• Haberler
  • Güncel
  • Türkiye'nin ilk kadın muhtarı kimdir? İlk Türk kadın muhtar kimdir? İlk kadın muhtar kimdir?

Türkiye'nin ilk kadın muhtarı kimdir? İlk Türk kadın muhtar kimdir? İlk kadın muhtar kimdir?

Türkiye'de kadınların yerel yönetimlerde görev almasının önünü açan isimlerden biri olan Gül Esin, 1933 yılında Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demircidere köyünde muhtar seçilerek tarihe geçti. Yedi erkek adayla yarışarak seçimi kazanan Esin, görev yaptığı dönemde köyün sosyal yaşamını düzenlemeye yönelik çalışmalarıyla öne çıktı.

Türkiye'nin siyasi ve toplumsal tarihinde kadınların seçme ve seçilme hakkını kullanmaya başlaması, Cumhuriyet döneminin önemli gelişmeleri arasında yer alıyor. Bu sürecin yerel yönetimlerdeki öncü isimlerinden Gül Esin, 1933 yılında Türkiye'nin ilk kadın muhtarı oldu. Köy yönetiminde üstlendiği sorumluluklarla kadınların kamusal hayatta daha fazla yer alabileceğini gösteren Esin, Cumhuriyet tarihinin unutulmayan isimleri arasına girdi.

GÜL ESİN KİMDİR, NERELİDİR?

Gül Esin, asıl adıyla Gülkız Ürbül, 1901 yılında Muğla'nın Milas ilçesinde dünyaya geldi. Türkiye'de seçimle göreve gelen ilk kadın muhtar olarak tanınan Esin, yaşamının önemli bir bölümünü Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Demircidere köyünde geçirdi. Demircidere, günümüzde Aydın'ın Karpuzlu ilçesi sınırlarında yer alıyor.

Gül Esin'in yaşamı, kadınların toplumsal hayattaki konumunun değişmeye başladığı Cumhuriyet'in ilk yıllarıyla kesişti. Okuma yazma bilmesi, çevresinde saygınlık kazanması ve köy halkıyla kurduğu ilişkiler, muhtar seçilmesinde etkili olan unsurlar arasında gösteriliyor.

GÜL ESİN NASIL TÜRKİYE'NİN İLK KADIN MUHTARI OLDU?

Türkiye'de kadınların yerel yönetimlerde görev alabilmesinin önü, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen yasal düzenlemelerle açıldı. 3 Nisan 1930'da kabul edilen 1580 sayılı Belediye Kanunu, kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıdı. Ardından 26 Ekim 1933'te Köy Kanunu'nda yapılan değişiklikle kadınların muhtar ve köy ihtiyar heyeti üyesi olabilmelerinin yolu açıldı.

Bu düzenlemenin ardından 1933 yılının kasım ayında Aydın'ın Demircidere köyünde muhtarlık seçimi yapıldı. Seçimde tek kadın aday olan Gül Esin, erkek adaylarla yarışarak köy muhtarlığına seçildi. Böylece Türkiye'nin seçimle göreve gelen ilk kadın muhtarı unvanını kazandı.

Seçim, yalnızca bir köyün yönetiminde yaşanan değişim olarak kalmadı. Kadınların yerel karar alma süreçlerine katılabileceğini gösteren tarihî bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Gül Esin'in seçilmesi, dönemin yerel ve ulusal basınında da yer buldu.

GÜL ESİN'İN MUHTARLIK DÖNEMİNDE YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

Gül Esin, muhtarlık görevini yalnızca idari sorumluluklarla sınırlamadı. Köyün sosyal yaşamına, ulaşımına ve eğitimine yönelik çalışmalar yürüttü. Görev süresinde köy halkının ortak ihtiyaçlarına çözüm bulmaya ve günlük yaşamı kolaylaştırmaya odaklandı.

KÖYÜN ULAŞIMINA VE ORTAK YAŞAMINA KATKI SAĞLADI

Esin'in öne çıkan çalışmalarından biri, Çine ile Karpuzlu arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla taş döşeli yol ve köprü yapılmasına öncülük etmesiydi. Bu girişim, köyün çevre yerleşimlerle bağlantısının güçlendirilmesi açısından önem taşıyordu.

