- Haberler
- Konya
- Engelli bireylerden Konya'da çarpıcı sözler: Sanal alemde yaşam alanı aramak da bir engeldir
Engelli bireylerden Konya'da çarpıcı sözler: Sanal alemde yaşam alanı aramak da bir engeldir
Dijitalleşme engelli bireyler için bir özgürlük alanı mı, yoksa yeni bir engel mi? Konya Sakatlar Derneği Başkanı Ahmet Mıhçı ve dernek üyeleri, Engelliler Haftası'na özel olarak dijital dünyanın engelli bireyler için ne ifade ettiğini değerlendirdi. Dernek başkanı ve üyeler, dijital dünyadan yararlansalar da, asıl önemli olanın gerçek hayat olduğunu vurguladı.
Dijitalleşme bugün neredeyse tüm vatandaşları etkilediği gibi engelli bireylerin yaşamını da etkiler hale geldi. Hayatın her alanına nüfuz eden dijitalleşmeyi kullanmamak artık imkânsız. Peki ya engelli bireyler? Dijital dünyanın birçok avantajı olduğu gibi dezavantajı da var. Bu dönüşüm engelliler için bir fırsat mı, yoksa yeni bir engel mi? Kimi engelliler teknoloji sayesinde evinden çalışıp para kazanıyor, kimileri dijital platformlarda ikinci sınıf muamele görüyor, kimileri ise gerçek hayat dışında her şey yalan gibi ifadelerle dijital dünyaya mesafeli duruyor. Dijital dünya engelli bireyler için ne ifade ediyor? Konya Sakatlar Derneği başkanı ve üyeleri anlattı.
“GENÇLER BİZLERE GÖRE TEKNOLOJİYİ ÇIĞ GİBİ KULLANIYOR”
Çok küçük yaşlarda Çocuk felci (Poliomyelit) geçiren ve 64 yaşında olan eski mali müşavir ve şu an Konya Sakatlar Derneği Başkanı olan Ahmet Mıhçı; Teknolojiyi kullanma ihtiyacının ve becerisinin yaşa göre değiştiğini belirtti. “Gençlerimiz teknolojiyi çığ gibi büyüyerek çok iyi kullanıyor. Ancak biz yaşlı nesil olarak zorlanıyoruz, çoğu uygulamayı kapatıp geçiyoruz” dedi.
Mıhçı Kamu kurumlarının web siteleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. “Belediyelerin sitelerinde engellilere yarayan bilgiler olduğu gibi yaramayanlar da var. Spor, açılış gibi sağlamlara yönelik haberler bizi ilgilendirmiyor” ifadelerini kullandı.
Mıhçı, görme engellilerin sesli telefonlarla teknolojiyi kullanabildiğini anlattı. “Devlet bir dönem sesli telefon dağıttı. Şimdi herkes kendisi alıyor, bu telefonlardan satılıyor.” dedi. İşitme engellilerin ise en büyük sorununun alt yazı sorunu olduğunu ifade etti. “Videolarda alt yazı yoksa işitme engelli bireyler durumu anlamıyor. Dudak okumaya yeteneklerini kullanmaya çalışıyorlar, ama bu her zaman işe yaramıyor Yine de Allah bir yandan alırken bizlere bir yandan da veriyor. Velhasıl videolarda alt yazı şart” dedi.
“ENGELLİLER TEKNOLOJİ SAYESİNDE UZAKTAN ÇALIŞABİLİYOR”
Mıhçı birçok engelli vatandaşın interneti kullanarak evden çalışabildiğini söyledi. “Oturduğu yerden ilaç firmalarının ürünlerinin satışını yapan, mama satışı yapan arkadaşlarımız var. Onlar dijital dünyada bayağı iyi performans gösteriyorlar” dedi.
Başkan Mıhçı aynı zamanda, Halk Eğitim Merkezi’nin dijital okuryazarlık alanında engelli bireylere eğitim verdiğini söyledi. Ancak eksikler olduğunu da dile getirdi. “Halk eğitim iş birliğiyle bilgisayar kursları, KPSS kursları açtırdık. Ama son bir yıldır düzenli yapılmıyor” dedi.
