1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Zorunlu emeklilik iş barışını bozar
Zorunlu emeklilik iş barışını bozar

Zorunlu emeklilik iş barışını bozar

Bireysel emeklilik sistemine otomatik katılımı öngören düzenleme ile ilgili açıklamada bulunan Türk-İş konya İl Temsilcisi Abdülkadir Tamak“İşçiden yapılacak zorunlu kesinti çalışanların reel gelirlerinin azalmasına ve iş barışının bozulmasına yol açacakt

A+A-
Çalışanların tasarrufları üzerinden kurgulanacak ‘otomatik katılımlı’ bir sistemin 10 yılda ülke ekonomisine 100 milyar TL ek tasarruf yaratacağı ifade edilmektedir. diyen Türk-İş Konya İl temsilcisi Abdülkadir Tamak” Bireysel Emeklilik Sistemi’nde otomatik katılım uygulaması sadece ücretli çalışan üzerinden yapılmak istenmektedir. Bu düzenleme yaklaşık 18 milyon ücretli çalışanı ilgilendirmektedir. Türkiye’de uygulanmak istenen otomatik katılım modelinin bir başka örneğini Dünyada görmek mümkün değildir.
Kaldı ki, mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi uygulaması Türkiye’de beklenen sonucu vermemiştir. 2013 yılında devlet katkısı gibi çok ciddi bir teşvik sağlanmış olmasına rağmen kamuoyunda benimsenmemiştir. Sınırlı sayıda kişinin katılımı söz konusu olmuştur. Bu sisteme girenler iyi bir gelir elde edemediklerini düşündüklerinden sistemden çıkmaktadır. Sistemin, belirlenen dönemden önce çıkış yapılması halinde, birikim sağlayamama sonucunu doğurması nedeniyle, tasarrufunu belirli bir amaç doğrultusunda yapan kişiler için bu sistem iyi bir alternatif de olmamaktadır.

Türkiye Sigortalar Birliği verilerine göre, devlet katkısı teşviki sunulmasına rağmen 12 yıllık dönemin sonunda kişilerin sistemden çıkış oranı yüzde 35 seviyesindedir. Sistemde beşinci
yılını dolduranlar incelendiğinde, çıkış oranı yüzde 50’ye yaklaşmaktadır. Sistemin başından bugüne kadar çıkışlara konu olan sözleşme adedi 3,7 milyona ulaşmıştır.

Bütün bu nedenlerle; bireysel emeklilik sistemi tasarruf eğilimini artırma fonksiyonunu yerine getirmemiştir. Sınırlı sayıda katılımın olması ve belirli bir süre sistemde kalan kişiler
ayrılmak zorunda kaldıklarında, fazla fayda sağlayamadıkları bir yapı ortaya çıkmıştır. Bireysel emeklilik sistemine otomatik katılım işgücü piyasasını olumsuz etkileyecektir. Ayrıca
sisteme işveren katkısını da içermesi halinde istihdamın baskılanması sonucu doğabilecektir.

Devletin resmi verilerine göre bir kişinin asgari aylık geçim maliyeti net 1.600 TL olarak belirlenmişken aylık net asgari ücret 1.300 TL olarak kararlaştırılmıştır. Her ay 300 TL eksik
ücret alan çalışandan ayrıca 100 TL zorunlu bireysel emeklilik kesintisi yapılması, çalışanları açlığa mahkûm etmektir.

Bu uygulamada ısrar edilmesi, iş barışının bozulması ve çalışanların reel gelirinin azalması gibi sonuçlar doğuracaktır. Bu uygulama işgücü piyasasına zarar verecektir. OECD ülkeleri
içerisinde yıllık ancak 10 Bin Dolar ile reel asgari ücretin en düşük seviyelerde olduğu Türkiye için bu şekilde tasarrufların artırılması rasyonel olmayacaktır. Bunun yerine kullanılabilir
gelirin artırılması üzerinden bir politika bileşeni üretilmelidir.

Sonuç olarak; getirilmek istenen ‘zorunlu’ bireysel emeklilik sistemi, sürekli gündemde tutulan ve tüm hazırlıklarının bitirildiği iddia edilen yeni kıdem tazminatı sistemine geçiş olarak değerlendirilmelidir. Bireysel Emeklilik Sistemi’nin güçlenmesi için atılan her adımın aynı zamanda kıdem tazminatını bu sistem içine alabilmek için geçilen bir aşama olarak görmek mümkündür.”dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.