• Haberler
  • Konya
  • Konya tarımında kritik eşik! Altınapa ve Bağbaşı Barajları kritik seviyede

Konya tarımında kritik eşik! Altınapa ve Bağbaşı Barajları kritik seviyede

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Akif Kalender, Konya'da su krizinin 2030'u beklemeden kapıya dayanacağı uyarısında bulundu. Yanlış sulamanın verimi %27 düşürdüğünü vurgulayan Kalender, barajlardaki kritik seviyeye karşı acil planlama çağrısı yaptı.

Hakimiyet Hayat programında Almina Yıldız’ın konuğu olan Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Mehmet Akif Kalender, iklim krizi ve tarımsal su yönetimi konusunda hayati değerlendirmeler yaptı. Türkiye'nin su kaynaklarının hızla tükendiğini ifade eden Kalender, özellikle Konya Havzası'ndaki barajların kritik seviyelere ulaştığına dikkat çekti.

2026 RAPORLARI TEHLİKEYİ İŞARET EDİYOR

Uzman raporlarında sıkça dile getirilen 2030 vurgusuna rağmen, sürecin hızlandığını belirten Kalender, 2026 yılı Birleşmiş Milletler verilerine atıfta bulunarak sıcaklık artışının su kaynaklarını beklenenden daha hızlı tükettiğini vurguladı. Konya için hayati önem taşıyan Altınapa, Bağbaşı, Avşar ve Bozkır barajlarındaki düşüşün, gelecekte istenen her ürünün ekilebilmesini imkansız hale getirebileceği öngörüsünde bulundu.

YERALTI SUYU ÇEKİLDİKÇE GIDA FİYATLARI ARTIYOR

Su azlığının sadece çevresel değil, ekonomik bir kriz olduğunu da ifade eden Dr. Kalender, yeraltı suyu kullanımındaki gizli maliyetin doğrudan vatandaşa yansıdığını söyledi:

"Yağış azaldıkça yeraltı su seviyesi düşüyor. Suyu yüzeye çıkarmak için daha fazla elektrik enerjisi gerekiyor. Bu enerji maliyeti doğrudan çiftçinin cebinden çıkıyor ve sonuç olarak marketteki ürünün fiyatını artırıyor."

Kalender ayrıca, su sıkıntısı nedeniyle bazı bölgelerde kullanılan sanayi atık sularının ağır metaller içerdiğini ve bu tehlikenin dışarıdan bakarak anlaşılamayacağını hatırlatarak; evsel atık suların (gri su) meyve ve peyzajda kullanılabileceğini ancak sebze üretiminde riskli olduğunu belirtti.

Konya tarımında kritik eşik! Altınapa ve Bağbaşı Barajları kritik seviyede

BİLİMSEL İSPAT: YANLIŞ SULAMA VERİMİ DÜŞÜRÜYOR

Selçuk Üniversitesi bünyesinde yürütülen akademik çalışmalar, tarımda maliyetten kaçınmak adına yapılan bazı uygulamaların aslında çiftçiyi büyük bir ekonomik zarara uğrattığını bilimsel verilerle ortaya koydu. Dr. Kalender’in mısır tarımı üzerinden paylaştığı verilere göre, normalde 70 santimetrelik ekim aralığına uygun olarak her sıraya bir boru döşenmesi gerekirken; birçok çiftçi maliyet kaygısıyla boruları 140 santimetrede bir, yani "bir dolu bir boş" şeklinde döşemeyi tercih ediyor. Çiftçilerin kar ettiğini sandığı bu yöntemin aksine, her sıraya boru döşendiği takdirde suda yaklaşık %33 oranında tasarruf sağlanırken, ürün veriminde ise %27’lik bir artış elde ediliyor. Yapılan ekonomik analizler, doğru kurulumun uzun vadede çok daha karlı olduğunu bilimsel olarak kanıtlıyor.

ÇÖZÜM: YAĞMUR SUYU HASADI VE DOĞRU PLANLAMA

DSİ verilerine göre Türkiye’nin su potansiyelinin %77’sinin tarımda kullanıldığını belirten Dr. Kalender, bireysel tasarrufun devam etmesi gerektiğini ancak asıl büyük çözümün tarımdaki köklü planlamadan geçtiğini vurguladı. Bu noktada "Yağmur Suyu Hasadı" tekniğinin kritik önemde olduğunu ifade eden Kalender; binaların çatı sistemlerinin su depolamaya uygun dizayn edilmesini ve tarlalarda suyun kök bölgesinde tutulabilmesi için gerekli eğim çalışmalarının yapılmasını önerdi.

Küçük bahçe sahipleri için de pratik tavsiyelerde bulunan Kalender, suyun doğrudan köke ulaştırıldığı damla sulama yönteminin tercih edilmesinin, toprağa saman veya talaş karıştırılarak buharlaşmanın engellenmesinin ve sulama işleminin mutlaka akşam saatlerinde yapılmasının önemine değindi. Ayrıca Türkiye genelinde yaygın olan ruhsatsız kuyuların acilen denetim altına alınması gerektiğini hatırlatan Kalender, temel amacın sadece teknoloji kullanımı değil, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak olduğunu belirtti.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!