Eyüp Can'ın ölümünde yeni rapor: 4 metrelik düşüş için dikkat çeken tespit
Mersin'in Anamur ilçesinde çalıştığı iş yerinde ölü bulunan Eyüp Can Güner'in olayıyla ilgili kritik bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Raporda, çocuğun tarif edilen pozisyonda ve belirtilen hızla düşmesinin, bedeninin üst bölümüne önden uygulanacak bir basınç sonucunda gerçekleşebileceği belirtildi.
Olay, 28 Temmuz 2025’te Anamur’un Saray Mahallesi’nde bulunan bir iş hanında meydana geldi. 12 yaşındaki Eyüp Can Güner, yaklaşık 4 metre yükseklikten düşmüş halde bulundu.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada yapılan incelemelerde, Eyüp Can’ın vücudunda kesici alet izlerine de rastlandı. Bunun üzerine çocuğun ölümünün nasıl gerçekleştiğine ilişkin farklı ihtimaller üzerinde duruldu.
Soruşturma kapsamında iş hanında ustabaşı olarak çalışan Necmettin U. tutuklandı ve hakkında dava açıldı. Sanık ise duruşmalarda Eyüp Can’a herhangi bir zarar vermediğini belirterek suçlamaları reddetti.
Aile yeni inceleme talep etti
Yargılama sürecinde Eyüp Can’ın ailesi ve avukatları, mevcut adli değerlendirmelerin olayın tüm yönlerini açıklamadığını belirterek dosyanın yeniden ve kapsamlı biçimde incelenmesini talep etti.
Özellikle çocuğun kıyafetlerinde bulunan yırtıklar, vücudundaki yaralanmalar, olay yerindeki bulgular, ayakkabıların bulunduğu konum ve kan izlerinin birlikte değerlendirilmesi istendi.
Anne Güllü Can da oğlunun ölümünün tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını talep etti.
Mahkeme fiziksel koşulların incelenmesine karar verdi
Dosyada ortaya çıkan tartışmalar üzerine mahkeme, olayın yalnızca tıbbi bulgular üzerinden değil, olay yeri ve fiziksel koşullar açısından da değerlendirilmesini istedi.
Haziran 2026’da görülen duruşmada dosya, Eyüp Can’ın bulunduğu noktadan herhangi bir dış müdahale olmadan düşüp düşemeyeceğinin belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi kuruluna gönderildi.
Hazırlanan yeni bilirkişi raporu, bugünkü duruşma öncesinde dava dosyasına girdi.
“Tıkırtı” sesi de raporda değerlendirildi
Bilirkişi raporunun 9’uncu maddesinde, sanık Necmettin U.’nun olay sırasında Eyüp Can’ı aradığı sırada bir “tıkırtı” sesi duyduğu yönündeki beyanına da yer verildi.
Raporda, yaklaşık 50 kilogram ağırlığındaki bir kişinin 4 metre yükseklikten beton zemine düşmesi halinde ortaya çıkacak sesin “tıkırtı” seviyesinde olmasının beklenmediği belirtildi. Böyle bir düşüşün daha yüksek şiddette bir ses oluşturmasının öngörüldüğü kaydedildi.
Bu değerlendirme, sanığın olay anına ilişkin anlatımının fiziksel koşullar bakımından da incelenmesi gerektiğine işaret etti.
Raporda “önden basınç” değerlendirmesi
Yeni bilirkişi raporunun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 10’uncu maddede yer aldı.
Bilirkişi kurulunun değerlendirmesine göre Eyüp Can Güner’in, iş merkezinin zemin üstü giriş katından yaklaşık 4 metre yükseklikten, sırtı bina iç tarafına dönük şekilde ve saniyede 2,8 metre ilk hızla düşmesinin, bedeninin üst bölümüne önden uygulanacak bir basınçla gerçekleşebileceği belirtildi.
Raporda şu değerlendirme yer aldı:
“Eyüp Can Güner’in iş merkezinin zemin üstü giriş katından 4 metre yükseklikten sırtı bina iç tarafına dönük 2.8 m/sn ilk hızla düşmesinin ancak bedenin üst tarafına önden alacağı basınç ile olabileceği değerlendirilmiştir.”
Rapordaki bu ifade, bilirkişi kurulunun tarif edilen düşüş biçiminin gerçekleşmesi için çocuğun bedeninin üst bölümüne önden bir fiziksel etki uygulanmış olabileceği yönündeki değerlendirmesini ortaya koyuyor.
Anne Güllü Can: “İtilip atıldığı ispatlandı”
Yeni bilirkişi raporunun ardından açıklama yapan Eyüp Can’ın annesi Güllü Can, oğlunun ölümünün kaza veya ihmalle açıklanamayacağını savundu.
Can, oğlunun sanık tarafından itilerek atıldığını düşündüğünü belirterek, mahkemeden savcılık, adli tıp, adli tespit ve olay yeri inceleme raporlarının değerlendirilmesini istediklerini söyledi.
Anne Can, yeni raporla birlikte Eyüp Can’ın “basınçla itilip atıldığı” yönündeki değerlendirmenin ortaya çıktığını savunarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
