• Haberler
  • Konya
  • Konya sokaklarında onu görmeyen yoktu! Atı yolu, Hayk hesabı biliyordu

Konya sokaklarında onu görmeyen yoktu! Atı yolu, Hayk hesabı biliyordu

Konya'nın unutulmayan simalarından 'Ekmekçi Hayk'ın hayatı, ekmek arabasıyla sokak sokak dolaştığı yıllardan kazada yaşadığı büyük kayba ve ölümünden kısa süre önce Müslüman oluşuna uzanan dikkat çekici hikâyesiyle şehir hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Konya’nın geçmişinde yalnızca tarihi yapılar ve önemli isimler değil, günlük hayatın içinde yer eden renkli karakterler de iz bıraktı. Bu isimlerden biri de 1910-1982 yılları arasında yaşayan ve “Ekmekçi Hayk” lakabıyla tanınan Hayk Buğdaycıgil oldu. Hayatı hakkında ayrıntılı bilgi bulunmayan Hayk, ekmek sattığı arabası, hafızası, atıyla kurduğu sıra dışı bağ ve farklı inançlara gösterdiği saygıyla Konya’nın unutulmayan simaları arasında yer aldı.

FENNI FIRIN’DA BAŞLAYAN HİKÂYE

Hayk’ın yaşamına ilişkin bilgiler büyük ölçüde tanıklıklara ve şehir efsanelerine dayanıyor. Yaşadığı dönemde hanımından başka bilinen bir yakını bulunmayan Hayk’ın ailesi hakkında da ayrıntılı bilgi mevcut değil. Bir rivayete göre Halep’te petrolcülük yapan ve oldukça varlıklı olan kardeşleri, Hayk’ı yanlarına götürmek istedi. Ancak Konya’dan ayrılmaya dayanamayan Hayk, yolun yarısından geri döndü. Bu anlatı, onun Konya doğumlu olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.

Hayk’ın “Ekmekçi Hayk” olarak tanınmasında ise Fenni Fırın’ın önemli bir yeri bulunuyor. 1940’lı yıllarda Ağazadeler’den Ata Koçbeker’in Fenni Fırın’ı kiralamasıyla Hayk’ın da fırınla yolu kesişti.

O yıllarda nüfusu yaklaşık 30-40 bin olan Konya’da bakkal sayısının az olması nedeniyle fırında üretilen ekmeğin önemli bir bölümü doğrudan fırında satılıyordu. Ekmeğin bir kısmı ise at arabalarıyla mahalle mahalle dolaşan satıcılar aracılığıyla vatandaşların evlerine ulaştırılıyordu. Bu satıcılardan biri de Hayk’tı.

Konya sokaklarında onu görmeyen yoktu! Atı yolu, Hayk hesabı biliyordu

EKMEK HESABINI KÂĞIT KALEM OLMADAN TUTUYORDU

Atı ve arabası kendisine ait olan Hayk, sattığı ekmeklerden kâr payı alıyordu. Özellikle veresiye satışlarda gösterdiği hafıza ise onu diğer satıcılardan ayırıyordu.

Hayk, aylık veresiye sattığı ekmeklerin hiçbir yazılı kaydını tutmuyordu. Buna rağmen her bir abonenin bir ay boyunca kaç ekmek aldığını, günlük adetleriyle birlikte aklında tutuyordu. İlk zamanlarda Ata Koçbeker bu hesaba inanmasa da Hayk’ın yaptığı hesapların hiçbir zaman açık vermediği anlatılıyor.

Hayk’ın ekmek arabası da en az kendisi kadar Konya’nın hafızasında yer etti. Arabayı çeken atın, Hayk’ın herhangi bir komutuna ihtiyaç duymadan sokak sokak, ev ev hangi saatte nereye gideceğini, nerede duracağını ve ne zaman yeniden hareket edeceğini bilmesi, dönemin tanıkları tarafından hayretle anlatıldı.

