1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ZEYTİN DALI - I
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ZEYTİN DALI - I

A+A-

2018 yılı bugüne kadar bölgesel şehvetleri suratlarına yansıyan Amerika ve İsrail gibi devletlerin hedeflediği noktaya ulaşmalarında bir dönüm noktası mıydı? İlmek ilmek örerek zayıf gördükleri ve hayat hakkı tanımadıkları ülkelerin dizginlenmesinde adım atageldiklerini biliyoruz. Dünyanın şımarık çocuğu İsrail’in Filistin toprakları üzerinde hak iddia ederek Filistinlileri diledikleri gibi hapse tıkan yahut ta saçma gerekçelerle katleden İsrail pek güvendiği ve dilediği gibi siyaseten yönlendirebildiği Amerika ile ortak hareket ederek Arz-ı Mev’ud saçmalığının bir göstergesi olarak darmadağın ettikleri Suriye, Irak’tan koparacakları toprak parçalarıyla bölgesel bir güç olma uğruna her yolu göze almaya başlamışlardı. Fakat bölgede etkin söz sahibi bir Türkiye gerçeğini hep küçümsediler. Daha önceden alışageldikleri gibi Türkiye birkaç kükrer, sonrasında da kuyruğunu kıstırıp köşesine oturur rehaveti yaşıyorlardı.   
Planın son aşaması olarak tahmin edilen Türkiye’den de toprak kurtarmak suretiyle Büyük İsrail saçmalığını dayatacakları yeni bir dünya düzeni hedeflediklerini anlamayacak kadar saf olduğumuzu bile düşünüyorlardı. Evet, şartlar oluşunca Başkomutan tarafından ordumuza harekât emri verildi. Aslında hesaplarında bu yoktu. Buna cesaret edebileceğimizi düşünmemişlerdi. Sonuçta bugüne kadar yapılanların birikimiyle çığırından çıkan bölgesel planlarını uygulamada ki azgınlıkları en sonunda ellerinde patladı. Şimdi dikkat ediyorsanız, Amerika hala kendinin varlığını ispat derdiyle açıklama üstüne açıklama yapmak suretiyle içine düştüğü trajediden sıyrılma planları yapıyor. Türkiye’nin harekât hakkında kendilerini bilgilendirdiğini ifade eden açıklamaları, karizmatik olduğunu düşündükleri yapılarının çizilmesiyle alakalıdır.  
Türkiye’nin Rusya ve İran’la irtibata girmesi ve bir müttefik ruhuyla yoluna devam etmesi bugün ABD’nin içine düştüğü en büyük açmazdır. Şimdilerde yaptıkları açıklamalar buna işaret ediyor. İkide bir operasyonun sınırlı olmasını bekledikleri yönünde verdikleri demeçle bir nevi çizilen karizmanın onarılmasına kalkıştılar.
Bundan sonra ne olacak? Bekleyip göreceğiz. Fakat önemli olan bizim ilk defa böylesine kararlı davranış sergilemiş olmamızdır. 
Şimdi dış temizlik bir yandan sürerken bir yandan da iç temizlik harekâtına start verilmesi gerekiyor. HDP’lilerin taraftarlarını ya da Kürt vatandaşlarımızı gaza getirip, sokağa dökülmeleri için çağrıda bulunmasının anlamı sadece ve sadece vatana ihanettir. Bu suçun kesinlikle cezasız kalmaması ve başlatılan soruşturmaların ivedilikle neticelendirilerek hak ettikleri en büyük cezayı almaları sağlanmalıdır.
Artık bu ülkede Kürt ile PKK kavramlarının tamamıyla birbirine zıt iki unsur olduğunun görülmesi gerekir. İşin üzücü yanının mecliste Kürt halkını temsil ettiği iddia edilen HDP’nin tamamen terör yanlısı bir oluşum olduğu için masum ve temiz Kürt halkı üzerinden yaptıkları siyasi çıkışların, kesinlikle kasıtlı olduğu bilinmeli ve halka anlatılmalıdır.
Bu ülkenin şartları altında kurulan HDP’nin en kısa sürede siyaset çöplüğüne atılması ve mensuplarından haddi aşanların hapsedilmeleri gerekir. Bu vesile ile çift başlı yılanın bir başı edilmiş olacaktır. Diğer başını ise sınır ötesinde şu anda görev ifa etmekte olan yiğitlerimiz ezeceklerdir. Bu arada ülkemizde vatandaş adıyla yaşayan terör sevici kişilerin tespit edilerek başlarının ezilmesi ve en ağır cezaya çarptırılmaları gerekiyor. 
Bu konu artık bir daha açılmamak üzere kapatılmalı ve vatana ihanet şebekelerinin oluşumunda hiç kuşkusuz dahli olan dış ülkelerle ilişkiler tekrar gözden geçirilerek önlemler alınmalıdır.
Birde o ülkelerin gölgesine sığınarak yardakçılığına soyunan adı İslam ülkesi geçen devlet yöneticilerinin tasfiye süreci başlatılmalıdır. Çünkü düşman içeride olunca maalesef planlar ve ümmetin haklarının korunması ve iadesi tam anlamıyla yerine getirilemiyor. 
Dış düşmanlarla alakalı çıkacak tüm sorunların çözümünde halkımızı sonuna kadar savaşmaya ve vatanını müdafaa etmeye hazırdır. Bunda zerre kadar şüphemiz yok. 15 Temmuz kirli darbe girişimiyle halkımız bunu ortaya koymuştur. 
Bu arada Amerika’da kendi iç sorunlarıyla yüzleşecektir. Hükümeti kapanan ülkenin kendi sorunlarını aşma çabaları bir noktadan sonra netice vermeyecek ve çöküşe doğru gideceklerdir. Amerika’nın diğer ülkelere uyguladığı yıldırma girişimleri kendi içinde barındırdığı vatandaşları tarafından da ciddi anlamda tepki görmektedir. Kısacası en kısa zamanda yıkıma gideceklerdir. 
Amerika’nın sallanan saltanatını ekonomik anlamda tahminimce Çin alacak gibi görünüyor. 
Kuzey Kore ise Amerika’nın başına bela olmaya devam edecek. 
Gelecek yazımda devam edelim.      

Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.