- Haberler
- Konya
- Konya helvasının şiirlere konu olduğunu biliyor muydunuz? İşte asırlık lezzetin bilinmeyen hikayesi
Konya helvasının şiirlere konu olduğunu biliyor muydunuz? İşte asırlık lezzetin bilinmeyen hikayesi
Konya denince akla ilk gelenlerden biri olan helva, yüzyıllardır değişmeyen ustalığıyla sofralarda yer alıyor. Dövülerek yapılan, tahini bol bu özel tat, Konya'nın en iddialı lezzetlerinden biri.
Konya mutfağı denildiğinde akla ilk gelen lezzetlerden biri hiç şüphesiz helvadır. Fırın kebabı, etli ekmek ve höşmerim gibi şehirle özdeşleşen tatlar nasıl Konya’nın simgesi haline geldiyse, helva da yüzyıllardır bu toprakların en köklü lezzetlerinden biri olmuştur. En nefis örnekleri Konyalı ustaların elinden çıkan helva, sadece bir tatlı değil, aynı zamanda bir kültür mirasıdır.
KONYA SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ
Arapça “hulv” kökünden türeyen helva kelimesi, tarih boyunca Konya sofralarında özel bir yere sahip olmuştur. Çöğenli şeker helvasından unlu pekmez helvasına kadar pek çok çeşidi yapılan bu tatlının en meşhuru ise “çarşı helvası”dır.
Çarşı helvası, bakır kazanlarda tahin ve çöğen suyundan elde edilen köpükle hazırlanır. Özel küreklerle karıştırılan karışım, ustaların el emeğiyle yoğrularak kıvamına getirilir. Tahinin yoğun olması makbul sayılır. Helva adeta dövülerek hazırlanır; bu yönüyle Konya’da “helvayı döve döve yedirmek” sözü dilden dile aktarılmıştır.
SEYYAHLARIN DİLİNDEN KONYA HELVASI
Konya’yı ziyaret eden pek çok seyyah, şehrin nimetlerini anlatırken helvadan mutlaka söz etmiştir. 14. yüzyılda Konya’ya gelen İbn Battuta, eserinde helva satan seyyar satıcılardan ve bu lezzetin şehirdeki yaygınlığından bahseder. Helvanın yalnız dükkânlarda değil, başında tabla taşıyan satıcılar tarafından da parça parça satıldığı anlaşılmaktadır.
yüzyılda Konya’ya gelen Evliya Çelebi de şehrin helvasını övgüyle anlatır. Helva çeşitlerinin meşhurluğundan söz eden Çelebi, Konya’da özel bir helvacılar çarşısı bulunduğunu kaydeder. Bu çarşının Türbe civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Helvacı Hacı Rasih Ağa (1864-1934) (N. Bülbül)
ŞİİRLERDE, TÜRKÜLERDE YAŞAYAN TAT
Konya helvası yalnızca sofralarda değil, şiirlerde ve türkülerde de yer bulmuştur. Divan şairlerinden halk ozanlarına kadar birçok isim, Konya helvasını öven mısralar kaleme almıştır. Helva, hem bereketin hem de paylaşmanın simgesi olarak anılmıştır.
Halk arasında söylenen manilerde ve türkülerde de helva, sevgi ve muhabbetle birlikte anılmış; Konya’nın tatlı hafızasında kendine sağlam bir yer edinmiştir.
Konya Beylerbeyi Mümin Paşa, “Konya’nın” redifli bir kasidesinde, Konya’yı methederek şöyle diyor:
Nice şirin olmasın, şi’rin edalı dilberin
Şöhretin helva ile bulmuş gıdası Konya’nın
Helvacı Tahir Efendi (1874-1956)
HELVALI GELENEKLER VE SOHBETLER
Eskiden Konya’da helva sadece bir tatlı değil, sosyal hayatın da parçasıydı. Çamaşır yıkanan günün akşamında evin reisi helva alıp eve getirir, bu küçük jest aile içindeki huzurun simgesi olurdu. Kış gecelerinde düzenlenen helva sohbetleri ise komşuluk bağlarını güçlendiren özel buluşmalardı.
Helvacı dükkânları genellikle iki katlı olur, alt katlarda üretim yapılırken üst katlarda müşterilere kalaylı bakır tabaklarda helva ikram edilirdi. Helvacıların piri olarak kabul edilen Hasan-ı Basri’nin adı, dükkân duvarlarını süsleyen levhalarda yer alırdı.
USTALARDAN FABRİKALARA UZANAN YOLCULUK
Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet yıllarına kadar Konya’da birçok ünlü helvacı yetişmiştir. Akşehir, Karaman, Eğirdir ve çevre bölgelerden gelen ustalar bu geleneği sürdürmüş, helvacılık şehirde önemli bir meslek haline gelmiştir.
Günümüzde ise helva üretimi büyük ölçüde sanayileşmiş, modern tesislerde yapılmaya başlanmıştır. Hatta yurtdışına ihracat da yapılmaktadır. Ancak değişen damak zevki, çikolata ve farklı tatlı türlerinin yaygınlaşması, helvanın eski ihtişamını bir miktar gölgelemiştir.