra hemen bu gidişlerinin 3. 4. Olduğunu söylediler. Ben de kendilerini tebrik ettikten sonra sordum ;” Zekat veriyor musunuz?” Çünkü durumlarının pek parlak olmadığı belli idi. Bu süalime bir çoğu hayır diye cevap verdi. Ben zekatın farz, umrenin sünnet olduğumu söyleyince ;”Hocam zekat verecek kadar zengin değiliz “ dediler. Zekat verecek kadar değil ama umre yapacak kadar zengin olmak matematiksel olarak mümkün mü? Bu soruyu yönettiğim bir kaç hoca ,”Olabilir hocam! Adam para biriktirir, paranın üzerinden bir yıl geçmden umreye gidebilir” dediler.
Dinde inanç ve ibadetlerde bir sıralama(meratip) var mı? Bir kere iman olmadan (yani Allah’a onun kitaplarına, peygamberlerine, meleklerine, ahirete, kaza ve kadere ve Allahın indirdiği ayetlerin tümüne…) ne ibadetin ne ahlakın bir değeri yoktur. İmandan sonra en önemli mevzuu ibadetlerdir. “İbadetlerin hangisi daha üstün, hangisi daha önemli” bunu Kur’andan ve hadislerden öğrenebiliriz. İbadetlerin en önemlileri Farz olanlarıdır. Farz olanlar arasında da bir önem sırası elbette vardır. İşin gerçek bir yanı da farzların sadece ibadetlerden ibaret olmadığıdır. Farz ibadetlerin yanında adil olmak, cihad yapmak, temiz olmak, akrabaya iyilik, salihlerle beraber olmak … gibi "sosyal" farzlarda vardır. Farz dururken sünneti yapmak, müekked sünnet dururken gayri müekked sünneti yapmak dinin ruhuna uygun hareketler değildir.
Asırlardır islami eğitimden uzak kalmış bir toplumun bireyleri olan bizlerin dini anlamada zorluk çekmesi çok da anormal değil. Bu gerçeğe dayalı olarak günümüzde dinle ilgili anlayışlarımızı, ibadetlerle ilgili çelişkilerimizi de mazur görmek gerek.
İbadetlerin önemlerini önce bulundukları katogariden (yani farz, vacip, sünnet) anlarız. Aynı katogaride olanların hangisi daha önemli olduğunu da ayet ve hadislerden çıkarabliriz. Pekiyi Farz dururken vacibi, hatta sünneti yapmak doğru mu? Normal hallerde doğru değil. Bazı hallerde doğru olabilir. Mesela Hacca gitmeyen, o kutsal yerleri görmek isteyen, bunun için umre yapacak kadar para biriktiren kişi o paranın üzerinden bir yıl geçmemişse o para ile umre yapabilir. Fakat günümüzde ibadetlerde adeta kamuoyunun baskısı ile önem kazanır hale geldi. Bazı kardeşlerimiz ömüründe hiç zekat vermemiş ama 3. Kez umreye gitmeye çalışıyor, bu normal mi? Ömründe hiç zekat vermeyen bir çok vatandaşımız var ki ;”çocuklarım ellerin eline bakmasın” diyerek her yıl kurban kesiyor, bu normal mi? Tabi bu soruların cevabını işin uzmanları verecek.
Benim bu yazıda dile getirmek istediğim gerçek şu: Hem din adamlarımız, hem iletişim araçları (radyo, televizyon, gazete, internet) Hac, Umre, kurban gibi ibadetleri çok ön plana çıkardığı için insanlarımız daha çok bu ibadetlere yöneliyor. Siz hiç zekat veren birinin gazetelerde, televizyonlarda haber olduğunu duydunuz mu? Zekat veren birine akrabalarının, komşularının fevc fevc giderek ;”Allah zekatınızı kabul etsin. Allah bize de nasip etsin!” diyerek tebrik ettiğini gördünüz mü? Hayır.Halbuki Umrenin böyle teşvik edici bir özelliği var. Dinimizin özünde olmadığı halde zekat verene zakatçı, namaz kılana namazcı denmediği halde hacca, umreye gidene “hacı” deniyor.Bunu yıllardır bazı kişiler dile getirirdi fakat benim dikkatimi fazla çekmezdi. Geçenlerde Türkiyenin önemli alimlerinde Hayrettin Karaman Hoca da dile getirince bende yazmakta bir mahzur görmedim. Yani Namaz kılanlara “namazcı”, zekat verene “zekatçı”, hacca gidene “Hacı” denilmediği selefi salihin dönemi bize örnek olacaksa, bizlerde hacca, umreye gidenlere “Hacı” denmemesi gerekir. Dense ne olur? İşte günümüzdeki durum ortaya çıkar. Yani mühimle ehem, yer değiştirir. “Görsel sünnet ibadetler” gizli farz ibadetlerin önüne geçer. Dindeki meratip bozulur. Rabbım cümlemize dinimizi anlamayı ve yaşamayı nasip etsin. Yanlış bir şey yazdımsa beni affetsin.
 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum