Kerim Toslak
Kerim Toslak

Şehirleri Köpeklerin İşgalinden Kim Kurtaracak

20 Ağustos 2022
3 dk Okuma
1 ay önce
Şehirleri Köpeklerin İşgalinden Kim Kurtaracak

Emekli olduğum için farklı şehirlerde yaşama fırsatım oluyor. Şimdilik çoğunluk Konya olmakla beraber Ankara ve Anamur belli aralıklarla gidip kaldığım şehirler. Geçen hafta Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde kaldım. Misafirim ile Tacettin Dergahına uğrayıp Hacı Bayramda ikindi namazı kılmak üzere Ankara'nın kalbine doğru yola çıktık. Tacettin Dergahı ziyareti sonrası, Hacı Bayram'a  gitmek üzere Saman Pazarından aşağıya doğru yürüyerek giderken, hava birden karardı. Fırtınayla beraber şiddetli yağmurun emaresi ortaya çıkınca, Ankara'yı tanımayan misafirimle hemen önünden geçmekte olduğumuz bir iş hanının içine sığındık. Misafirim yağmur başlayıncaya kadar yürüseydik deyince, sığınacak yer bulamayıp sele kapılabiliriz dedim. Tuhaf tuhaf yüzüme baktı. Başlayan şiddetli rüzgar ve yağmurla ağaçların dalları yerlere savrulurken cadde, debisi gittikçe yükselen bir nehre dönüştü. Misafirim de işin ciddiyetini anladı. Sel ile dolan alt geçitler ve felç olan trafik eve ulaşmamızı geciktirse de sağ salim eve ulaştık.

Halen ikametim Ankara olduğu için zaman zaman telefonuma Ankara Büyükşehir Belediyesinden ve bağlı kuruluşlardan mesajlar gelir. Örneğin bu son gidişimde kaldığım altı günde üç defa su kesintisi ile ilgili bilgi mesajı geldi ASKİ'den. Saatlerce sular kesildi. Neyse ki geçmişte günlerce (1980 li yıllarda on, onbeş gün) su kesintilerini görüp yaşayan bizlere on-onbeş saatlik kesintiler -yeni nesile anlatamasak da- vız gelirdi. O gün de telefonumda mesaj kutusunu açınca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş'ın " değerli hemşehrilerim" diye başlayan ve faaliyetlerini ve performansını değerlendirmek üzere anketi doldurmamı rica eden mesajıyla karşılaştım. Verdikleri linkteki anketi doldurmamı rica ediyorlardı.  Anketi; mümkün olduğunca siyasi ve ideolojik yaklaşımdan uzak, objektif ve hakkaniyetli davranarak doldurmaya çalıştım. Sorulan soruları cevaplarken ve istenilen değerlendirmeleri yaparken, yukarıda bahsettiğim, gün içinde yaşananların etkisini biri hariç yansıtmamaya çalıştım. O da şuydu: "Ankara’yı nasıl tanımlarsınız?"

