1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Ziyaret Ve İhvana Muhabbet
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Ziyaret Ve İhvana Muhabbet

A+A-
Kalbin itminâna ermesi, yâni huzûr, sükûn ve saâdete kavuşması mânen ulaştığı seviyeye bağlıdır. Bunun için de kulun mânevî bir terbiyeden geçmesi îcâb eder. Zîrâ kalbin ilim ve hikmetle dolması, dînin yüksek hakîkatlerine muttalî olması ve kulun mânen tekâmül edebilmesi, ancak birtakım ameliyeler netîcesinde mümkün olabilir. Kulun tekâmülüne vesile olan muhabbeti Hadimi k.s. hadisi Nebevilerle şöyle izah ediyor;
Hz. Selman r.a. Ebudderda r.a.ı ziyaret etti. Bu ziyaret Rasülullah Efendimizin, kendileri hakkında “Kardeşimdir” dediği için yapılmış bu manada Allah için, ihvan ve ehıbba (dostlar, sevgililer) arasında ziyaret mendup kılındı.
Mesabih de, Hz.Muaz’dan: “Rasülullah s.a.v buyurdular ki: Muhabbetim benim için sevenlere, meclisimde bulunanlara, benim için ziyaret edenler ve benim için kardeşlerine döşeyenlere vacib oldu”.
Yani sevmek onun sevmesine uygun, ziyaret onun sünnetine münasip, onun meclislerim dediği hadislerinin okunduğu, dininin öğretildiği ve sünnetinin öğretilip yaşatıldığı yerler, yaşandığı yerler ve kardeşinin ihtiyacı için, gücünün yettiği kadar yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını onun önüne döşemesi, hakiki manada Rasülullahın, Allahın sevgilisinin muhabbetini elde etmesinin göstergesidir. İlahi manzaradır.(b.s.175)

GECELERİ İHYA

Yüzyıllar, bin yıllar gelip geçer. Devirler, çağlar birbirini kovalar. Bin bir emekle yapılan planlar, programlar eskir. Müslümanların değişmeyen tek hedefi vardır: Dini Allah'ın istediği gibi yaşamak için Resûl-i Ekrem'in sünnetini canlı tutmak. Çünkü gerçek din Peygamber aleyhisselâm'ın getirdiği ve yaşayarak yorumladığı dindir. Buna binaen Hadimi merhum, gecelerin ihyasını şöyle açıklamaktadır;
İhya da: Her gecenin zamanı, mücerred kendini ibadete veren ve münacaattan lezzet alan selefin cümlesinin yoludur. Arifler demişler ki: Her geceyi kıyam, tabiînin çoğunun gittiği yoldur.
İşbah da İmamı Azam r.a. Efendimizin, yatsı abdesti ile sabah namazı kıldığı ve onun misli nice Meşayihin aynı vazıyette gecelerini ihya ile aynı hal üzere oldukları yazılmaktadır. Buda gösteriyor ki, geceleri ihya, dinde çok lazım olan bir haslettir. (b.s.177)

DİNİN KOLAYLIĞI

Onun tebliğ ve talimi hakikatler ihtiva eden ve insanların günlük hayattaki meselelerini çözmek için gerekli tam bir Hayat Kanu¬nudur. Bununla alakalı olarak Hadimi’nin aşağıda yaptığı nakillere bir göz atalım;
Buhari ve müslim de Ebu Hüreyre r.a dan rivayet edilen hadisi ş.de: “Rasülullah s.a.v. buyurdu ki, Şu din kolaylıktır. Elbette hiçbir kimse ona mugalâta (aslından sıptırmak) ve muhasama yapamaz (hasımlık). Öyle olunca, siz, birlikte kuvvet olunuz. Allah ve Rasülüne yaklaşınız. Birbirinize tebşir ediniz(müjdeleyiniz). Akşam sabah ve gecenin ahirin de birbirinizle yardımlaşınız”.
İzah: O, yüce din İslam dinidir. Kolaydır. Zor değildir. Çünkü Hz. Allah size kolaylık murat eder” mealin de ayet göndermiştir. Rasülullah s.a.v de:
“Ben size aydınlatıcı, iyi, temiz, kolaylaştırmakla, düştüğünüz kötülüklerden Hakka (Veya batıldan hakka) kavuşmanız için gönderildim” buyurmuştur. Öyle ise, dini İslama birlik ve beraberlik içinde kuvvetlice sahip çıkın. İfrat ve tefride girmeden doğru olanı yapın. Umuru diniyye(dinin emirlerinde) de noksanlık ve ziyadelikten kaçınıp itidallı bir yol takıp edin. Dine hizmette kalbi yakınlıkta olun.
Denilmektedir ki: Hz. Allaha ve rahmetine yakın olun. Dini ve dünyevi işleriniz de birbirinize akşam sabah, gecenin ahirine kadar yardımcı olun yardımlaşın.
Şerhi Mesabih de kasdedilen mana: Gündüz, sabahın ucunda, gecenin içinde amel edin, çalışın. Yani gündüz hem dini ve hem de dünyevi işlerinizi ihmal etmeyin, yapın. Geceleri ihya edin ki, diğer vakitlerde yani ahiret de istirahat edin denilmektedir.
Görülüyor ki, İslam hem dünya amelini ve hem de dini emirlerin işlemesini istiyor. Bir kısım dine hor bakanların dediği gibi Yan gel yat demiyor. İktisaddan maksat, haddı korumaktır. Dünya işi olsun, dini meseleler olsun emr edilenden ziyade ve noksanlık ve bu husus da ifrat ve tefride kaçmak asla caiz değildir.
Selmani Ebi’d-Derda (r.a.)”Ben uyurum ve işlerimi nizamla ayakta tutarım. İşlerimin düzenle ayakta durmasını hesapladığım, ecrimi umduğum sevabını umduğum gibi uykumu da hesaplarım. Ecrini de Allah Tealadan dilerim, buyurmuştur.(b.s.180)(Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 65 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.