Köy halkının ortak meseleleri görüşebileceği bir alan oluşturulmasını da sağladı. Köylülerin katkılarıyla hayata geçirilen köy odası, yerel işlerin konuşulabileceği ve toplumsal dayanışmanın geliştirilebileceği bir buluşma noktası olarak tasarlandı.

KUMARLA MÜCADELE ETTİ, KIZ KAÇIRMA OLAYLARININ ÖNLENMESİ İÇİN ÇALIŞTI

Gül Esin'in üzerinde durduğu konular arasında köydeki sosyal sorunlar da bulunuyordu. Kahvehanelerde kumar oynanmasına karşı önlemler aldı ve gençlerin bu tür ortamlardan uzak tutulmasını amaçladı.

O dönemde yaşanan kız kaçırma olaylarının önüne geçmek için gençlerle ve aileleriyle görüşmeler yaptı. Evlenmek isteyen gençlerin aileleriyle iletişim kurmasını teşvik etti; aileler arasında arabuluculuk yaparak evlilik süreçlerinin anlaşmayla ilerlemesine yardımcı oldu.

Esin'in bu girişimleri, köydeki toplumsal ilişkileri düzenlemeye ve özellikle genç kadınların yaşadığı mağduriyetleri azaltmaya yönelik çalışmaları arasında yer aldı.

GÜL ESİN KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİNE ÖNEM VERDİ

Gül Esin'in muhtarlık döneminde önem verdiği alanlardan biri de kız çocuklarının eğitimi oldu. Köydeki ailelerle görüşerek çocukların okula gönderilmesini teşvik etti. Eğitimine devam etmek isteyen ve başarılı olan çocuklara destek sağlanması için çaba gösterdi.

Kadınların toplumsal yaşamda daha etkin rol üstlenmesini savunan Esin, kıyafet konusunda da dönemin modernleşme anlayışını destekleyen bir tutum sergiledi. Kadınların eğitim almasının ve kamusal hayatta yer edinmesinin önemini vurgulayan yaklaşımı, köyde yürüttüğü çalışmalarla birlikte anıldı.

GÜL ESİN ATATÜRK İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?

Gül Esin'in Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e duyduğu hayranlık, yaşam öyküsünde öne çıkan ayrıntılardan biri oldu. Esin, yaptırılmasına öncülük ettiği yolun açılışına Atatürk'ü davet etti. Atatürk daveti kabul etmesine rağmen yoğun programı nedeniyle açılışa katılamadı.

Esin, Atatürk'e duyduğu saygıyı ifade etmek amacıyla saten üzerine ipekle işlenmiş bir pano hazırladı. Atatürk'ün de Esin'in çalışmalarından etkilendiği ve kendisine bayramlarda tebrik kartları gönderdiği aktarılıyor. Bu kartların ve telgrafların, Esin'in evinde çıkan yangında yok olduğu belirtiliyor.

GÜL ESİN NE ZAMAN MUHTARLIKTAN AYRILDI?

Gül Esin'in muhtarlık görevi yaklaşık iki yıl sürdü. Görev döneminin ardından kendisine milletvekilliği adaylığı önerildiği, ancak bu teklifi kabul etmediği aktarılıyor. Muhtarlık görevinin sona ermesinin ardından 1936 yılında Mustafa Übbül ile evlendi ve Çine'ye yerleşti.

Daha sonraki yaşamında el işi ve nakışla ilgilendiği, okumayı sevdiği ve ailesiyle vakit geçirdiği biliniyor. Gül Esin, köy yönetiminde üstlendiği öncü rolle kadınların yerel siyasetteki varlığı açısından tarihî bir örnek oluşturdu.

GÜL ESİN'İN TÜRKİYE TARİHİNDEKİ ÖNEMİ

Gül Esin, kadınların yerel yönetimlerde seçilme hakkını kullanmaya başladığı dönemin simge isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Onun muhtar seçilmesi, 1933'teki yasal değişikliğin ardından kadınların köy yönetiminde de görev üstlenebildiğini gösterdi.

Kadınların milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı ise 5 Aralık 1934'te kabul edilen anayasa değişikliğiyle tanındı. Böylece kadınların siyasi hakları, yerel yönetimlerden ulusal siyasete uzanan bir süreçte genişledi.

Hakimiyet Gazetesi - Hakimiyet Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!