1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Onları orada bırakıp giderken şöyle münacatta bulunur İbrahim Peygamber; “Ey Rabbimiz! Şüphesiz ben zürriyetimin bir kısmını ekine sahip bulunmayan bir vadide, son derece yasaklı kılınmış evinin yanında namazı hakkıyla kılsınlar diye yerleştirdim”  Evet, yanlış duymadınız.

Ne ekini, ne de baklası olan kupkuru çöl topraklarına ehlini yerleştirirken o yüce peygamberin bir tek ümmiye mevcuttu sinesinde: namazı hakkıyla kılmaları …Şimdilerde de ailesini farklı beldelere yerleştiren ebeveynler var.

Allah’ın kendisine bahşettiği körpecik kız yavrusunu istikbal adını verdikleri berlin diplomalarını almak için karma hayatın karanlık çukurlarına gömen ebeveynler.

Erkek evladını dershaneye yerleştirirken “hangi bölüm?” sorusunu “en seri para getirecek bölüm” diye cevaplayan materyalist ve oportünist âhir zaman babaları var bu gün.

Çocuğun iyi bir evlat olmasında anne babasının dini hassasiyeti, toplumdaki konumu da önemli rol oynar.

Bu sebepledir ki Meryem annemiz İsa Aleyhisselâmı babasız doğurup, bir beşik içerisinde kavminin huzuruna getirdiğinde, mucizeyi idrak edemeyen ve onun kötü bir işe bulaştığını zanneden kavmi ona şöyle demişti;

"Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi.

Annen de zina yapan birisi değildi.”

İyi bir evlat, yüce bir ruhun zaman ötesinden gelen duası da olabilir kimi zaman. Asırlar öncesinde yine İbrahim aleyhisselâm açar ellerini Rabb-i Rahim’ine ve

“Ey Rabbimiz! O zürriyetimizden Mekke’de kalanlar içerisinde senin ayetlerini üzerlerine sürekli okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek ve kendilerini tertemiz edecek içlerinden bir Rasûl gönder” der.

Asırlar sonra kâinatın sultanı zühur eder ve bu duaya işaret buyurarak; “Ben ceddim İbrahim’in duasıyım” buyurur.

MELEKLER İLİM TALEBELERİNİN AYAKLARININ ALTINA KANATLARINI SERERLER

Salâheti ve takvâsıyla kalbimizde yer eden Hacı Veyiszâde (Rahmetullahi aleyh) şöyle anlatır bir hatırasını:

Hafızlık yıllarımdı.

Her gün medreseye gider, dersimle meşgul olur, akşam eve gelirdim. O yıllarda dikkatimi çeken bir şey vardı:

Rahmetli vâlidem ben sabahleyin evden çıkıp medreseye gitmeden önce ayakkabılarımın altını temizlerdi.

Bir gün dayanamadım ve sebebini sordum. “Neden bunu yapıyorsun anne” dedim.

“Oğlum” dedi. “Hocadan dinlemiştim.

Önceki ve Sonraki Yazılar