Evet "Ankara'yı nasıl tanımlarsınız?" sorusuna verilebilecek bir çok cevap vardı. Hele hele 60 küsur yıllık hayatının 15 yılını üç değişik zamanda Ankara'da yaşayan benim gibi birisinin birçok cevabı olabilirdi. Ancak soruyu bir belediye başkanı sorunca, onun hizmet alanını ilgilendiren yönüyle cevap vermek mantıklı olanıydı. Yoksa aynı soruyu bir yabancı turist sorsa "Türkiye'nin başkenti" diye cevap vermek gerekir tabii ki. O soruya benim bir cümlelik cevabım "köpeklerin işgaline uğramış bir şehir" oldu. Evet üzülerek ifade edeyim ki; Ankara ve özellikle altı gece iki ayrı Mahallesi'nde kaldığım Gölbaşı ilçesi, köpeklerin işgaline uğramış durumda. Sıcak Yaz günü pencereleri kapatıp uyumak sıcaktan mümkün değil. Pencereleri açtığın zaman sokaklarda yüzlerce köpeğin ulumasından yine uyumak mümkün değil. Onlarca köpekten oluşan timler halindeki köpek grupları şehirlerin cadde ve sokaklarını işgal etmiş durumda. Önlem alınmaz, bu durum bu şekilde devam ederse önümüzdeki birkaç yıl içinde insanların bütün yaşam alanları köpekler tarafından işgal edilecek. Maalesef bizdeki 'kutsal köpek'(!) anlayışı Hindistan'daki 'kutsal inek' anlayışından daha trajik bir hal alacak. Bu sorun sadece Ankara'da ortaya çıkmış bir sorun da değil. Ama az, ama çok yaşadığımı ifade ettiğim her üç şehirde de gözlemlediğim büyük bir sorun. Hatta basına yansıyanlara bakınca tüm ülkemiz şehirlerinde karşılaşılan çok çok önemli bir sorun. Sorun sadece bir gürültü sorunu da değil. Aynı zamanda ciddi bir güvenlik ve temizlik sorunu. Daha geçen hafta bir siyasi parti genel Başkanı, şehirlerden birinde bir köpek tarafından ısırıldı ve kuduz aşısı yapılmak zorunda kaldı. Basına yansımayan niceleri var. Sokaklarda  başı boş köpek korkusuyla, özellikle sabahın erken saatlerinde kış günlerinde okula gitmekten çekinen, akşamları okuldan eve gelebilmesi işkenceye dönüşen nice çocuklar var. Tabi ki sadece çocuklar değil büyüklerde aynı. Hele hele şehirlerin varoşlarında, ıssız sokaklarda ne hikayeler var... 

Geçen hafta Selçuklu'da yaşadığım Selahaddin Eyyubi mahallesinde gece köpek sesinden uyku tutmayınca balkona çıktım. Saatin ikisi. Issız sokakta motosikletle giden bir vatandaşa, dört yandan on beş köpek birden saldırınca, zavallı adam canını zor kurtardı.

Bu sorun medeni ve insani bir şekilde, vicdanları rahatsız etmeden nasıl çözülmesi gerekiyorsa çözülmeli. Amma yerel, amma merkezi yönetim, amma büyükşehir belediyeleri, amma ilçe belediyeleri....Kim, nasıl çözecekse çözmesi gerekir. Mecliste bir yasal düzenleme gerekiyorsa da bir an önce yapılmalı. Bir vatandaş olarak ben huzur ve güven içinde bu ülkede yaşamak istiyorum. Bundan sonra seçim sandığının başında oy kullanırken bu konu benim için önemli kriterlerden biri olacak.

Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda çobanlık yaptım. Köpeklerim oldu, besledim de. Çoban için köpeklerin ne kadar kıymetli olduğunu bilirim. Ne kadar sadık dost ve kıymetli bir varlık olduğu aşikar. Ancak her şey yerinde olmalı. Su insan için hayat kaynağı ve yaşamsal öneme sahiptir. Lakin yanlış yerde olursa insanı boğar.. Köpekler için de aynı şey söylenebilir. Olması gereken yer başıboş şekilde şehirlerin cadde ve sokakları değil.

Benim bu yazımdan dolayı, birileri köpek düşmanlığı yaptığımı iddia edecek olursa iyi niyetli olmadığı aşikârdır.

İsteyen istediği kadar köpek sevebilir. Evinde, arabasında, yatağında, otağında,  kucağında, bucağında köpek besleyebilir. İkinci, üçüncü şahısları rahatsız etmemek şartıyla isteyen istediği kadar köpek sevgisini hayata geçirebilir. Sözümüz ve itirazımız olmaz. Ancak herkes köpeğine sahip çıkmalı. Hevesi geçen köpeğini sokağa salıp, milletin başına bela etmemeli. Ortak alanlarda, insanları rahatsız edecek, can güvenliğine zarar verecek şekilde olmamalı.

Selçuklu/Konya

Yorum Yazın

Yorumlar

  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer
  • Kayahan Sert

    Köpeklere gösterdiği bakımı sevgiyi anasına babasına göstermeyen insanların yaşadığı bir toplum Köpeğe verilen değer maalesef insanlara verilmiyor.Bir insana köpek gibisin desen hakaret sayar ama sofrada beraber yemek yer