1. YAZARLAR

  2. Nefise GÜRBÜZ

  3. Etmekçi Koca / Somuncu Baba-2
Nefise GÜRBÜZ

Nefise GÜRBÜZ

Tarih Okumaları/ Tarihçi
Yazarın Tüm Yazıları >

Etmekçi Koca / Somuncu Baba-2

A+A-

Ulucami’nin Açılışında Şeyh Ebu Hamid

İslam Devletlerinde uygulanmış bir gelenek olarak, cami açılışları Cuma günleri yapılır ve bu camide ilk namazı, hiç kaza namazı borcu olmayanlar kıldırırdı. Bu hakkı Yıldırım Bayezıd damadı Emir Sultan’a bıraktı.  Fakat Emir Sultan, “Hayır! Belde-i Burusa’ da benden çok büyük zatlar var, bu şerefi bana değil, Şeyh Ebu Hamid’e vermelisiniz” der. Emir Sultan’ın bu sözü üzerine Somuncu Baba’ya haber gönderilir. Hayatında belki de ilk defa hutbe verecek olan Somuncu Baba, minberde Kuran-ı Kerim’in ilk suresi olan Fatiha Süresini yedi manada tefsir eder.

Şeyh Ebu Hamid’in yapmış olduğu hutbede Fatiha Süresinin tefsirine hayran kalan ve daha sonraları Şeyh Ebu Hamid’in müridi olan Molla Fenari cemaate dönerek şu sözleri söyler:” Şeyh Hamidüddin-i Veli bize burada hikmetler saçıyor, ululuğunu gösteriyor. Fatiha’nın ilk tefsirini cemaatten herkes anladı. İkinci tefsirini ise buradakilerden ancak bazıları çözebildi. Üçüncü Tefsiri çok az kimse anlayabildi. Dördüncü ve ondam sonra yapılan tefsirler, bizim idrakimizin dışındadır.  Bunları yalnız kendisi anlayabilir.”

Somuncu Baba hutbesini ve namazını bitirdikten sonra, rivayete göre, cemaat elini öpmek için hücum ettiğinde camiinin her kapısından aynı anda çıktığı görülmüş ve çilehanesine gitmiştir. O günden sonra bir daha ekmek yaptığı görülmemiştir.

Namazdan sonra Somuncu Baba’nın evine yapılan hutbenin etkisinden hala kurtulamayan Mollan Fenari, medresedeki görevinden toplamış olduğu 5.000 akçeyi, Şeyh Ebu Hamid’e getirerek: “Helal malımdır” deyince, Ebu Hamid’de “ Çünkü hıllinde şüphemiz yoktur. İçinden bir akçe verip merkebimize taze ot getirsinler” demişti. Getirilen taze ottan biraz alıp merkebin önüne konuldu. Merkep biraz kokladıktan sonra otun üzerine bevleyledi. Şeyh Ebu Hamid,” Bu zamana değin merkebimiz şüpheli gördüğü nesneyi yememiştir” dediği zaman Molla Fenari hemen biat etmiş, Onun duasını almıştır.

Şey Ebu Hamid’in iki oğlu vardır. Oğullarından büyük oğlu Hakiki  ( Yusuf) ve küçük oğlu Halil Taybi’ dir. Talebe ve müritleri arasında Karamanlı Şeyh Şüca Sultan Şücaüiddin Halife, Larendeli Şeyh Muzafferuddin,  Akşemseddin,  Karaşemseddin,  Akbedreddin, Muslihiddin-i   Karamani, Hacı Bayram-ı Veli ve Molla Fenari olduğu bilinmektedir.

Şeyh Ebu Hamid’in Bursa’yı Terk Edip Müridi İle Hacca Gidişi

Bursa’da Somuncu Baba olarak bilinen Şeyh Ebu Hamid, Ulu camiinin açılışında vermiş olduğu hutbede birden meşhur olmuştu. Bu durum Ebu Hamid’in meşrebine uygun olmadığı için bu halden büyük üzüntü duymuştur. Şeyh Hamidi’nin tasavvuf düşüncesinde cezbeci Melameti anlayışı ön plandaydı. Bundan dolayı Ebu Hamid almış olduğu kararla Bursa’dan ayrıldı.

