Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Yumurtacı

A+A-

Gerçek bir hikaye

Ona ;

-"Yumurtaları ne kadara satıyorsun?"

diye sordu."

Yaşlı adam cevap verdi,

-"Tanesi 1 lira hanımefendi" deyince,

-"5 liraya 8 yumurta alacağım, yoksa gideceğim. ' ' '

Yaşlı satıcı şöyle cevap verdi:

-"Gel istediğin fiyata al.

Belki de bu iyi bir başlangıç olur çünkü bugün tek bir yumurta bile satamadım"

Yumurtaları aldı ve kazandığını (!) hissederek çekip gitti.

Süslü arabasına bindi ve arkadaşıyla lüks bir restorana gitti.

Orada, o ve arkadaşı, istedikleri her şeyi sipariş ettiler.

Biraz yediler ve sipariş ettikleri birçok şeyi de yemeden bıraktılar.

Sonra hesabı istedi.

Fatura ona 150 TL'ye mal oldu.

200 TL verdi ve üstü kalsın dedi!

▪Mesele şu ki,

Neden her zaman muhtaç olanlardan satın aldığımız zaman güç bizde oluyor?

▪Ve neden biz ihtiyacı olmayan insanlara karşı cömert olduk?

Bir yerde okumuştum.

▪Babam, ihtiyacı olmasa bile yüksek fiyatlarla fakir insanlardan basit ürünler satın alırdı.

Bazen onlar için gereksiz şeyler alırdı fazladan para öderdi.

Bu rol beni endişelendirdi ve ona,

-"Neden böyle yapıyorsun.?" diye sormuştum

Babam şöyle cevap vermişti :

-" Bu, insanların onurunu kırmadan, yapılan yardımdır.

YOĞURTÇU

Bir zamanlar, havanın aşırı soğuk olduğu bir günde ,temiz kalpli bir zat dışarıyı seyrediyormuş. Yoğurtçunun sesini duyup, hanımına “kap getir yoğurt alayım” der. Hanım “yoğurt var. İhtiyacımız yok” deyince, Muhterem de “Bizim ihtiyacımız yok ama yoğurtçunun ihtiyacı var ki bu soğukta sokaktan üçüncü geçişi…” der…

Yaşamınızda; iyi insanlarla, kuldan  utanan, acıma hissi olan ve karşısındakinin yerine kendisini koyan kişilerle karşılaşmanız dileği ile...

9500851e-6876-4fc9-985c-abe456d37e88.jpg

+++ 

Mussolini  Türkiye'den Antalya'yı talep ediyordu. Rodos'a 40 bin asker yığmıştı. İtalyan sefiri Povli Atatürk ile görüşmek için Çankaya'ya geldi. Povli kendini beğenmiş ve küstahça tavırlar ile bir şey ima etmeye çalışıyordu. Konu İzmir'e geldi. Atatürk bu laf üzerine sakince ayağa kalkarak:

''Bana 10 dakika müsaade etmenizi rica ederim.'' diyerek yan odaya geçti.

10 dakika sonra büyük önder tepeden tırnağa mareşal üniformasını ve çizmelerini giymiş olarak elçinin yanına döndü ve:

''Buyurun, şimdi sizi dinliyorum.'' dedi. İtalyan büyük elçisi afallamış gözlerle sadece Atatürk'e bakıyordu. Atatürk, sefir'e

''Söyle o koca herife o 40 bin askerle Antalya'yı alamaz ama ben 4 bin askerle Roma'ya girerim.'' diye cevap verdi.

Hatay’ın anavatan topraklarına katılması da Atatürk’ün son döneminde  dahil edildi. Simdi  Suriye’nin başındakiler Antakya’yı tekrar alacağız demişler.

Atatürk yok ama, Türk ordusu, Türk Milleti var. Gel alda, boyunun ölçüsünü gör.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.