1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. MEMLEKET MANZARALARI
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

MEMLEKET MANZARALARI

A+A-

Memleket manzaralarını görünce sizi bilmem ama, benim canım sıkılıyor, yüreğin kan ağlıyor.

İşte Suriye,

İşte Irak,

İşte İran,

İşte  Libya…

Hepsi için çabalar havada kalıyor.

Hayat pahalılığı, zamlar, faturalar…

Bir tarafta hayat “Tozpembe” diğer tarafta tam anlamıyla eza- cefa…

İşsizlik çığ gibi büyümektedir.

Bakmayın siz o açıklanan pembe tablolara…

Türkiye’de  700 TL.nin altında aylık geliri olan yine yaklaşık 8 milyon insan yaşam savaşı veriyor.

Geçen gün TV’de İstanbul Ümraniye’de sokakta bir erkekle, eşi tartışıyor. Sonra erkek karısına şiddet uyguluyor. Bunu görenler erkeği darp ediyorlar. Allah aşkına bu olayın neresinden bakacağız. Bir defa aile problemini evde çözmelidir.

Diğer taraftan bakarsanız eğer bu ailenin parçalanmamasını istiyorsanız, şiddete karşı iseniz iki insanın arasına girip olayı çözün. Erkekti, kadındı, pozitif ayrımcılıktan vaz geçin. Eğer haklı erkek ise erkek, kadın haklı ise kadın haklı diyebilelim. Erkeği darp eden kişi ya da kişiler bu ailenin bölünüp parçalanmasına dinamit koymuyor da ne yapıyorlar? Taraf olduğunuz zaman ailenin parçalanmasını hızlandırıyoruz.

İnşallah yeni yıl iyi geçer, yüreğimiz ferahlar, yüzümüz güler. Dostluklar, vefalı insanlarla karşılaşırız.

Bakan Albayrak 2020 yılı iyi geçecek diyor ama,

Bir fıkra da aklıma geldi.

“Baba cennetliksin demişte”

Baba” Umamam oğlum” diye cevap vermiş.

Hayatı acılı fıkramsı yaşamaktayız. Güldüğümüz sevindiğimiz pek bir şey yok.

Şimdi size fıkramsı bir olay anlatayım.

Akıl hastanesinde bir hasta kendini tavana baş aşağı asarak “Ben ampül oldum” diyor ve kimse indiremiyormuş. Konu başhekime intikal etmiş.Başhekim :

Gidin ona elektrikler kesildi, artık bir işe yaramazsın. İn oradan diye ikna edin talimatını vermiş.

Bir süre görevli tekrar başhekime gelmiş:

Efendim onu ikna ettik, inecek. Fakat şimdi de etrafında toplananlar karanlıkta kalacağız diye indirmemize izin vermiyorlar. İşte memleketin hali bu.

+++  

Bilgeye sormuşlar :

İnsan nasıl sabreder ? Demiş ki;

Unutursun, sabredersin bu en güzelidir.

Kabul edersin, sabredersin. Bu en doğrusudur.

Vazgeçersin, sabredersin. Bu en zorudur.

Bir de işini Allah’a havale eder, sabredersin.

İşte en yücesidir.

+++   

Ünlü bilge Eflatun’a insanoğlunun şaşırtan davranışlarını sormuşlar. Şöyle cevap vermiş:

İnsanoğlu çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonra çocukluğunu özler.

Önce para kazanmak için sağlığını harcar, sonra yitirdiği sağlığını geri kazanmak için parasını harcar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra hiç yaşamamış gibi ölür.

Hayata hazırlanmaya o kadar vakit harcar ki, hayatını yaşamaya vakit bulamaz.

Yarınını o denli düşünür ki, bu günün elinden kayıp gittiğini fark bile edemez., Oysa hayat geçmişte yada gelecekte değil, şimdiki zamanda yaşanır.

+++  

O elbiseyi sonra değil, şimdi giy.

O tabağı sonra değil, şimdi kullan,

O’nu sonra değil, şimdi ara,

Şimdi söyle sevdiğini, sevdiklerine,

Hayat sonraya kalmaz. Hayat planları beklemez, hayat ertelenmez.

Hayat, şu an şu dakika akıp geçen şey. Hayat sonraları hiç sevmez.

Baharı yaz uğruna tükettik, aşkı naz uğruna,

Ve papatyaları seviyor, sevmiyor uğruna;

Derken ömrü tükettik bir hiç uğruna…

+++

Memleketin durumunu eğitimle bitirelim.

Geçen gün bir TV’de yarışma vardır. Kültür- Sanat, ekonomi ve genel kültür ağırlıklı  sorular soruluyordu.

İşte soru :

Çid Seddi nerededir ?

A :Çin, B: Hindistan, C: Güney Kore, D: Japonya.

Yarışmacı iki joker kullanıyor. Daha da acısı ilk hakkında seyircilerin yüzde 13’ü Japonya, Yüzde 11’i Güney Kore cevabını veriyor.

Şimdi ben soruyorum. Okur yazar oranımız yüzde 95-96,  Üniversite mezunumuz yüzde 30 civarında olduğunu biliyorum.

Buna ne demeli?

Acaba boğuluyor muyuz cehalet içinde.

+++  

Yazımı Nazım Hikmet’in bir şiiri ile bitireyim.

Alçaklığın, hainliğin,

iki yüzlülüğün, puştluğun at oynattığı dönemde,

Yaşamdan zevk alabilmek,

Ancak zayıfların bahtiyarlığıdır.

Esas olan;

Sadece yaşamak değil, insana yakışır şekilde

Onurlu yaşamaktır.

Teslim olmadan, boyun eğmeden, sürünmeden,

El etek öpmeden yaşamaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.