Dursun Seyis

Dursun Seyis

Şeytanın Hilesi

A+A-

Size en yalın haliyle Hz. Mevlana’nın  anlatımıyla bir kıssa’dan hisse ile seslenmek istiyorum. Allah kimseyi şeytan ve insan kılıklı şeytanların  oyununa  düşürmesin.

Hazret-i Mevlânâ bir kıssa nakleder:

“Adamın biri her zaman «Allah!.. Allah!..» diye zikreder, bu zikirden ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı. Bir gün şeytan gelip;

«‒Ne diye durmadan ‘Allah!.. Allah!..’ deyip duruyorsun. Bunca zamandır ‘Allah!..’ demene karşılık bir kerecik olsun Allah sana;

‘Lebbeyk / buyur kulum, ne istiyorsun?’ dedi mi? Sende hiç utanma sıkılma yok mu? Daha ne kadar ‘Allah!..’ deyip duracaksın?» dedi.

Bunun üzerine Allâh’ın adını dilinden düşürmeyen adam utanıp sıkıldı (ümidini kaybetti) ve zikri bıraktı. Gönlü kırık bir hâlde yattı, uyudu.

Rüyasında Hızır -aleyhisselâm-’ı gördü. Hazret-i Hızır ona;

«‒Neden yaptığın güzel işi terk ettin, Allâh’ı zikretmeyi bıraktın?» diye sordu.

Adam;

«‒Yaptığım onca zikre karşılık verilmedi. Hak katından;

“Lebbeyk/buyur kulum!” sesi gelmedi. O’nun kapısından kovulmaktan korktum.» dedi.

Bunun üzerine Hızır -aleyhisselâm-, adama şu hikmetli karşılığı verdi:

«‒Ey Allâh’ın kulu! Senin ‘Allah!..’ demen, Allâh’ın; ‘Lebbeyk / buyur kulum!’ demesidir.

Allah, isminin zikrini herkese nasip eder mi?

Senin ‘Allah!..’ diyebilmen, Allâh’ın sana duyduğu sevginin işaretidir.»

Bunu duyan adam kalkıp istiğfarda bulundu ve tekrar Allâh’ı zikre devam etti.”

+++

Hiç kimse ben vefasızım demez.

Herkes, herkesten vefa bekler ama kim ne kadar vefalı, ne kadar vefasız  yaşayınca biliriz.

Vefa;

Dört harfli bir kelime olduğuna göre,   vefa’yı bakmayın her beden taşıyamaz.

+++ 

M.Akif Ersoy’da diyor ki;

Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini, kime iyilik yaptıysan,

Ondan koru kendini…

+++

Mutlu olmak mı istiyorsun?

Yap bi kahve iç.

Ama kahve fiyatına tabi ki ulaşırsanız.

Ya da Aç bi şarkı

Ve

Kocaman gülümse,

Tabi ki gülümseyebilecek haliniz kaldı ise.

Ve

Seni üzenlere yol ver.

Ülkede genel olarak bizi kim bıktırdı, kim üzüyor düşün.

Seni sevenlere de değer ver.

Ve

Unutma;

Hayat yaşamaya değer...

Tabi ki, bu dönemde yaşayabilirsek.

Hayattan fazla beklentiniz olmasın

Mutsuzluk doğurur.

Bi 'kahve içiyorsan,

Aslında en büyük bir mutluluk budur.

Nostalji ile avunuyoruz.

Bir kış düşlüyorum çocukluğumdan;

Dışarıda yağan kar,

Kuzine sobasının üzerinde kızarmakta olan ekmek, kokusu geliyor sanki burnuma…

Fırında patates, demlenmiş sıcak bir çay, mis gibi bir çorba…

Sıcacık, çıtır çıtır yanan sobanın  başında yapılan sohbetler…

Nerde kaldı o günler ?

+++

Dünya üç gündür.

Dün, bugün ve yarın.

Var mı itiraz eden ?

Dün geçti.

Yarının geleceği belli değil.

Öyle ise bugünü gönül huzuru içinde yaşayabilirseniz yaşayın ama, oda günümüzde çok zor.

Düşman sizi vuracağı yeri biliyorsa,

Dostunuzla dost olmuş demektir.

+++ 

Yazımı Karakoç’un dörtlüğü ile bitireyim.

Beden ölür, çürür, cana bakın siz.

Kim kiminle yürür, ona bakın siz.

Bırakın dönsün dönme dolaplar,

Haktan, hakikatten yana bakın siz.

Bir insan;

Bilmiyorsa ne istediğini,

Hem seni ziyan eder,

Hem de kendini.

+++ 

Kur’an-ı Kerimde  Al-i İmran suresi 4. Ayette  Rabbim buyuruyor ki:

Hüzne kapılmayın…

Çünkü Allah adildir. Kimsenin ahını, kimseye bırakmaz.

+++

Bu yazılarımı iyi okur, analiz ederseniz ne demek istediğimi bulursunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.