- Haberler
- Konya
- Konya'da köpeklerin parçalayarak öldürdüğü Rana bebek olayında yeni gelişme: 2 kişi hakkında ceza istendi!
Konya'da köpeklerin parçalayarak öldürdüğü Rana bebek olayında yeni gelişme: 2 kişi hakkında ceza istendi!
Konya'da sokak köpeklerinin saldırısı sonucu yaşamını yitiren 2 yaşındaki Rana El Selci'nin ölümüyle ilgili soruşturmada iki kamu görevlisi hakkında iddianame düzenlendi. Savcılık, belediye görevlilerinin 'görevi kötüye kullanma' suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
Konya’nın Karatay ilçesinde 7 Mart 2025’te 2 yaşındaki Rana El Selci’nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan köpek saldırısına ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla bağlantılı olarak iki kamu görevlisi hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla iddianame hazırlayarak mahkemeye gönderdi. İddianame henüz kabul edilmediği için görevliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
RANA, 7 MART 2025’TE KÖPEK SALDIRISINDA HAYATINI KAYBETTİ
Olay, 7 Mart 2025 tarihinde Konya’nın Karatay ilçesine bağlı Başak Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesiyle birlikte misafirlikte bulunan 2 yaşındaki Rana El Selci, evin bahçesinden yaklaşık 180 metre uzaklaştığı sırada sokak köpeklerinin saldırısına uğradı.
Ağır yaralanan küçük çocuk, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından başlatılan adli soruşturmada, saldırının nasıl gerçekleştiği ve ölümdeki etkenlerin belirlenmesi için inceleme yapıldı.
ADLİ TIP RAPORUNDA ÖLÜM NEDENİ AÇIKLANDI
Soruşturma dosyasına giren Adli Tıp Kurumu raporlarında, Rana’nın vücudundaki yaralanmaların köpek saldırısı ve ısırıklarıyla uyumlu olduğu tespit edildi. Genital bölgesinde belirlenen lezyonların da köpek ısırıklarıyla uyum gösterdiği, cinsel istismarı düşündürecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı bildirildi.
Adli Tıp değerlendirmesinde, Rana’nın ölümünün köpek saldırısı ve ısırıklarıyla meydana gelmesi mümkün olan kafa kemiği, boyun omurları ve kaburga kırıkları, boyun omurilik yaralanması, büyük damar ve iç organ yaralanmalarına bağlı iç ve dış kanama sonucunda gerçekleştiği belirtildi.
21 AĞUSTOS 2025’TE SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEDİ
Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında, Karatay Belediyesi Veteriner İşleri Müdür Vekili U.E. ile Konya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi Şube Müdürü A.S. hakkında soruşturma izni talep edildi.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan ön inceleme raporunun ardından Konya Valiliği, 21 Ağustos 2025 tarihinde iki kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verdi.
Bu karara, Rana’nın ailesinin avukatı Hasan Yılmaz ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. İtirazların ardından dosya Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından incelendi.
7 OCAK 2026’DA SORUŞTURMA İZNİ ÇIKTI
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, 7 Ocak 2026 tarihinde yapılan itirazları kabul ederek ilgili kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesine hükmetti.
Bu kararla birlikte iki belediye görevlisinin görev ve sorumluluklarının ceza soruşturması kapsamında incelenmesinin önü açıldı. Soruşturma kapsamında belediyelerin sokak köpekleriyle ilgili yürüttüğü çalışmalar ve ihbarlara verdikleri yanıtlar da mercek altına alındı.
BELEDİYELERİN İHBAR VE MÜDAHALE KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ
Soruşturma sırasında Karatay Belediyesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nden başıboş köpeklerle ilgili yapılan ihbarlar, bu ihbarlara yönelik müdahaleler, düzenlenen tutanaklar ve gerçekleştirilen işlemler istendi. Ayrıca iki belediye arasında hayvanların toplanması ve bakımına ilişkin yapılan protokol de dosyaya dahil edildi.
Savcılık, elde edilen kayıtlar ve belgeler üzerinden belediyelerin hizmetlerini değerlendirdi. İddianamede, idari hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi şeklindeki hizmet kusuruna ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili kamu görevlilerinin sokak köpeklerinin toplanması ve muhafaza altına alınmasına yönelik görevlerini yerine getirmelerinde ihmaller bulunduğu kanaatine vardı.
SAVCILIK, “TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMA” SUÇUNDAN İŞLEM YAPMADI
Hazırlanan iddianamede suçun hukuki niteliğine ilişkin değerlendirme de yer aldı. Savcılık, kamu görevlilerinin ihmali davranışları ile Rana El Selci’nin ölümü arasında doğrudan nedensellik bağı kurulamadığını belirtti.
Bu nedenle görevlilerin eylemlerinin “taksirle ölüme neden olma” suçunu oluşturmadığı değerlendirilirken, görevleri kapsamında sokak köpeklerinin toplanması ve muhafaza altına alınması konusundaki ihmallerinin Türk Ceza Kanunu’nun 257/2. maddesinde düzenlenen “görevi kötüye kullanma” suçu kapsamında ele alınması gerektiği ifade edildi.
Savcılık, iki kamu görevlisinin bu suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.
RANA’NIN ANNESİ HAKKINDA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI
Soruşturma kapsamında Rana’nın annesi Meymune El-Selci hakkında da “taksirle ölüme neden olma” suçlaması yönünden inceleme yapıldı.
Dosyada bulunan bilirkişi değerlendirmesinde annenin bakım ve gözetim yükümlülüğü açısından taksir düzeyinde kusurunun bulunduğu belirtildi. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığı, annenin hukuki durumunu Türk Ceza Kanunu’nun 22/6. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık hükmü ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171/1. maddesi çerçevesinde değerlendirdi.
Savcılık, annenin kendi çocuğunu kaybetmesi nedeniyle ağır bir mağduriyet yaşadığı ve ayrıca ceza verilmesinin gereksiz olacağı yönündeki hukuki değerlendirmeyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
İDDİANAME 21 EYLÜL 2026’DA MAHKEMEYE GÖNDERİLDİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Eylül 2026 tarihinde iki kamu görevlisi hakkında hazırladığı iddianameyi Konya Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Dosya, mahkemenin iddianameyi kabul edip etmeyeceğine ilişkin değerlendirme aşamasında bulunuyor. İddianamenin kabul edilmesi halinde kamu görevlileri hakkında yargılama süreci başlayacak ve sorumlulukları mahkeme tarafından değerlendirilecek.
Bu aşamada iki görevli hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
AVUKAT HASAN YILMAZ: “RANA İÇİN ADALET TALEBİMİZ DEVAM EDECEK”
Rana El Selci ailesinin avukatı Hasan Yılmaz, soruşturmanın önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, hem aile hem de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazlar sonucunda kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini hatırlattı.
İddianamenin düzenlenmesine ilişkin değerlendirmesinde Yılmaz, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını ve bundan sonraki hukuki değerlendirmenin mahkeme tarafından yapılacağını vurguladı.
Yılmaz, ailenin talebinin olayla ilgili tüm sorumlulukların hukuk çerçevesinde ve bütün yönleriyle araştırılması olduğunu ifade ederek, herhangi bir kişinin peşinen suçlu ilan edilmesini değil, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini ve olayın aydınlatılmasını istediklerini söyledi.