KAZA HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Konya’nın hızla büyümesiyle birlikte Fenni Fırın’ın üretimi de şehrin ihtiyacını karşılamamaya başladı. Bunun üzerine Ata Koçbeker, 1953 yılında Hapishane Caddesi üzerinde, İstanbul Caddesi yakınlarında Cumhuriyet Ekmek Fabrikası’nı kurdu. Konya’nın o dönemki en büyük ekmek fabrikası olarak faaliyet gösteren işletmenin ekmeklerini bundan sonra Hayk da satmaya devam etti.

Ata Koçbeker, 1970’li yıllarda petrolcülüğe yönelmesiyle Cumhuriyet Ekmek Fabrikası’nı Nazım Mutluer’e devretti.

Hayk’ın hayatındaki en önemli kırılmalardan biri ise 1962 yılının başlarında yaşandı. Eski Doğumevi, bugünkü İl Sağlık Müdürlüğü çevresinde meydana gelen kazada bir pikap Hayk’ın ekmek arabasına şiddetle çarptı. Kazada atı öldü, arabası ise hurdaya çıktı. Ağır yaralanan Hayk, uzun süren tedavinin ardından ayağa kalkabildi ancak bundan sonra bir ayağını sürüyerek yürümeye başladı.

ATA KOÇBEKER’DEN HAYK’A DESTEK

Kazayla birlikte elindeki tek sermayesini kaybeden Hayk’a Ata Koçbeker, fırında maaşlı olarak çalışmasını teklif etti. Ancak Hayk bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Ata Koçbeker, fırının ekmek arabalarından birini Hayk’a verdi. Hayk böylece ekmek satmaya devam etti.

Konya sokaklarında onu görmeyen yoktu! Atı yolu, Hayk hesabı biliyordu

EZANA SAYGISI KONYA’DA UNUTULMADI

Hayk’ın Konya hafızasında yer etmesinin nedenlerinden biri de İslam dinine gösterdiği saygıydı. Gayrimüslim olmasına rağmen ezan okunduğunda bulunduğu yerde oturuyorsa bir anda ezanın geldiği yöne döner ve huşu içinde, adeta saygı duruşunda bulunarak ezanı dinlerdi.

Bir gün bu davranışını yazıhanesinden gören Nazım Mutluer, ezanın ardından Hayk’ın yanına giderek neden böyle davrandığını sordu. Hayk ise bu soruya, “Olsun… Saygı göstermek gerekir” sözleriyle karşılık verdi.

Hayk’ın cenaze namazlarına yaklaşımı da benzer şekildeydi. Bir cenaze namazına denk geldiğinde imamın hemen arkasında saf tutarak namaza iştirak ederdi. Yine böyle bir cenaze namazının ardından Ata Koçbeker, daha önce birçok kez yaptığı Müslüman olma teklifini Hayk’a yeniden iletti. Hayk’ın cevabı ise “Zaten Müslüman gibiyiz Ata Bey” oldu.

Konya sokaklarında onu görmeyen yoktu! Atı yolu, Hayk hesabı biliyordu

ÖLÜMÜNDEN KISA SÜRE ÖNCE MÜSLÜMAN OLDU

Hayk’ın İslam’a duyduğu saygı, hayatının son döneminde farklı bir noktaya ulaştı. Ölümünden kısa süre önce evinde, hasta yatağında kendisini ziyaret eden Ata Koçbeker ve oğlu Oğuz’un ricasını kırmayan Hayk, kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.

Hayk’ın ihtidası, o dönemde Konya’da sevinçle karşılandı. Yaşadıkları ve Konya’daki hatıraları daha sonra Zeki Oğuz’un Bir Günün Tanıklıkları ve Ahmet Efe’nin Ekmekçi hikâyelerinde de yer aldı.

MUSALLA MEZARLIĞI’NA DEFNEDİLDİ

1982 yılında hayatını kaybeden Ekmekçi Hayk, Musalla Mezarlığı’na defnedildi. Cenazesinde telkini ise “Faik” ismiyle verildi.

Hayk’tan yaklaşık beş yıl sonra, 1987 yılında Konya Huzurevi’nde hayatını kaybeden eşi Yeranhui Hanım da Musalla Mezarlığı’nın kuzeybatısındaki küçük Ermeni Mezarlığı’na defnedildi. Yeranhui Hanım’ın mezar taşında soyadı “Buğdaycı” olarak yer aldı.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!