Korumaz: Mimar sayısı ve öğrenci kontenjanları kontrolsüz şekilde artıyor

TMMOB Mimarlar Odası Konya Şubesi mesleğin sorunlarını dile getirmek ve basın mensupların 10 Ocak Gazeteciler gününü kutlamak için basın toplantısı düzenledi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Konya şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Armağan Güleç Korumaz, basın toplantısı düzenledi. Korumaz her geçen gün mimar sayısı ve öğrenci kontenjanlarının kontrolsüz şekilde arttığını ifade ederek " 1954’te 735 olan üye sayımız 2001 yılında 26 bin 702 iken 2019 yılı verilerine göre bu sayı 60 bin 245, 2020’de 71 binin üzerinde. Yeni açılan üniversite sayıları ve kontenjanlar işsizliği tetikliyor.” dedi.

 

Dr. Korumaz, Türkiye’nin ve sektörün içinde olduğu ekonomik daralma süreci yatırımcılar için ciddi olumsuz sonuçlara vardığını belirterek, “Ruhsat alım süreçleri kısalmalı, proje kontrol süreçleri hızlanmalı ve bürokrasideki evrak yükü azaltılmalıdır. Belediyelerde proje inceleme ve ruhsat alma süreçlerini uzamaktadır. Ülkemizin ve sektörün içinde olduğu ekonomik daralma göz önüne alınacak olursa bu süreç yatırımcılar için ciddi olumsuz sonuçlara varmaktadır. Sektörün hızlanması ve içinde bulunduğumuz daralmanın rahatlaması amacı ile ilgili resmi kurumlar bürokrasi yükünü azaltmalıdır. Proje kontrol süreçlerinde yerel yönetimlerimizdeki yorum ve görüş farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır. İmar yönetmelikler mimari tasarımları fazlasıyla kısıtlamaktadır. İmar yönetmeliklerinin tasarımı sınırlandırması neticesinde kentlerimizde tip, birbirine benzeyen projeler üretilmektedir. Mimarlık bulunduğu kente sunduğu nitelik ve mekânsal kalite ile katkı koymaktadır. Her kentin coğrafyası, topoğrafyası, kimliği farklıdır. Kente özgü, yere özgü imar yönetmelikleri geliştirilmeli, kent estetiği, kent kimliği ve mekânsal kalite öncelikli kriterler olmalıdır.” ifadelerini kaydetti.

“Mimarlık Meslek Yasası çıkmalıdır”
Mimarlık mesleğinin ve mimarın haklarının yasal güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Korumaz, “Kentin yeni yapılaşma alanları ve gelişim bölgelerine plancıların, mimarların, yatırımcıların, kamu ve özel sektörün de içinde bulunduğu bir komisyon yoluyla karar verilmelidir. Mimarlık Meslek Yasası çıkmalıdır. Mimarlık mesleğinin ve mimarın haklarının yasal güvence altına alınmalıdır. gerekmektedir. Bunun için Mimarlar Odası’nın, müelliflik ve telif haklarının yasal güvenceye ulaşması için, anlaşılır, yoruma yer bırakmayacak şekilde, içinde meslek odalarının ve diğer bileşenlerin de bulunacağı komisyonlar tarafından bir Meslek Yasası hazırlanmalı. Meslek yasası ile mesleğin tam tanımı yapılmalı, yetki ve sorumluluk alanları belirlenmeli, meslek etiği, meslek kurumu ve mesleki yargı düzenlenmelidir” diye konuştu.

“Kamu kurumlarında ve ücretli çalışan mimarlarımızın özlük hakları korunmalı”
Kamudaki tüm ücret artışları ve ek gösterge oranları emekliliğe de yansıyacak biçimde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Korumaz, “Kamu kurumlarında mimar istihdamı arttırılmalıdır. Kamu kurumlarında kadro görev tanımları, mesleki eğitime, uzmanlıklara, deneyim ve bilgi birikimine saygı temelinde düzenlenmelidir. Kamudaki tüm ücret artışları ve ek gösterge oranları emekliliğe de yansıyacak biçimde düzenlenmelidir. Kamu kurumlarında ve ücretli çalışan mimarlarımızın özlük hakları korunmalı, hak ettikleri ücretler verilmelidir. Bilgi, beceri ve yetkinliklerden oluşan mimarlık eğitimi, çevresel bağlamdan yalıtılmış şekilde gerçekleştirilemez, dolayısıyla eğitim de meslek gibi toplumla yakın ilişki içerisinde olmalıdır. Tüm kentlilerin eşit, sağlıklı, güvenlikli yaşama koşullarında nitelikli yaşam çevrelerinde yaşama hakkı vardır.  Salgın, afet ve kriz koşullarında başarılı iyileşme süreçleri için alınacak önlemlerin bilimsel ilkeler ve gerçeklerle, toplum yararı gözetilerek oluşturulması; afet ve risk yönetimi hakkında geliştirilecek politikaların bilim insanlarını, meslek odalarını, akademik kuruluşları ve ilgili uzmanlıkları dikkate alarak oluşturulması zorunludur. Bu nedenle denetimler sıkı kontroller altında düzenli hale gelmeli, cezalar ve yaptırımlar caydırıcı olmalıdır. Mimarlar Odası Konya Şubesi olarak, sahip olduğumuz mesleki uzmanlık ve taşıdığımız toplumsal sorumluluklarımız kapsamında, planlama ve mimarlık ilkelerine aykırı kentleşme süreçleri karşısında mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğimizi üyelerimiz ve değerli kamuoyuyla paylaşıyoruz.” İfadelerini kullandı.

Bakmadan Geçme