Konya'da eğitim tarihine damga vuran bir isim: Süleyman Acar
Disiplini ve başarı odaklı yönetimiyle Konya Lisesi'ni Türkiye'nin saygın eğitim kurumları arasına taşıyan eğitimci Süleyman Acar, ardında kalıcı bir eğitim mirası bıraktı.
Türk eğitim hayatında iz bırakan isimlerden biri olan Süleyman Acar, Isparta’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde tamamlayan Acar, lise eğitimini İstanbul’un köklü okullarından Vefa Lisesi’nde aldı. Ardından İstanbul Darülmuallimini Fen Bölümü’nden mezun olarak meslek hayatına güçlü bir akademik altyapıyla adım attı.
BAŞARILARLA GEÇEN BİR KARİYER
1919 yılında Sivas Lisesi’nde matematik öğretmeni olarak göreve başlayan Süleyman Acar, kısa sürede idarecilik alanında da kendini gösterdi. 1921’de Sivas Sultanisi’nde müdür yardımcılığı görevine getirildi. 1924 yılında ise Konya Lisesi’ne ikinci müdür ve matematik öğretmeni olarak atandı. Daha sonra bir süre Kastamonu Lisesi’nde müdürlük yaptı.
1 Eylül 1929 tarihinde Konya Lisesi Müdürlüğü görevine getirilen Acar, bu görevini 1931 yılına kadar sürdürdü. 1931–1932 eğitim-öğretim yılında görevini devretmiş olsa da aynı yıl yeniden Konya Lisesi Müdürlüğüne atanarak 1942’ye kadar bu görevi aralıksız yürüttü.
KONYA LİSESİ’Nİ ÖN PLANA ÇIKARDI!
Görev süresi boyunca disiplini, eğitim anlayışı ve idari başarısıyla tanınan Süleyman Acar, Konya Lisesi’nin Türkiye çapında saygın bir eğitim kurumu hâline gelmesinde önemli rol oynadı. Kültür Bakanlığı tarafından 1934 ve 1937 yıllarında Avrupa’ya yüksek öğrenim için gönderilecek öğrencileri belirlemek amacıyla düzenlenen sınavlarda Konya Lisesi mezunlarının dikkat çeken başarısı, bu dönemin en somut göstergelerinden biri oldu. Seçilen öğrencilerin önemli bir kısmının Konya Lisesi’nden çıkması, okulun akademik seviyesini gözler önüne serdi.
Sağlık sorunları nedeniyle kendi isteğiyle 17 Eylül 1943’te İstanbul Pertevniyal Lisesi’ne matematik öğretmeni olarak atanan Acar, daha sonra Vefa Lisesi’nde görev yaptı. Süleyman Acar, 1956 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti.
Vefatının ardından öğrencileri onu unutmadı. Ölümünden on yıl sonra Konya Lisesi bahçesine büstü dikildi. 1967 yılında ise bu büst, mermer bir kaide üzerine yerleştirildi.
