Kerim Toslak

Ekonomist değilim de…..

Kerim Toslak

İşlerin sonucunun nereye varacağı hesaplanmayıp da sarpa sarıp, zarar ziyan olunca, rahmetli anam; "akıllı gelinin işi gibi oldu", derdi. Ekonomik gidişatın özellikle son beş yıllık serencamına bakınca ve gelinen noktayı da görünce, anamın akıllı gelin hikâyesi aklıma gelir oldu hep. 
Ekonomist falan değilim. Ekonomiyle ilgili bilgim, alanımla ilgili İslam’ın ekonomiye bakışı konusunda okuduğum birkaç kitaptan ibarettir. Bir de ailemin ekonomisini yönetmekten ibaret. Özellikle emekli de olunca mevcut şartlarda ailemizin ekonomisini yönetme konusunda, daha maharetli olmam gerektiğinin bilincindeyim. Hafazan Allah ülke ekonomisine dönerse halim harap demektir. Amerika’dan İngiltere’den adam getirtecek halim yok(!)
Anamın akıllı gelin hikâyesine gelince: ”vaktiyle köyün birinde bir inek küpün içindeki bulguru yemek için, kafasını küpün içine sokmuş. Sokmuş sokmasına da ineğin kafası bir türlü çıkmıyor. O yanı, bu yanı bir müddet uğraştıktan sonra, köyün akıllısı, herkesin akıl aldığı, Akıllı Geline sormayı akledebilmişler.
Akıllı gelin: ”ineğin kafasını kesin “ demiş.
Demiş demesine, onlar da ineğin kafasını kesmiş kesmesine de, ineğin kafası hala küpün içinde. Gidip tekrar sormuşlar:
“İneğin kafası hala küpün içinde,  ne yapalım?
“Küpü kırın o zaman” demiş. 
Ekonomideki durum  inşallah hikâyedeki gibi olmaz. Hikâyedeki gibi olup da hem küpten hem inekten olmayız. Ekonomist olmadığımı söylemiştim. Ancak dört, beş sene önce işlerin bu noktaya geleceği konusunda, dost meclislerinde arkadaş ortamlarında söylemiştim. Benimkisine ya “hissi gablel vuku” denir ya da abdallığımdandır. Hani derler ya; ” abdala malum olurmuş” diye, öyle olsa gerek(!) Hal bu ki, bu işin bu noktaya geleceğinin habercisi, kamu bankaları TÜİK’İN bile enflasyonun bir hayli altında harıl harıl kredi dağıtıyor olması, reel olarak dört verip üç almak anlamına geliyordu ki durumun habercisiydi. Bunun dışında başka sebepler de vardı elbette.
Biz bunları söyledikçe, önümüzden arkamızdan ileri geri konuşup, muhalif olduğum dedi kodusun köpürtenlerden tutun da işi davaya ihanet suçlamasına kadar vardıranlar olmuştu. Laz dediği; “ne oldi?”
Bizim eleştirilerimiz konusunda bizi ihanetle suçlayanların bir kısmı, emekli maaşlarındaki artış beklentilerin altında kalınca hükümete ateş püskürüyorlar. Azıcık tuzu kuru olup yan geliri, ek geliri olanlar da sosyal medyada hamaset köpürtüp, sadakat ve bağlılıklarını ilan ederek, mevcut duruma gerekçe üretme gayretinde.
Tarafgirliğin de ötesinde, holiganca bir yaklaşımla olayları doğru okuyup, değerlendirip, doğru sonuca ulaşma şansı olmaz. Nesnel bakarak olayların neden sonuç ilişkisini doğru okuyup, değerlendirip doğru çözümlere ulaşabiliriz. Başa dönmemek için, tarihin tekerrür etmemesi için gerekli olan budur. 
İnşaallah tarih tekerrür etmez. 
Selçuklu/ Konya
 

Yazarın Diğer Yazıları