Dursun Seyis
Dursun Seyis

Öleceğin Gün İçin Telaşlanma

18 Ağustos 2022
3 dk Okuma
1 ay önce
Öleceğin Gün İçin Telaşlanma

Dünya’da kaçamayacağımız bir gerçek vardır:

Ölüm.

Yüce Kitabımızda :

Her nefis ölümü tadacaktır” demektedir.

Az yaşa,

Çok yaşa

 Sonu ölüm.

Allah İman, Kur’an nasip etsin.

Onca değer verdiğin bedeninin başına neler gelecek diye kaygılanma!

Ne olacak, nasıl olacak diye hiç üzülme!

Çünkü Müslüman kardeşlerin senin için gerekenleri yapacaklar.

1- Elbiselerini bedeninden çıkaracaklar.

2- Bedenini yıkayıp gusledecekler.

3- Yeni elbisen olan kefeni bedenine giydirecekler.

4- Evinden dışarı çıkaracaklar.

5- Ve yeni evine, kabre götürecekler.

6- Cenaze merasimin için birçokları işlerini bırakıp gelecekler.

7- Özel eşyalarını toplayacaklar. Elbiselerin, çanta ve ayakkabıların, ne varsa hepsini seçip ayıracaklar; muvaffak olurlarsa onları sadaka olarak fakirlere dağıtacaklar...

Emin ol,sen öldükten sonra kimse işini gücünü bırakıp senin hasretini çekmeyecek.

İşler ve ticaret kaldığı yerden devam edecek.

Senin görevin bir başkasına devredilecek.

Malın ve servetin bölüşülecek, mirasçıların hepsini sahiplenecek.

Sen ise kazandığın o malların hepsinden tek tek hesaba çekileceksin...

Öldükten sonra senden alınacak ilk şey adındır.

O nedenle öldüğünde sana “cenaze” derler.

Kimse seni isminle çağırmaz. Sana namaz kılmak için geldiklerinde, adını sormaz,

“Cenaze nerede?” diye sorarlar.

Omuzlarında taşıdıklarında ve defnettikleri zamanda da

adını söylemez, cenazeyi tutun derler...

O hâlde, dikkatli ol; soy, nesep , milliyet, para ve makam seni aldatmasın.

Bu dünya ne kadar değersiz, karşılaşacaklarımız ise ne kadar da büyük ve korkunç !...

Öldükten sonra senin için

üç tür üzüntü olur:

1- Seni biraz tanıyanlar, “Yazık !” derler.

2- Seni daha fazla tanıyan dost ve arkadaşların birkaç saat veya en fazla birkaç gün üzülür, sonra da şakalarına ve gülüşlerine devam ederler.

3- Yokluğunu ve ayrılık acısını derinden hisseden ailen ise birkaç hafta, birkaç ay

veya en fazla bir yıl üzüntünü yaşarlar,sonra da seni kendi hatıralar arşivine atarlar...

İşte bu şekilde senin halk arasındaki öykün son bulur ve güzelliğin, sağlığın, çocukların,

evin, eşin, malın ve mülkün ne varsa hepsi elinden çıkar ve gerçek öykün başlar...

Yani ahiret hayatın...

Peki,ölüm için, kabir için, ahiret için ne kadar hazırız. ?

Bu, üzerinde durmamız ve çokça düşünmemiz gereken bir gerçektir...

Bugün Amel var hesap yok; yarın hesap var Amel yok

O zaman Bu günden yarına hazırlık yapalım gidilecek yere eli boş gidilmez.

Behlül Dânâ'ya haydi cehennemden ateş al gelde şu odunları tutuştıralım demişler az sonra soluk soluğa elleri bomboş gelmiş.

Behlül Dânâ' ya hani nerde ateş denince; Cenenneme gittim baktım ateş yoktu.

Oradakilere sordum hani ateş nerde diye ordakiler de Behlül burda ateş yok herkes ateşini dünyadan getiriyor dediler.

Bende o yüzden eli boş geldim diyor...

Ya Rabbi,Ya Rabbi, bizlere rızana uygun yaşamayı ve razı olduğun kulların arasında olmayı nasip et,

Yolunda hizmet edenlerden ve hizmeti kabuledilenlerden eyle,

Ahirimizi ve Akıbetimizi hayr eyle, son nefesimizde imanla ve kuranla zikrullah ile çene kapamayı nasip eyle, bizleri affet, kabir azabından ve cehennem azabından koru,

Bizleri Cennetinle ve Cemalullahın ile şereflendir ALLAH'ım.

+++ 

Yorum Yazın