1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Randevu  krizi !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Randevu  krizi !..

A+A-

Hayır, hayır,

Ankara’da yaşanan randevu meselesini, kapılara kilit takılarak yaşanan olaylardan bahsetmeyeceğim. Bunlar Ankara’da siyasilerin işi.

Ben Konya’da bizzat yaşadığım randevulardan söz edeceğim.

Yıllardır bu meslekle iştigal etmekteyim. Taraflı- tarafsız bir çok Vali, emniyet müdürü, Jandarma komutanları ve kurum müdürü ile,  oda yöneticileriyle Randevulu- randevusuz görüşme yaptım, kişisel yada kamusal sohbetler ettik.  Karşımdaki kişi bana anlattıklarını “ Bu özel” dedi ise yazmadım. Yazmadığım çok konular var. Benimle mezara kadar gidecektir.

Nedendir bilinmez, ya da benim bilmediğim bir hastalıkla karşı karşıyayım.  Eskiden verem hastalarının yanına yaklaşılmazdı. Şimdilerde ise korona var.

Benim gördüğüm kadarı ile yana da bana karşı bir tavır mı var, bilemiyorum. İstenmediğim kişiyle yan yana bile gelmek istemem.  İstenmediğim yerde durmam.

Makamlarla büyüyenler, karakter sahibi olanlar, makamını kaybedince gerçek karakteri ortaya çıkar. Yine belirteyim koltuklar insanı büyütmez,  insanlar koltuğunu büyütür.

Neyse ağzımdaki baklayı çıkartayım.

Bir süre önce  Konya Emniyet Müdürlüğüne getirilen  Engin Dinç’i  bir süre izledik. Aradan yaklaşık bir ay sonra özel kaleminden adımızı, soyadımızı ve görevimizi belirterek randevu istedik. İki ay oldu daha bize randevu verecek.  Şimdi ben vatandaşın bilgi edinme yasasına uyarak Emniyet Müdürlüğüne gitsem  doğru olur mu ? Bize  15 dakika kadar zaman ayıracak vakti yok mu? Kişisel bir isteğim zaten olamaz. Bilgi aktarımı, yanlış- doğru  bize ulaşanları aktarmak istemiştim ama nafile…

Bir şey daha anlatayım. Geçtiğimiz akşam Tramvay ile evime gidiyordum. Tramvay bomboştu. Baktım ayakta duran bir bekçi.   25-30 yaşlarında .Kilosu yerinde, benden büyük göbeği var. Elinde telefon ayakta oynuyor. Kendisine sordum. Nerelisin ? Yeri bence malum.  Nasıl girdin  dedim, “Amca dayımız olmasa giremezdik. Ankara’da  güçlü dayımız var” dedi. Üniversite mezunları sokak sokak iş ararken, bu lise mezunu arkadaşın nasıl bekçi olduğu da sözünden anlaşılıyor.

Mahallelerde, ilçelerde hırsızlık kol gezerken, bu arkadaşlar ne iş yapıyor ?

Bir başka randevuyu da  Yaklaşık 7-8   ay önce göreve gelen  Selçuk Üniversite Rektörü olan  Prof. Dr. Metin Aksoy’dan istedik. Rektör bey bana üç ay sonraya randevu verdi. Bende randevumu iptal ettirdim.

Devam ediyorum.

Necmeddin Erbakan Üniversitesi  Tıp Fakültesi  başhekimliğine atanan Doc. Dr. Hasan Küçükkendirci’den  bir ay önce istediğimiz randevunun hala cevabını alamadık. Yine bu hastanenin Çocuk Psikiyatri  bölümünden randevu istedim, halen verilmedi. Kuyruk yok,” Sağlıkta çağ atladık” diyenlerin kulakları çınlasın.

Bakınız yukarıda da belirttim. Onlarca vali, Emniyet müdürü ile çalıştık. Hiçbir vali bize randevuda sıkıntı çıkartmadı. Halen Valimiz Vahdettin Özkan ‘dan randevu istediğimiz zaman ya aynı, yada ertesi gün  randevumuza cevap verilirken, yine yukarıda bahsettiğimiz kurum yetkililerinin şehrin en büyük amiri Valimizden daha çok işimi var ?

Şunu belirteyim.

Eğer bendeniz  Bakanlarımızdan, Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’dan randevu talep etseydim, şimdiye kadar 40 sefer randevu vereceğine inanıyorum.

Hatta öyle ki  ABD başkanı  BİDEN’DEN  bile randevu isteğimiz olsaydı  yine bize   kısa zamanda randevu verirdi.

Gelelim bizim şu  10 Ocak Çalışan gazeteciler günümüze…

Emniyet müdürü lütfedip, iki yardımcısını Cemiyet’e gönderdi. Konya’da  11 gazete var. Bunları  15 dakika süre ile ziyaret edip kutlasalardı. Çok mu işleri aksardı?

Biz yerel basın olarak Polis gününü ve Polisin yaptığı  hizmetleri her zaman  göğe çıkartırken, onların bize yakınlaşmasını siz nasıl buluyorsunuz. Kaldı ki, bir birimize muhtaç kurumlarız.

Ye Üniversite rektörleri  …

Hiçbir üniversite rektörü bırakınız  bizim gazeteleri  ziyaret etmelerini, kutlama mesajı bile yayımlamayı düşünmediler bile…

Şunu biliriz. Daha doğrusu öyle söylerin.

Basın demokrasilerde 4 güçtür.

Bu kimselere bu sözü hatırlatmak gereğini duydum.

Selçuk Üniversitesi rektörü bey efendi, bize zaman bulamaz veya  ziyaret için ihtiyaç duymazken, Üniversitede çok büyük işler yaparken (!)   bir partinin arka bahçesi durumundaki  bir derneği ziyaret ederek, kendi yerini sağlamlaştırma çabası içinde.

Olsun bakalım. Biz hoş görülüyüz ama, bilmiyoruz da değildir.

Eski Cumhur başkanlarından  merhum Demirel’in bir sözünü hatırlatarak yazımı noktalayayım.

“ Hesap döner, keser döner, bir gün sap döner”

Anlayana sivri sinek saz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.