Konya'nın asırlık sırları bu odada saklanıyor!
Konya'da yer alan Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, asırlardır saklanan tarihi eserleriyle gözler önüne çıkıyor. Kütüphane, Selçuklu'dan Osmanlı'ya uzanan nadir yazmaları ve el yazmalarını araştırmacıların kullanımına sunuyor.
Konya'nın merkez Meram ilçesinde bağlı Abdulaziz Mahallesi’nde Yavuz Sultan Selim Caddesi üzerinde yer alan Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, 20 Temmuz 1984 tarihinde Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü olarak hizmete açıldı. 2010 yılında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı Yazma Eserler Başkanlığı’na bağlı Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi haline gelerek, ülkemizin en değerli yazma eserlerini bir araya getiren merkezlerden biri oldu. Konya Yusuf Ağa, Kayseri Raşit Efendi, Diyarbakır Ziya Gökalp ve Manisa Yazma Eser Kütüphaneleri de bu müdürlüğe bağlanarak merkezi bir yapı oluşturuldu.
101 FARKLI NADİR ESER KAZANDIRILDI
Kütüphanenin temel amacı, Türkiye genelindeki yazma eserleri toplamak, bakım ve onarımlarını yapmak ve araştırmacıların erişimine sunmaktır. 2 bin 800 metre karelik üç katlı alanda çok amaçlı salonlar, çalışma odaları, CD arşiv odası ve yazmaların korunduğu özel çelik kasalar ile matbu eser depoları bulunuyor. Bugüne kadar 101 farklı nadir eser koleksiyonu kütüphaneye kazandırıldı.
DÜNYANIN EN DEĞERLİ YAZMA KOLEKSİYONLARI KONYA’DA
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, Osmanlı Türkçesi, Arapça, Farsça, Ermenice, Süryanice ve Çağatayca gibi 7 dildeki eserleriyle, Türk ve İslam kültürünün en değerli miraslarını araştırmacıların hizmetine sunuyor. Süleymaniye’den sonra Türkiye’nin en büyük yazma eser kütüphanesi olarak kabul edilen bu merkez, özellikle tıp yazmaları açısından dünyanın en zengin koleksiyonuna sahip. İbn-i Sina’dan İmam Gazali’ye, Şeyh Sadreddin Konevi’den Hz. Mevlânâ’ya kadar birçok büyük âlimin eserleri burada korunuyor. Ayrıca Bektaşilikle ilgili el yazmaları ve ünlü hattatların nadir eserleri de kütüphanenin değerli koleksiyonları arasında yer alıyor.
SELÇUKLU DÖNEMİNİN GÜVENLİK VE KORUMA SİSTEMLERİ
Kütüphane, Selçuklu dönemine ait 30 bin yazma eseri özel şifreli çelik kapılı ve dört kat yalıtımlı bölümlerinde muhafaza ediyor. Hırsızlık, yangın ve diğer olası risklere karşı çok sayıda güvenlik kamerasıyla izlenen bu bölümde, kapı üç farklı yetkilinin aynı anda onayıyla açılabiliyor.
30 YILDIR ONARIM YAPILIYOR
Aynı zamanda bir şifa merkezi görevi de gören kütüphanede, 30 yıldır eserlerin onarımı gerçekleştiriliyor. Yılda yaklaşık 300 el yazması veya matbu eser ve binlerce belge, cilt ve onarım atölyesinde titizlikle elden geçirilerek gelecek nesillere aktarılıyor. Türkistan, Ortadoğu ve Balkan ülkelerinden gelen kütüphane görevlileri de burada onarım, bakım ve dijitalleştirme konularında uygulamalı eğitim alabiliyor.
DİJİTAL DÖNÜŞÜMLE GELECEĞE AKTARILIYOR
Bugüne kadar 140 bin civarında eser dijital ortama aktarılırken, büyük bölümü Selçuklu dönemine ait 30 bin el yazması araştırmacıların erişimine sunulmuş durumda. Konya Meram’da adeta tarihin kalbinin attığı bu kütüphane, hem yerli hem yabancı araştırmacılar için eşsiz bir bilgi ve kültür merkezi olarak hizmet veriyor.