Bu konular ölümden sonra konuşulur demeyin! Konyalı avukat uyardı
Konya'da miras hukuku üzerine önemli değerlendirmelerde bulunan Avukat Merve Kahraman, miras paylaşımlarında yaşanan ve yıllarca süren davaların temelinde belirsizliklerin yattığını belirterek, sağlıklı bir vasiyetname hazırlamanın kritik yollarını anlattı.
Toplumda genellikle "ölümden sonra konuşulur" düşüncesiyle ertelenen vasiyetnameler, aslında aile huzurunu koruyan en stratejik hukuki araçların başında geliyor. Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde miras hükümlerini değerlendiren Konyalı Avukat Merve Kahraman, doğru usulle hazırlanmayan vasiyetnamelerin çözüm yerine yeni kaoslar yaratabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
VASİYETNAME BİR "SON SÖZ" DEĞİL, İRADE BEYANIDIR
Vasiyetnamenin sadece bir mal paylaşımı belgesi olmadığını vurgulayan Kahraman, bu belgenin hukuki mahiyetini şu sözlerle ifade etti:
"Vasiyetname, kişinin sağlığında sunduğu tek taraflı bir irade beyanıdır. Ölüm düşüncesiyle değil, sağlıklı bir iradeyle ilgilidir. Kişi bu yolla sadece mal bırakmaz; mirasçılar arasında paylaştırma yapabilir, belirli bir kişiye menfaat sağlayabilir veya terekedeki karmaşayı önlemek için 'tenfiz memuru' (vasiyeti yerine getirme görevlisi) atayabilir."
ŞEKİL ŞARTLARI: GEÇERLİLİĞİN TEMEL TAŞI
Vasiyetnamelerin mahkemelerce geçersiz sayılmaması için kanunda öngörülen şekil şartlarına eksiksiz uyulması gerekiyor. Avukat Kahraman, uygulamada en çok karşılaşılan riskleri şöyle özetledi:
El Yazılı Vasiyetnameler: Mirasbırakanın metnin başından sonuna kadar kendi el yazısını kullanması; gün, ay ve yıl olarak tam tarih atması ve bizzat imzalaması şarttır. Metindeki bir satırın dahi başkası tarafından yazılması, vasiyetnameyi bütünüyle geçersiz kılabilir.
Resmî Vasiyetname Avantajı: Noter veya sulh hukuk hâkimi huzurunda yapılan resmî vasiyetnameler, hem şekil güvenliği sağlar hem de ileride doğabilecek "baskı altında imza" iddialarına karşı en güçlü delil zeminini oluşturur.
"MAL BENİM, İSTEDİĞİME VERİRİM" ALGISI YANILTICI OLABİLİR
Mirasbırakanların en çok yanıldığı noktalardan biri olan "Saklı Pay" (Mahfuz Hisse) konusuna dikkat çeken Kahraman, "Kişi mal varlığı üzerinde tasarruf özgürlüğüne sahiptir ancak kanun; eş ve çocuklar gibi yakın mirasçıları korur. Saklı payları ihlal eden bir vasiyetname tamamen yok sayılmaz; fakat 'tenkis davası' ile hukuken küçültülür. Bu da mirasçıların vefatın ardından yine mahkemelik olması demektir," diyerek uyarıda bulundu.
MİRASIN "SARSILMAZ" OLMASI İÇİN 5 KRİTİK ADIM
Avukat Merve Kahraman, vasiyetnamenin mahkemelerde kağıt üzerinde kalmaması ve aile içinde huzuru koruması için şu 5 hayati tavsiyeyi paylaştı:
Resmî Şekil ve Sağlık Raporu ile Koruma Sağlayın: İleride çıkabilecek "akıl sağlığı yerinde değildi" iddialarını bertaraf etmek için, özellikle ileri yaşlarda noter huzurunda vasiyetname düzenlemek ve eş zamanlı sağlık raporu almak en güvenli yoldur.
Net İfadeler Kullanın: Belirsizlik, davanın davetiyesidir. "Evimi çocuklarıma bırakıyorum" gibi genel ifadeler yerine; taşınmazın ada, parsel ve tapu bilgilerini net bir şekilde belirtmek ihtilafları önler.
Saklı Pay Sınırına Dikkat Edin: Kanuni mirasçıların haklarını gözeterek planlama yapmak, vefat sonrası açılacak tenkis davalarının önüne geçer.
Karmaşık Dosyalar İçin Görevli Atayın: Şirket hisseleri veya çok sayıda gayrimenkulün bulunduğu durumlarda, süreci yönetecek profesyonel bir "tenfiz memuru" atamak aile içi kaosu engeller.
Vasiyetnamenizi Güncel Tutun: Hayat dinamiktir. Yeni kazanımlar veya değişen aile ilişkileri doğrultusunda vasiyetname güncellenmelidir. Yeni bir metin hazırlanırken, önceki vasiyetnamelerin iptal edildiği mutlaka açıkça belirtilmelidir.
MİRASÇILARA KAOS DEĞİL, DÜZEN BIRAKIN
Vasiyetnamenin aslında bir "hukuki risk yönetimi" olduğunu belirten Avukat Merve Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: "Doğru kurulmuş bir vasiyetname, mirasbırakanın vefatından sonra ailesine bırakabileceği en huzurlu mirastır. Unutulmamalıdır ki; vasiyetname mirası değil, ihtilafı yönetir."