1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. REHBER BİLGİLERİ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

REHBER BİLGİLERİ

A+A-

Hz. AYŞE’NİN GÖZYAŞI
Hazret-i Ebû Bekir (r.a)bütün mal ve mülkünü fisebilillah sadaka verip, bir hırka ile evinde otururken, bir kimse gelip, kapıyı çaldı. Hazret-i Ebû Bekir dışarı çıkıp, kapıda duran kimdir diye baktı.
– Ne istersin
– Yâ Ebâ Bekir! On iki bin akça borcum var. Bugün vermemin son  günü.  Muhakkak vermem lâzım. Şimdi, lütuf ve kerem edip, benim bu borcumu ödeyip, beni kurtar.
– Görmez misin beni, bütün malımı, giyeceklerimi Allahü teâlâ yoluna verdim. Hatta arkamdaki elbisemi de bir fakire verdim. Şimdi bir hırka giyip, oturuyorum. Mal ve giyecek kalmadı. Senin borcunu nereden ödeyeyim.
– Biliyorum ve işittim ki, sende mal kaldı. Senin fadlından ümit ederim ki, benim bu borcumu ödeyesin.
Hazret-i Ebû Bekirin yapacak bir şeyi kalmadı. Bir Yahudi’ye vardı. On iki bin akçe istedi.
– İnşâallahü teâlâ yarın öğleden sonra malını vereyim.
– Yâ Ebâ Bekir, yarınki gün malımı bulup vermez isen, ne olur.
– Eğer yarın öğleden sonra senin malını bulup, vermezsem, kendimi sana köle eyledim. Dilersen satıp, parasını al, istersen beni köle gibi kullanırsın.
Bu sözleşme üzerine o yahut çıkarıp, hazret-i Ebu Bekir’e on iki bin akçe verdi. Ebû Bekir-i Sıddık (r.a) da o akçeyi o borçlu fakire verip,
– Borcunu ver, dedi.
Kendisi, oturup, Allahü teâlâ hazretlerine tevekkül eyledi. Yarın vaktinde ödemeği va’d ettiğim, bu borcu ben nereden alıp, ödeyeceğim, diye düşündü. Hiçbir çare bulamadı. Varıp, o Yahudi’ye köle olayım diye kalbinden geçti. Bu şekilde düşünürken, hazret-i Ayşe’nin evine vardı. Selâm verip,
– Ya kızım Ayşe. Bilmiş ol ki, dün bir Yahudi’den on iki bin akçe alıp, bir fakirin borcunu ödedim. Bugün öğleden sonra, akçeleri ödemem lâzım. Akçeleri bulup, ödemezsem, kendi nefsimi o Yahudi’ye verdim. Şimdi vâcib oldu ki, kendimi o Yahudi’ye köle eyleyeyim. Yâ kızım, ahiret hakkını helal eyle. Sağ ve asan ol. Ben gidiyorum.
Hazret-i Ayşe’nin kalbi mahzun olup, ağladı. İkisi beraber ağladılar. Hazret-i Ebu Bekir kızının yanından ağlıya ağlıya çıktı, gitti.
Hazret-i Ayşe annemiz ağlarken, mübarek gözünden bir damla yaş indi. Yere düştü. Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretlerinin kudretinden bir nurani cevher halk oldu. Hazret-i Ayşe bu cevheri görüp, sevindi. Babasını çağırdı. Hazret-i Ebû Bekir dönüp geldi.

Önceki ve Sonraki Yazılar