• Haberler
  • Spor
  • Konyaspor'un Çağdaş Atan'la birlikte yakaladığı gol beklentisi bizlere neler anlatıyor?

Konyaspor'un Çağdaş Atan'la birlikte yakaladığı gol beklentisi bizlere neler anlatıyor?

Çağdaş Atan'ın göreve gelmesiyle birlikte Konyaspor'un saha içi verileri bizlere neler söylüyor? İşte detaylar...

Çağdaş Atan’ın göreve gelmesiyle birlikte Konyaspor’un saha içi verileri incelendiğinde, gol beklentisi (xG) istatistiklerinin tek başına “kötü bir hücum takımı” tanımıyla açıklanamayacağı bir tablo ortaya çıkıyor. Yeşil-beyazlı ekip, birçok karşılaşmada gol ihtimali üretmeyi başarıyor; ancak bu üretim, ya skora dönüşmüyor ya da rakibin bulduğu daha yüksek kaliteli pozisyonlar karşısında etkisiz kalıyor.

Paylaşılan maçlara bakıldığında Konyaspor’un maç başına ortalama 1 gol civarında xG ürettiği görülüyor. Bu seviye, ligde tamamen kısır bir hücum görüntüsüne işaret etmiyor. Ancak sorun, rakiplerin aynı maçlarda çok daha yüksek gol beklentilerine ulaşabilmesi. Konyaspor çoğu maçta pozisyona giriyor fakat rakipler, Konyaspor’a kıyasla ceza sahası içinde, daha net, daha temiz ve bitirilebilir pozisyonlar buluyor. Kayserispor ile oynanan ve 1-1 sona eren maç bunun en net örneklerinden biri. Konyaspor topa daha fazla sahip olmasına, daha çok ceza sahasına girmesine rağmen rakibine çok daha yüksek xG’li fırsatlar verdi. Skor dengede kaldı ancak maçın istatistiksel dili, Konyaspor’un savunma tarafında kritik anlarda ciddi kalite sorunları yaşadığını gösterdi. Bu tip maçlar, kısa vadede “puan alındı” gibi görünse de uzun vadede alarm veren karşılaşmalar olarak öne çıkıyor.

Trabzonspor deplasmanında alınan 3-1’lik mağlubiyette de benzer bir tablo ortaya çıktı. Konyaspor hücumda tamamen silik değildi, hatta rakibine göre az sayıda olmayan pozisyonlar üretti. Ancak Trabzonspor’un bulduğu fırsatların büyük bölümü ceza sahası içinden ve savunma yerleşimi bozulmuş anlarda geldi. Bu da xG farkının rakip lehine açılmasına neden oldu. Konyaspor’un hücum üretimi vardı ama savunma arkasına bırakılan alanlar, bu üretimin önüne geçti. Antalyaspor ile golsüz biten karşılaşma ise xG’nin “sonuçtan bağımsız” ne anlattığını gösteren bir başka önemli örnek oldu. Konyaspor bu maçta rakibine göre daha yüksek gol beklentisi üretti. Buna rağmen skor değişmedi. Bu durum genellikle iki temel nedene işaret eder. Ya pozisyonlar yeterince net değildir ve şutlar düşük açıdan ya da baskı altında atılmıştır ya da bitiricilik problemi yaşanmıştır. Antalyaspor maçında Konyaspor’un ceza sahasına girmesine rağmen final vuruşlarında kaliteyi yükseltememesi, xG’nin skora dönüşmemesinin temel nedeni olarak öne çıktı.

Fenerbahçe deplasmanında yaşanan ağır mağlubiyet ise bu dönemin xG tablosunu en sert biçimde anlatan maç oldu. Konyaspor’un ürettiği gol beklentisi sınırlı kalırken, rakibin ulaştığı xG seviyesi son derece yüksekti. Bu tür maçlarda problem, rakibin çok şut atması değil; az sayıda ama çok yüksek kaliteli şutlar bulmasıdır. Ceza sahası içi bire birler, savunma arkasına atılan koşular ve merkezden gelen bitirici vuruşlar, xG’yi bir anda yukarı çeker. Konyaspor bu maçta savunma yerleşimi açısından ciddi zaaflar verdi. Rizespor ve Karagümrük maçları da genel resmin devamı niteliğindeydi. Konyaspor bazı anlarda oyunu rakip yarı sahaya yıktı, ceza sahasında topla buluştu ve şut sayısında geri kalmadı. Ancak rakipler, Konyaspor’a kıyasla daha net fırsatlar yakaladı. Bu da maç sonlarında “oynadı ama kazanamadı” algısını güçlendirdi.

Ortaya çıkan bu xG tablosunun temelinde birkaç yapısal neden yatıyor. Öncelikle Konyaspor’un ürettiği pozisyonların önemli bir bölümü, savunma yerleşimi bozulmamış rakiplere karşı geliyor. Yani şutlar çoğu zaman kalabalık savunma önünde, açı daralmışken ya da baskı altındayken atılıyor. Bu tür vuruşlar şut sayısını artırsa da gol beklentisini sınırlı tutuyor. Buna karşılık Konyaspor’un verdiği pozisyonlar, daha çok geçiş anlarında ve savunma dengesi bozulduğunda oluşuyor. Bu da rakiplerin daha az ama çok daha değerli şutlar bulmasına yol açıyor. Çağdaş Atan’ın oyun anlayışı topa sahip olmayı, önde baskıyı ve tempoyu yukarıda tutmayı hedefliyor. Ancak bu yaklaşım, baskı kırıldığında savunma arkasında geniş alanlar bırakılmasına neden oluyor. Rakipler bu alanları hızlı kullandığında, Konyaspor’un savunma hattı ceza sahasına koşarak geri dönmek zorunda kalıyor ve bu anlarda verilen pozisyonların xG değeri yükseliyor.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!