Cam tavan parçalandı! Suriye ekonomisi için yeni dönem
TBBM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Danışmanı Dr. Makbule Yalın, 'Suriye için cam tavan kırılmış durumda' diyerek, ABD yaptırımlarının kaldırılmasıyla Suriye'nin sıfırdan bir ekonomik yeniden yapılanma sürecine girdiğini, ancak bu sürecin ciddi riskler ve belirsizlikler barındırdığını vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBBM) Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Danışmanı Dr. Makbule Yalın, ABD yaptırımlarının kaldırılmasıyla Suriye’nin sıfırdan bir ekonomik yeniden yapılanma sürecine girdiğini, ancak bu sürecin ciddi riskler ve belirsizlikler barındırdığını vurguladı.
Yalın, “ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’da Suriye Devlet Başkanı Ahmed al-Sharaa ile yaptığı tarihi görüşme ve ardından ABD’nin Suriye’ye yönelik tüm ekonomik yaptırımları kaldırdığını açıklaması, 46 yıllık izolasyonun ardından ülke ekonomisi için yeni bir sayfanın açıldığını gösterdi” ifadelerine yer verdi.
Dr. Makbule Yalın’a göre bu adım, Suriye’nin küresel piyasalara yeniden entegre olmasının önünü açarken, doğrudan yabancı yatırımların, ticaret yollarının ve uzun süredir askıda kalan yeniden inşa projelerinin canlanmasına zemin hazırlayabilir." dedi.
DOMİNO ETKİSİ VE DİPLOMATİK HAREKETLİLİK
ABD kararının ardından Avrupa Birliği’nin de benzer bir çizgiye yaklaşması ve Suriye heyetinin Türkiye’ye gerçekleştirdiği üst düzey ziyaretler, ekonomik normalleşmenin bölgesel bir sürece dönüştüğünü ortaya koydu. Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetimiyle yapılan görüşmelerin teknik ve somut iş birliğine odaklanması, Yalın’a göre umut verici bir gelişme. Ancak aynı dönemde Al-Sharaa’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde soykırım suçlamalarıyla gündeme gelmesi, bu iyimser tabloya gölge düşüren önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
YAPTIRIMLARIN MİRASI: EKONOMİK VE KURUMSAL ÇÖKÜŞ
Yalın, Suriye’ye yönelik yaptırımların 1979’da “terörü destekleyen ülke” tanımıyla başladığını, 2011 iç savaşı ve 2019 Sezar Yasası ile tarihin en kapsamlı yaptırım rejimlerinden birine dönüştüğünü hatırlatıyor.
Yalın, “Bu süreçte petrol ihracatının durma noktasına gelmesi, bankacılık sisteminin SWIFT’ten çıkarılması ve ticaret finansmanının çökmesi, ülkeyi derin bir ekonomik ve insani krize sürükledi. Uzun süreli yaptırımlar sadece makroekonomiyi değil, kamu kurumlarını da zayıflattı; kaçakçılık ve yasa dışı ekonomiler güç kazandı, Suriye İran ve Rusya gibi aktörlere daha bağımlı hale geldi” dedi.
TARTUS LİMANI ANLAŞMASI: İLK SOMUT ADIM
Yaptırımların hafifletilmesinin hemen ardından Dubai merkezli DP World ile Tartus Limanı’nın geliştirilmesi için imzalanan 800 milyon dolarlık mutabakat, yeni dönemin ilk somut göstergesi oldu. Makbule Yalın, bu yatırımın yalnızca bir liman modernizasyonu değil, aynı zamanda Suriye’nin ticaret ve lojistik ağlara yeniden bağlanmasının stratejik bir hamlesi olduğunu belirtiyor. Projenin başarıya ulaşması halinde, diğer Körfez sermayesi için de kapı aralanabileceği ifade ediliyor.
LİBERALLEŞME VE YENİ DENGELER
Yaptırımlar öncesinde günde 370-400 bin varil petrol üreten Suriye’nin, bugün çok daha sınırlı kapasiteye sahip olsa da enerji piyasalarına dönüşünün bölgesel ittifaklar açısından önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Yaptırımların gevşemesiyle diaspora sermayesi, Körfez şirketleri ve komşu ülkelerin lojistik sektörleri kazançlı çıkarken; savaş döneminde güçlenen karaborsa ve kaçakçılık ağlarının zayıflaması bekleniyor. Buna karşın, yerli KOBİ’lerin yabancı sermaye karşısında zorlanabileceği uyarısı yapılıyor.
NORMALLEŞME TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?
Dr. Makbule Yalın, yaptırımların kaldırılmasının kritik bir eşik olduğunu ancak tek başına ekonomik toparlanma getirmeyeceğini vurguluyor. Hukuki güvenlik, şeffaf ve yatırım dostu politikalar, iç barış ve dengeli dış ilişkiler sağlanamazsa, kısa vadeli bir canlanmanın ardından yeni bir istikrarsızlık dalgası yaşanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, doğrudan yabancı yatırımların jeopolitik mi yoksa piyasa temelli mi şekilleneceği, kurumsal reformların başarısı ve diaspora dönüşünün hızı, Suriye’nin uzun vadeli ekonomik kaderini belirleyecek başlıca değişkenler olarak öne çıkıyor.
“CAM TAVAN” KIRILMIŞ DURUMDA
Makbule Yalın değerlendirmesinde, “Suriye için “cam tavan” kırılmış durumda. Ancak ülkenin gerçekten ayağa kalkabilmesi, yalnızca yaptırımların kalkmasına değil; reform iradesine, siyasi istikrara ve güven veren bir ekonomik yönetişime bağlı olacak. Aksi halde, umut veren bu yeni dönem kalıcı bir dönüşüm yerine geçici bir rahatlama olarak kalabilir.” dedi.
Yazının tamamını aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz.





