• Haberler
  • Konya
  • Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

Kırım'dan Çumra topraklarına taşınan bir avuç umut, asırlık bir sadakatle bugüne ulaştı. Selçuk Üniversitesi ve Çumra Belediyesi, içi sarı rengiyle ezber bozan tarihi 'Buz Karpuzu'nu tescillemek için harekete geçti.

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Konya’nın Çumra ilçesinde, geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanan ve adeta bir kültür mirası olan "Tatar Karpuzu" yeniden tarım dünyasının gündemine oturdu. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Acar; Çumra’nın Fethiye Mahallesi üreticilerinden Mevlüt Temiz ve Naim Sert ile bir araya gelerek bu nadide ata tohumunun hikayesini yeniden gün yüzüne çıkardı. Bölge halkı, rengi ve aromasıyla eşsiz olan bu yerel çeşidin çoğaltılarak tescillenmesini istiyor.

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

KIRIM SAVAŞI’NDAN ÇUMRA TOPRAKLARINA UZANAN YOLCULUK

Fethiye Mahallesi sakinlerinin verdiği bilgilere göre, bu özel karpuzun hikayesi 1876 yılına, Kırım Savaşı sonrasına dayanıyor. Bölgeye göç eden atalarının yanlarında getirdiği tohumlarla Çumra topraklarıyla buluşan bu çeşit, o dönem yörede bir ilk olmuş.

Dış kabuğunun beyaza yakın renginden dolayı ilk zamanlar "Buz Karpuzu" olarak anılan bu tür, zamanla bölgede "Tatar Karpuzu" adını almış. Standart karpuzların aksine içi sarı ve oldukça tatlı olan bu karpuzun bir diğer çeşidi ise koyu siyah kabuğa sahip. En dikkat çekici özelliklerinden biri de çekirdeklerinin alışılagelmiş siyah renk yerine kırmızı olması. Bu ata tohumu sadece Fethiye’de değil; Çumra’nın Yörük, dağ ve Türkmen köylerinde de nesillerdir ekilen ortak bir hafıza niteliği taşıyor.

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

“BIÇAKLA DEĞİL, YERE VURARAK KIRARDIK”

Karpuzun geçmişteki yerini anlatan üretici Mevlüt Temiz, çocukluk yıllarına dair sıcak bir anıyı paylaşıyor: "Eskiden bu karpuzlar evlere at arabalarıyla gelirdi. Bıçakla kesmezdik; yere vurup kırardık." Temiz, kırılan bu tatlı karpuzların annesi tarafından büyük tencerelerde kaynatılarak geleneksel karpuz pekmezine dönüştürüldüğünü belirterek, ürünün sadece taze olarak tüketilmediğini, kışlık hazırlıklarda da önemli bir hammadde olduğunu vurguluyor.

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

NE SU İSTİYOR NE İLAÇ: TAMAMEN DOĞAL ÜRETİM

Tatar Karpuzu’nun üretim aşaması ise günümüz modern tarım yöntemlerine adeta taş çıkartıyor. Günümüzde yoğun gübre ve ilaç kullanımına rağmen eski verimin alınamadığından dert yanan mahalle sakinleri, geçmişte bu karpuzun neredeyse hiç sulanmadığını, sadece iki kez çapa yapılarak büyütüldüğünü söylüyor. Bu zahmetsiz ve doğal yapıya rağmen geçmiş dönemlerde üreticilerin 20 dekara varan büyük alanlarda üretim yapabildiği ifade ediliyor.

Savaşın ortasında umutla taşınan bir avuç tohum! Konya toprağına emanet edilen 150 yıllık miras

RESMİ TESCİL İÇİN KOLLAR SIVANDI

Akademik çevrelerin ilgisiyle yeniden dikkatleri üzerine çeken sarı içli ata tohumu için şimdi tescil çağrısı yapılıyor. Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın öncülüğünde harekete geçen Çumra Belediyesi, Tatar Karpuzu’nun resmi olarak tescillenmesi için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Hem tarımsal biyoçeşitliliği korumak hem de bu asırlık kültürel mirası gelecek nesillere eksiksiz aktarmak adına atılan bu adımlar, Çumra’nın nadide bir değerinin tescillenmesi için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

 

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!