Dursun Seyis

Dursun Seyis

Biz ne iş yaparız ?

A+A-

Evet şimdi soruyorum.

Biz ne iş yapıyoruz.

Yine ben cevaplayın, medyanın durumunu.

“Gazetecilik! Yapıyoruz ama, nasıl bir gazetecilik !..

Yukarılara yakınsan,

Takiyye yapabiliyorsan.

Eyyamcı isen,

Onun bunun koltuğunun altında yürürsen,

Kendi aklını fikrini değil, birilerinin kurma aklıyla yürürsen,

El- etek öpmeye uygunsan,

Kasaba gazetelerine girmeyecek haberleri manşet yaparsan,

Patronuna para kazandırırsan,

Sadece ve sadece para göz olursan gazetecisin.

Gerisi hikaye…

Değilse hava civa…

Şükür ki, Allah bu canı benden almadığı sürece, inancımdan, doğru bildiğim yoldan, ilkelerimden hiç sapmadan, gazeteciliği gazetecilik yapmaya çalıştım.

Yani anlayacağınız;

Bir gün bile gazeteye adını yazamayan,

Bir haber, yorum yapamayan,

Bir resim çekmeyen,

Gerçi şimdi telefonlarla çekiç, gazetecilik (!) yapanlar çoğaldı ama, ben bunların içinde değilim.

Benim gibi olmayanlara da bir diyeceğim olamaz.

Şimdilerde”  hava olsun” diyen, üç gün çaycılık, iki gün temizlikçilik, üç gün tahsilat yapanlar gazeteci oldu.

Allah yollarını açık yapsın.

Eskiden bir yerel gazetenin başlığı idi .

Haber hür,  yorum serbest.

Var mı şimdi böyle ?

‘Asıl görevi halkı doğru şekilde bilgilendirmek olan medya, artık ticari meta haline geldi/ getirildi. Böylece haber, satış ve pazarlama için yapılan ‘fabrika’ üretimine dönüştürüldü…

Para gelsin, gazetenin kalitesi, kim hangi haberi yapmış denetimi kaliteli insan, mesleğinin aşığı insanlara sahip çıkmak kalmadı.

Gazete çıksın, para gelsin, gerisi önemli değil.

Ondan sonrada  gazeteler okunmuyor yaygarası.

Gazeteciliği gazetecilik gibi yapan gazeteler nasıl satıyor ? Onlara bunun araştırmasını yapmasını tavsiye ederim.

Kaynak yok. Onun bunun koltuk değneği ile bu işi yapar, öz sermayen yoksa, seni kullanamazlarsa gidersin. El atına binen çabuk iner.

Doğruluk ve nesnellik gibi haberciliğin temel değerleri unutuldu. Tüm bilgiler rahatlıkla değiştirildi. Ne yalan, ne gerçek anlaşılmaz hale getirildi…

Haber, kurgulanarak-biçimlendirilerek, çarpıtılarak hakikat ötesi hale dönüştürüldü. Haber propaganda yapmak oldu.  Haber, siyasi amaç için zihni yönlendirme aracı oldu…

Haber, kamuoyunun algısını veya davranışlarını değiştirmeyi amaçlayan psikolojik ve sosyal etki türü artık…

Hedef, sözde haber yoluyla insanları yalana ikna etmek. En son ülkeyi esir alan kar yağışında , ekonomide bunları açık şekilde gördük ve devam ediyoruz.

Ulusal bir gazetede bir yazar arkadaşımız yazmış:

Gazeteciliğiniz batsın, siyasetiniz batsın. Yazık bu ülkeye…’

İktidara yaranmak, bir belediye başkanının aylar önce planlanmış bir protokol yemeğini konu eden, sanki ülkenin gündemi bu buymuş gibi yazıp, çizen konuşanlara ne demeli ?

Türkiye’de medya ve basının ne duruma düştüğünü, gözümüze soka soka gösteriyorlar’  yazık…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum