Kadın cinayetlerinde alarm: 'Sorun yasa değil, uygulama'
Avukat Türkan Kara, kadın cinayetlerindeki artışta temel sorunun yasal düzenlemelerden çok koruyucu tedbirlerin etkin uygulanmaması olduğunu belirterek, uzaklaştırma kararlarının ihlali, yargı süreçlerindeki gecikmeler ve bazı indirim uygulamalarının 'cezasızlık algısı' yarattığına dikkat çekti.
Son dönemde artış gösteren kadın cinayetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Türkan Kara, sorunun yalnızca yasal düzenlemelerle açıklanamayacağını belirterek, koruyucu mekanizmaların etkin uygulanmasındaki eksikliklere dikkat çekti. Kara, kadın cinayetlerinin artışında tek bir neden bulunmadığını ifade ederek, “Şiddet tehdidi altındaki kadınlar hakkında verilen uzaklaştırma kararlarının ihlali durumunda yeterince hızlı müdahale edilememesi, risk değerlendirmelerinin eksik yapılması ve bazı vakalarda şikâyetlerin ciddiyetle ele alınmaması can kayıplarına yol açabilmektedir.” dedi.
MEVCUT KURALLARIN UYGULANMASINDA EKSİKLİK Mİ VAR?
Türk Ceza Kanunu’nda kasten öldürme suçunun ağır yaptırımlarla düzenlendiğini hatırlatan Kara, tartışmanın ceza miktarından çok uygulamaya odaklandığını belirtti. Avukat Kara, “Bazı davalarda uygulanan indirimler toplumda cezasızlık algısı oluşturabilmekte ve caydırıcılığı zayıflatabilmektedir.” ifadelerini kullandı. İyi hal ve haksız tahrik indirimlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Kara, bu kurumların genel ceza hukuku kapsamında yer aldığını ancak kadın cinayeti davalarında yoğun şekilde tartışıldığını belirterek, “Bazı durumlarda mağdurun yaşam tarzı veya kişisel tercihleri üzerinden dolaylı gerekçeler üretilerek indirim yapılabildiği yönünde eleştiriler bulunmaktadır.” dedi.
Mevzuat tartışmalarına da değinen Kara, temel sorunun çoğu zaman yasal eksiklik değil uygulama olduğunu vurgulayarak, “Sorun yalnızca yasal düzenleme eksikliği değil, mevcut kuralların eksiksiz uygulanamamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
ÖZEL EĞİTİME İŞARET ETTİ!
Türkan Kara, koruyucu tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, kolluk ve yargı mensuplarına yönelik eğitimlerin önemine işaret etti ve “Kolluk kuvvetleri, savcılar ve hakimlerin toplumsal cinsiyet temelli şiddet konusunda özel eğitimlerden geçirilmesi gerekmektedir.” dedi.
“KADINLAR HAKLARINI KULLANMAKTA ZORLUK ÇEKİYOR”
Şiddete maruz kalan kadınların başvuru mekanizmalarının bulunduğunu hatırlatan Kara, “Türkiye’de kadınlar polis merkezlerine, jandarmaya, Cumhuriyet savcılıklarına, aile mahkemelerine ve ŞÖNİM’lere başvurabilmektedir.” ifadelerini kullandı. Ancak uygulamada çeşitli engeller olduğunu belirterek, “Ekonomik bağımlılık, korku, aile baskısı, bilgi eksikliği ve süreçlerin yavaş işlemesi nedeniyle kadınlar haklarını kullanmakta zorlanabilmektedir.” diye konuştu.
“AİLELERİN ADALETE ERİŞİMİNİ ZORLAŞTIRMAKTADIR”
Sosyal medyanın etkisine de değinen Türkan Kara, doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını ancak risk oluşturabileceğini belirterek, “Kadın düşmanlığını normalleştiren ve şiddeti meşrulaştıran içerikler toplumsal algıyı olumsuz etkileyebilmektedir.” dedi. Cinayet davalarında mağdur yakınlarının yaşadığı zorluklara dikkat çeken Kara, “Uzun yargılama süreçleri, maddi yükler ve psikolojik yıpranma ailelerin adalete erişimini zorlaştırmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Kadınların güvenliğinin çok boyutlu politikalarla sağlanabileceğini vurgulayan Kara, “Koruyucu tedbirlerin etkin uygulanması, hızlı müdahale, eğitim ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir.” diyerek, sözlerini noktaladı.


