Kerim Toslak

Din Ve Ahlak Eğitimi Ve Ali Erbaş'ın Açıklaması 

Kerim Toslak

Geçen haftaki yazımızda eğitimin sosyo ekonomik hayata etkisi üzerinde durmuştuk. Bu hafta yazımızda din ve ahlak (manevi ) eğitimi ve sosyal hayata etkisi üzerinde yazacağımızı belirtmiştik. Ben o yazıyı yazdığım günlerde DİB Başkanı Sayın Ali Erbaş bir vakfın hafızlık icazet merasimindeki konuşmasında: "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine sesleniyorum. Devletimizin marifeti ile 9 yıl zorunlu dini eğitim alınması sağlanıyor. Aziz kardeşlerim 9 yılda imamlık yapacak derece bilgi alınması mümkün. Sokak röportajlarında bir mikrofon uzatıldığında salavat getirmeyen gencin vebali kimin üzerine. 9 yıl boyunca bu çocuklarımıza ne öğretiyor Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri? Bunun vebali hepimize zarar verir" demiş. (03/08/2023 tarihli gazeteler) 

Sayın Başkan böyle bakmış konuya. Ayını yerden aynı noktalara bakmasak da ortak noktamız dini- ahlaki alandaki eğitimin istenilen noktaya gelememiş olmasıdır. Aynı yerden bakmıyoruz. Zira o devletin dini alandaki en üst makamını temsil eden bir kişi olarak bakmakta. Ben hayatını yıllarca din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni ve büyük bir kısmını da eğitim yöneticisi olarak geçirmiş ve de onun suçlayıp vebal yüklediği eğitimcilerin ve eğitimin içinden biri olarak bakıyorum.  Onun görüp takıldığı yer "sokak röportajında salavat getiremeyen, 9 yıl boyunca okullarda zorunlu din dersi okuyup imamlık yapacak seviyeye gelemeyen gençler" Benim gördüğüm ve endişelendiğim yer, bunca çabaya, bunca emeğe rağmen "samimiyetten uzak, şekilciliğin ön planda olduğu bir dini hayatla beraber, ahlaki yozlaşmanın arttığı, aile ve evlilik müessesesinin bozulduğu, iffetsizliğin yaygınlaştığı, evlilik dışı ilişkilerin normal görüldüğü, bir toplumsal yapı oluştuğudur. Yine adaletsizliğin, hak yemenin, torpilin, kayırmanın, ticarette, siyasette aldatmanın, yalanın, dolanın, suistimalin, sözünde durmamanın normal görülmeye başlandığı bir toplumsal yapının ortaya çıkmaya başladığıdır. Asıl dile getirilip gündem yapılması gereken de işin bu tarafıdır. Hafız sayısı%10 dan %80 e  çıksa da ihlas olmazsa içi boştur.  Salavatı söylese ne olur,  söyleyemese ne olur ihlas yoksa.

Din kültürü öğretmenlerine vebal yüklemekle mesele hallolmaz. Daha geniş bir açıdan bütüncül bir bakış açısıyla konuya bakıp çözüm aramak gerekir. Yoksa onlar da dönüp O'na ve başkanlığını yaptığı kuruma vebal yükleyebilirler. Ya da yükseköğretimde onları da yetiştirenler sizlerdiniz diyebilirler. Yani en azında onların da Başkanınki kadar vebal yükleyebilecek alanları vardır. Gerçi baktığımız yer, gördüğümüz şey ve beklenti farklı olunca, çözüme dönük yaklaşımlar da farklı olur. Sayın başkan biraz daha kemiyet tarafını görse de ben daha çok keyfiyet tarafındayım. Her şey sayısal olarak artarken elbette nitelik ve kalitede eksilmeler olması kaçınılmaz. Nasıl ki yükseköğretimdeki sayısal artışla kalite düştüyse ilk ve orta öğretimde de zorunlu eğitimle beraber kalite düşecektir. Şaşılacak bir şey olmadığı gibi, onu bunu suçlamaya da gerek yok.

Bir tarafı suçlayıp vebal yükleme kolaycılığı yerine, niye böyle oluyor ona bakmak lazım. Az çok Başkan da bilir. Üniversite hocalığı var. Geçen haftaki yazımda da belirttim. Eğitim sistemimize yön veren, eğitim politikalarını belirleyen zevat, batıya baktığı kadar, Anadolu'ya baksa, kendi toplumuzu, geçişimizi, geleneklerimizi inceleyip, göz önüne alarak politika belirleyip, ona göre sistem kurup yöntem ve kurallar belirleseler, sonuçlar çok farklı olurdu. Maalesef, eğitim sistemimiz batı etkisinden kurtulamayan akademinin tezlerinin deneme tahtası olmaya devam ediyor.  

Bir de manevi eğitimde istenilen başarıya ulaşabilmek için eğitim iklimi çok önemli. Yani sadece okul değil, aile, mahalle, köy, kasaba, şehir vb. sosyal çevre çok önemlidir. Hatta okuldan daha önemlidir. Hepsini birlikte ele alıp değerlendirmek yerine Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerini hedefe koyup, vebali onlara atmakla işin içinden çıkamayız. Bu konuyu haftaya ele almak üzere bugünlük bu kadarla yetinelim.
Selçuklu/Konya
 

Yazarın Diğer Yazıları