Hacı Bayram-ı Veli Şeyhi olan Ebu Hamid’in Bursa’dan ayrılışından dolayı çok üzüldü. Onu arayıp buldu ve bir daha Onun Hizmetinden ayrılmadı. Mürşit ve Mürit olarak beraberce önce Şam’a gittiler. Şam’da bir süre kaldıktan sonra ise Hicaz’a gittiler. Mekke ve Medine’de üç sene kaldılar. Hac vazifesini icra ettikten sonra birlikte Aksaray’a gelip bu beldeye yerleştiler. Hacı Bayramı Veli Şeyhinin yanından şeyhinin vefatına kadar hiç ayrılmadı. Şeyhi müridi olan Hacı Bayarmı Veli’ye emanetini teslim etti. Şeyhinin ona yüklediği emanettin sorumluluğunu yerine getirebilmek için uzun yıllar sonra Hacı Bayram-ı Veli Ankara’ya yerleşti. Hacı Bayramı Veli’nin Ankara’ya yerleşmesi işte Şeyhi’nin ona yüklediği emanetten sonra olmuştur. Hacı Bayram-ı Veli şeyhinin vefatından sonra Ankara’ya gelerek Bayramiyye Tarikatını kurmuştur.

II. Murad dönemi Anadolu Süfiliğinin öncülerinden olan Hacı Bayram-ı Veli’dir. Ankara’da Çubuk suyu kenarındaki Zülfazl ( Solfasol) Köyü’nde dünyaya gelen Hacı Bayram-ı Veli, Kalyoncu Ahmed isminde bir zatın oğludur. İlimi eğitimini tamamladıktan sonra Ankara ve Bursa’daki Çelebi Mehmet Medresesi’nde müderrislik yapmış ve Bursa’da bulunduğu vakit tanıştığı Şeyh Hamidüddin’e  tabi olarak tasavvuf dünyasına girmiştir.

Kaynaklarda Şeyh Ebu Hamid’e mürit oluşuyla ile ilgili ilginç menkıbe anlatılmaktadır. Buna göre: “ Şeyh Ebu Hamid halifelerinden Şeyh Şüca Karamani’ yi göndererek ,” Ankara’da Hacı Bayram adlı bir müderris vardır, var Onu davet eyle gelsin” diyerek göndermiş. Şeyh Şüca, Ankara’da Hacı Bayramı Veli’yi ders verirken bulmuş ve kendisini Şeyh Hamid’in davetini iletmiş. Bunun üzerine Hacı Bayram, davete icabet gerekir diyerek yola çıkmıştır. Hatta bu görüşme bir bayram günü gerçekleştiği için, gerçek adı Numan olan Hacı Bayram’a bu ismi Şeyh Ebu Hamid tarafından verildiği rivayet edilmektedir.

Şey Ebu Hamid’in hayatından rivayet edilen bir diğer menkıbe ise şöyledir: “ Şeyh Ebu Hamid’in müritlerinden biri ziraat ehlidir. Bir gün şeyhi ve kendisi için birer tarla eker. Fakat Şeyhi için ektiği tarla da ürün yetişmez. Şeyh Ebu Hamid, günlerden bir gün tarlayı teftişe gider. Müridine, “ Bizim tarla hangisidir?” der. Ancak mürit hayâsından şeyh için değil de kendisi için ektiği yeşermiş olan tarlasını gösterir ve “ Bu sizindir” der. Şeyh tarlayı görürü görmez çok üzülür. Mürit Şeyhine, “ Sultanım niçin bu kadar mahzun oldunuz?” dediğinde Şeyhi, “ Hiç dünyalığımız yoktu, acaba bu hangi günahımızdan oldu?” diye cevabını verir.

Şeyh Ebu Hamid’in Vefatı

Şeyh Ebu Hamid 1412 yılında dünya aleminden göçmüştür. En son bulunduğu yer olan Konya Aksaray’a defnedildiği söylenmektedir. Fakat Şeyh Ebu Hamid’in medfun olarak bulunduğu yer olarak Malatya’nın Darende ilçesinin de gösterildiği bilinmektedir. Hac dönüşü Darende geldiği ve Hıdırlık Mahallesi olarak bilinen mevkide vefat ettiği ve kendi adıyla anılan mescitte, oğlu Halil Taybi ile aynı yerde defnedildiği görüşleri de mevcuttur.

Somuncu Baba’nın Bursa’da bulunan camisi Başçı Hacı Sevindik tarafından yaptırılmış, H.1228 yılında tamir edilmiştir. Minareli, minbersiz, kitabesiz, tek ve kurşun örtülü kubbedir.

Şeyh Ebu Hamid’in yazmış olduğu Kırk Hadis-i Şerif şerhinin yapıldığı “ Şerh-i Hadis-i Erbain” adlı eser tasavvuf diliyle yazılmış ve eser Kahire Milli Kütüphanesinde bulunmaktadır.

Yaşamını neredeyse tamamını gizlilik içinde sürdüren ve hakkında pek çok menkıbe bulunan Şeyh Ebu Hamid, Bursa’nın kültür ve dini hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Somuncu Baba ve benzeri şahsiyetler halkın sevgi ve saygısını kazanmış ve asırlar geçse dahi değerlerinden hiçbir şey kaybetmemiş ve üstün manevi yönleriyle halkın zihninde ve kalbinde iz bırakmış nadir insanlardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar