Veyis ERSÖZ

Veyis ERSÖZ

Camilerimiz, İmamlarımız ve Cemaatlerimiz - 2 –

A+A-

Cam imam ve cemaat birbirlerinin tamamlayıcısı üç önemli kavramdır. Cami avlusuyla bahçesiyle gasilhanesiyle tuvalet ve abdest mahalleriyle hatta mevcut ise kütüphaneleri ve sühyan mektepleri kuran kurslarıyla bir külliyedir.
Camilerin sokak kapısından bahçesine ve avlusu girince oralarda da gereksiz yere konuşmalar dedikodular alım satım işleri yapılmamalı çünkü oralarda camiden sayılır. Meselenin esası böyle olduğu halde camilerin avlu veya bahçelerine özel olarak konulmuş olan oturaklarda oturan Müslümanlar bir taraftan mübarek ezanı Muhammed’i okunur cami içinde vaazı nasihat yapılırken kahkaha atanlar müstehcen konuşanlar ve maskaralıklarla yanındakileri güldürenler hiçte eksik değildir.
Esasında bazı resmi kurum veya kuruluşlar tarafından hatta bankalar aracılığıyla yapılmış ve bazı camilere yerleştirilmiş bulunan o kanepeler o oturaklar bence kaldırılmalı gelenler ve oralarda oturanlar doğrudan doğruya ibadethaneye girmelidir.
Lavabolarda abdest alıp ıslak ve çıplak ayağıyla, başta sigara olmak üzere soğan ve sarımsağın kokusu henüz çıkmadan camiye gelmek yan başlarında ve aynı safta bulunan Müslümanları rahatsız edeceği için bunlara karşı camiye gelen cemaate katılan her Müslüman çok dikkat etmeli İslami açıdan uyanık olmalıdır.
Dahası var camilerin dış kısımlarında bitirememiş ve tamamlayamamış olan bazı Müslümanlar caminin içinde ya ezan, ya kuran okunurken yahutta bazı nasihat yapılırken konuşanlar bunu çok kötü bir alışkanlık durumuna getirmiş olanlar görevli imam tarafından ikaz edilmedikleri için bildikleri yanlışı devam ettirip giderler.
Camiler ve mescitler mecazi manada Allah’ın (cc) evi olarak değerlendirmeye tabi tutulur. Allah’ın evinde Allah’ın misafiri olan Müslümanlar çok dikkatli çok titiz ve oraların adap ve edebine son derece riayet etmeli en azından her Müslüman bir şey yoksa eline teşbihini alıp Allah, Allah demeyi çok güzel ve pek yerinde bir alışkanlık durumuna getirmiş olmalıdır.
Sonra; imamlarımız bilhassa kendi cemaatini sürekli kontrol altında bulundurmalı yapılan ve yapılması ihtimal dahilinde olan başta namaz olmak üzere ibadetlerde yapılan yanlışlar ve hatalar her fırsatta teşbih edilmeye gayret edilmelidir. Görülen herhangi bir hata hatayı yapan için ortaya konuşmalı kimsenin gücenmesine ve incinmesine meydan verilmemelidir.
Günde beş vakit ibadet için girdiğimiz o mübarek mekanlarda saatlerimizi geçirdiğimiz ve yeni yeni dini bilgiler öğrenmiş olduğumuz camilerimiz hem iç kısmı hem de bahçe ve avlu kısımları çok temiz olmalı oraları kirden pastan yenen ve içilen madde artıklarından koruma hususunda hem görevli imam ve müezzinler hem de cemaat çok çok dikkatli çok titiz ve çok itinalı olmalıdır.
Cemaat palas pandıras değil tertemiz elbiseler ve çoraplarla ibadet hanesine gelmeli başkalarını rahatsız eden ağı kokular sürünerek değil daha hafif kokularda camiye gelmelidir. İmam ve cemaat ikilisi bu hususta da her fırsatta birbirlerinin ikaz etmeli fırsat buldukça hatalardan yanlışlardan cami ve cemaatin adabına ters düşen fiil ve eylemlerden korumanın yolları aranmalı ve bulunmalıdır.
Görevliler vakit ve saat mefhumuna son derece riayetkâr olmalı diğer dünya işlerini esas alan imamlık vazifelerinin üzerine çıkarmamalıdır. İmamlarımızın görevlerini hakkıyla müdrik olması cemaatin dakik olmasını sağlar. Bunlar çok önemli fiillerdir.
Hiçbir imama tembellik yaraşmaz. İmam tembel olursa cemaati de aynı şekilde tembel olur. Sık sık belki de gereksiz yere izin veya rapor olan imamlardan olmamaya özen göstermeli ezanı okumayan kapısı açılmayan hiçbir cami olmamalıdır!
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.