Türkiye’nin Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer aldığına dikkat çekilen çalışmada, yeni haritanın yalnızca akademik bir çıktı olmadığı; deprem tehlike analizleri, kritik altyapı planlamaları ve afet risk azaltma politikaları için temel bir başvuru kaynağı olacağı ifade edildi.