“SOSYAL MEDYADA BİZİ İKİNCİ SINIF VATANDAŞ GÖRÜYORLAR”
Marangozluk yaparken parmaklarını makineye kaptırıp kaybeden 74 yaşındaki Celal Acar özellikle sosyal medya’ya karşı mesafeli. İnternetin kendisine özgürlük alanı sunup sunmadığı hakkında konuşan Acar, “Bazen hoşuma gidiyor, bazen hoşuma gitmiyor. Uygunsuz şeyler oluyor, yalan haberler oluyor” cümlelerini kullandı.
Acar, sosyal medyada engellilere yönelik ayrımcı bir dil kullandıklarını ve bundan rahatsız olduğunu dile getirdi. “Vatandaş bizi hep ikinci sınıf görüyordu. Şimdi internette de aynı şeyi yapıyorlar” dedi.
Sosyal medyayla birlikte diğer platform ve uygulamalara karşı da mesafeli olmayı tercih eden Acar; “Fatura ödemelerimi internet üzerinden yapamıyorum, bankalarla sorun yaşadım. Talimat verdim, elektriğim kesildi, telefonlar kesildi. Aldatmacalar oluyor. Ben elden ödemeyi tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.
Acar, gerçek hayattaki arkadaşlıkların sanal dünyadaki arkadaşlıklardan daha önemli olduğunu belirtti. “Sosyal medyada iyi arkadaşlar da var ama doğru bir tanedir. Her kim olursa olsun bana yamuk yaparsa asla konuşmam, en iyisi gerçek hayat adı üstünde gerçek” dedi.
“ASIL OLAN HER ZAMAN GERÇEK HAYATTIR”
Çocuk felci geçiren 59 yaşındaki Erol Celep, internet ve sosyal medyayı bir yaşam alanı olarak kabul etmediğini ve etmeyeceğini net bir dille ifade etti.
Celep, “Sosyal medyayı bir yaşam alanı olarak görmek saçmalıktır bence. Sanal alemde yaşam alanı aramak da bir engeldir” dedi.
Celep kendisini hiçbir zaman dijital dünya’ya muhtaç hissetmediğini söyledi. Nadir de olsa en çok Facebook kullandığını söyledi. “Bana göre hayatın gerçekleri gerçek hayattadır. Sosyal medyada engellilik diye bir şey yok ki, istediğin gibi davranabilirsin, kimse sana bir şey diyemez ama gerçek hayatta öyle değil. İnsanların gerçek hayatın gerçeklerini öğrenmesi lazım. Asıl olan her zaman gerçek hayattır” dedi.
“ENGELLİ BIREYLERİ SOSYAL HAYATA KAZANDIRMAK BİZİM ESAS HEDEFİMİZ”
Mıhçı faturalarını internetten ödediğini, dijital dünyayı aktif kullandığını söyledi. Dürüstlük noktasında ise tereddütleri olduğunu ifade etti.
Ayrıca Başkan Mıhçı ; Dernek olarak belirli noktalarda dijital dünyadan yararlansalar da, yine engelli bireyler için sosyal hayatta yaptıkları faaliyetlerin sanal dünyadakinden daha önemli olduğunu belirtti. Sadece tekerlekli sandalye veya koltuk değneği yardımı yapmadıklarını, ayrıca engellilerin okuma yazma öğrenmesi, Kur’an kurslarına gitmesi, KPSS’ye hazırlanması için de çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Mıhçı, “Bir öğrenciye akülü araba verdik, annesine ‘ben okula gideceğim, öğretmen eve gelmesin’ demiş. Engelli bireyleri sosyal hayata kazandırmak bizim esas hedefimiz. Bak burada yazı tahtamız var, projeksiyonumuz var, öğretmen geliyor. Yani kim için ne gerekirse Ahmet başkan her zaman her yerde ama dürüstlük şart” dedi.



