Kerim Toslak

Derviş Kisveli Adamın Kanadını Kırdığı Kuşun Verdiği Ders

Kerim Toslak

Birçoğumuzun bildiği ibretlik bir hikâye, Hz. Süleyman'a (as) kanadını kıran derviş kisveli zattan, şikâyetçi olan kuşun hikâyesi.  Bilmeyenler için kısaca anlatacağım, bilenlere de hatırlatma sadedinde olsun. Daha sonra da kıssadan hisse babında bir kaç hususu dile getireceğim.
Hikaye şu: "Bildiğiniz gibi Hz. Süleyman(as) hem peygamber hem de saltanat sahibi bir hükümdardı. Allahü Teâla O'na bu saltanat yanında birçok lütufta bulunmuştu. Bunlardan birisi de kuşların dilini anlayabiliyor olmasıdır. Günün birinde bir kuş Hz. Süleyman'a (as) kanadını kıran derviş kisveli bir zattan, cezalandırılması için şikâyetçi olur. Derviş huzura çağrılıp niçin kuşun kanadını kırdığı sorulunca, kendini savunur: 
"Ben onu yakalamak için yaklaştım, son ana kadar kaçabilecek iken kaçmadı. Son anda hamle yapınca elim çarptı kanadı kırıldıktan sonra kaçtı. Yakalayabilsem pişirip yiyecektim. Suç onun kaçsaydı' der. Hz. Süleyman (as) kuşa döner: 
- Derviş haklı, suç senin, niye kaçmadın? 
Kuş da kendini savunur:
“Efendim o derviş kisvesi giydiği için derviş sandım, o yüzden kaçmadım. Avcı kılığında olsaydı kaçardım. Derviş olan birisinden bana zarar gelmez,  Allah’tan korkar bana kıyıp zarar vermez diye kaçmadım.”
Hz. Süleyman bu savunmayı yerinde ve doğru bulur ve kısasın yerine getirilip dervişin kolunun kırılmasını ister.
Bunun üzerine Kuş;
“Sakın kolunu kırmayın, Dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar… Siz en iyisi, bunun üzerindeki derviş kisvesini çıkartın… Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra bunu derviş sanıp aldanmasın.”
Bu ibretlik hikaye muhtemelen israiliyattan bizim kaynaklara geçmiştir. İnternet ortamında sosyal medyada ve bir çok yerde anlatılmış. Hangi kaynaktan olduğu ya da hangi kitapta geçtiği konusunda bir bilgiye ulaşamadım. Bende bir çok insan gibi sosyal medya paylaşımında görüp okumuştum. Herkes kendine göre de kıssadan hissesini çıkarmıştır. Ben de bu hikayenin din ve toplumsal açıdan çıkarılabilecek önemli hisseler olduğunu düşündüğüm için siz değerli okuyucularla paylaştım. 
Kuşun kanadını kıran dervişin, dervişlik kisvesi üzerinden alınarak kuşlar dervişin zararından güvenceye alınmışlar. Aynı bakış açısıyla bakınca kanadı kırık kuş misali şöyle diyesi geliyor insanın. Memur,  amir, hacı, hoca, derviş, şeyh, siyasetçi, tüccar, öğretmen, esnaf, sıradan insan her ne olursan ol, eğer verdiğin sözü tutmuyorsan, yalan söylüyorsan, rüşvet alıyorsan, çalıp çırpıp haram yiyorsan, sahtekarlık yapıp insanları aldatıyorsan,  iffetsizlik yapıyorsan, çevreyi kirletiyorsan, konum komşunu rahatsız edip illallah dedirtiyorsan,  insanlara zulmediyorsan, ve, ve, ve....
Bütün bunları yaparken üzerinde Müslümanlık kisvesi var ise, ulu orta her yerde de Müslümanlığını, dindarlığını insanların gözüne sokuyorsan, vaz geç. At üzerindeki Müslümanlık kisvesini.  Vaz geç ki; İslam'a zarar verme. Vaz geç ki kendine zarar verme. Vaz geç ki insanlığa zarar verme. İnsanların Müslüman kimliğine olan güvenini kullanıp da insanları aldatma. 
Ne olur çıkar ki o Müslüman kisveni, insanların gözüne soktuğun kâr amaçlı, yatırıma yönelik Müslümanlığını, fatura İslam'a kesilmesin.
Selçuklu/ Konya

Yazarın Diğer Yazıları