1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ZEYTİN DALI - II
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ZEYTİN DALI - II

A+A-

Geçtiğimiz hafta sonu başlayan Afrin operasyonuna dair düşünce ve tespitlerime dair yazımın bu bölümünde satılık krallıkların ve meliklerin yaşattıkları hayal kırıklığı ve hüsrana işaret etmek istiyorum. 
Sinsi planlarla bölgede diledikleri bir yapı oluşturma çabalarına ramak kala başlattığımız operasyon, bizden görünüp, ümmete büyük ihaneti yaşatan bazı İslam ülkesi idarecilerinin korktukları başına gelecek. Arap baharı ismiyle ümmete kurulan tuzakla başlatılan kirli ABD oyunlarının aksine bu sefer gerçek Arap Baharı’nın yaşanması ihtimali doğdu. Ümmetin hiçbir derdine deva olmayan zalimlerin sonu tahmin ettiklerinden beter olacaktır.  Adı Müslüman ama İslam’a en büyük ihaneti yapan Suudi sülalesinin ve onlardan hiçte geri kalmayan Dubai şeyhlerinin satılık ve oynak yapıları akabinde güney kontrolünü sağlayan Amerika’nın Irak’ta da kontrolü ele geçirmesiyle doğu sorununu da kendince çözmüş olduğunu varsayalım.
Bölgede İsrail virüsüyle kontrolü sağlama hayalleri kuran Amerika’nın tek engel gördüğü kuzey yıkımı için, PKK ve PYD teröristlerinin silaha boğulması, her yönden desteklenmesiyle Türkiye engelini aşmaya çalıştığı aslında gün gibi aşikârdı. Bunun farkındaydık. Aslında kanmıyorduk. Ama dünyaya yalan dolan bilgileri servis noktasında köşe başlarını elinde tutan siyonist ve emperyalist alçakların yaratacağı algı sorunundan sıyrılmak ve gerçeğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmasını temin için tasarlanan bekleme süresince sabır gösterdik. 
Zeytin Dalı operasyonu öncesinde yaşanan tırlar dolusu silahlar DAEŞ’e karşı masalıyla bölgeye yığılsa da hedefin Türkiye olduğunu biliyorduk. Amerika’nın dost ve müttefik olmadığının da farkındaydık. ABD’nin ana hedefi; Kuzey cephesinde başını ağrıtacak olan Türkiye engelini sıfıra indirgemekti. Açılacak terör koridoru gerçekte bu işlerine yarayacaktı. Şu an bölgesel hedeflerini tatbik etmede tek engel gördükleri Türkiye cephesini yarmak ve sindirmek amaçlı kurulan pis tuzağın alenen ortaya çıktığı bir süreci yaşadık, yaşıyoruz.
Sınırlarımızın bu denli ihanet örgüleriyle sarmalandığı bir dönemde siyaseten ne hedeflediği muamma olan ana muhalefet partimizin destek açıklamalarında bulunması halkın zihninde ki soru işaretlerini kökünden kazımıyor. Eğer CHP, FETÖ dâhil böylesi bir kumpasın içinde kısmen ya da tamamen yer alıyorsa bu ülkeye en büyük ihanetin içinde demektir. Ortalık durulduktan sonra konunun araştırılarak CHP’nin dönen kumpaslar içinde ki konumunun net ortaya çıkartılması ve bugüne kadar izlediği politikalarda ki sapmaların ana nedenlerine inilmesi gerekir. 
Yıllarca ülkenin sahibi masallarıyla milletin sırtına binen bu yapılanmanın özünde ihanet olduğu ihtimali bile can sıkmaya yetiyor. Umarım ki yanılan oluruz.
Halkın beklentisi şu; ciddi bir araştırmayla huzur bozan bu ihtimal tamamen sıfırlanmalı, bir kurgu varsa da çözümlenerek müsebbipleri kodeste ki yerlerini almalıdırlar.
Muhalefet anlayışı, iktidarda ki yapıyı ölümüne eleştirip zayıflatmak olmamalıdır. Diline doladığı birkaç süslü lafla halkın zihnini karıştırmak asla olmamalıdır. Bu vatanın gerçek sahipleri Osman Gaziler, Fatih Sultan Mehmetler, Kanuni Sultan Süleymanlar ve Yavuz Sultan Selimlerdir. Sütçü İmamlardır. Allah korkusu olan tüm yiğitlerdir. 
O yüzden etrafımızda türlü oyun ve dümenin döndüğü bir dönemde muhalefet kisvesiyle hükümeti zaafa uğratma çabaları, vatanımızın bölünmez bütünlüğüne dair en büyük tehdittir. Eleştiri elbette olacaktır. Ama eleştirinin kökeninde dahi samimiyet olmalıdır. Halkımız, CHP siyasetinden fışkıran eleştiri oklarında samimiyet olmadığında hemfikirdir. Bunu CHP’nin bugüne kadar ki yanlı politikaları ortaya koymuştur. Tüm yapılan icraatlarında ısrarla hükümeti yıpratma çabaları CHP’nin dürüstlük sınavında sınıfta kalmasının başlıca sebebidir.
Şunu iyi bilmeliler ki bu ülke CHP’nin tapulu malı değildir. Dilediği gibi tasarruf hakkına sahipmişçe davranmalarının, ülke gerçeklerinden ne denli uzak olduklarını ortaya koymada en büyük etken olduğudur.
Şu anda güney sınırlarımızda oynanan oyuna odaklanmalı ve Kürt maskesiyle bölge halkına ılımlı gösterilmeye çalışılan ciddi bir Amerikan kumpasıyla karşı karşıya olduğumuzu idrak etmeliyiz. 
Elinde ki tüm imkânları kullanarak bölgesel hedeflerine ulaşma uğruna her yolu mubah gören bir ABD varlığından bahsediyorum. PKK’yı boyayıp, PYD, PYD’yi boyayıp YPG, YPG’yi boyayıp şimdi de adına Kuzey ordusu dediği yeni bir yapılanmaya giderek güya kendinin de içerisinde olacağı bir oluşuma işaret ediyordu. Tüm oyunları deşifre oldu. Bir nevi o güç içerisinde bizzat yer alacakları fikrini lanse etmek suretiyle oluşacak negatif tepkilere ve yapılanmalara gözdağı vermeye çabalıyor.
Zeytin Dalı harekâtı, Allah’ın izniyle Türk ordusunun muzaffer olmasıyla neticelenecektir.
BM Genel Kurulunda ki oylamayla, ABD tarafından Kudüs’ün İsrail başkenti olmasına yönelik çıkışına net tepki koyan ülkeler, aslında ABD’ye karşı ortaya konulan tavırla yüzyılın mesajını vermişlerdir. Amerika bir an önce bu gerçeği anlamalı ve sindirmelidir.  
 

Bu yazı toplam 664 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.