Kerim Toslak

İslam'a olan kinlerini Filistin davası üzerinden dışa vuranlar

Kerim Toslak

İçimizde adıyla sanıyla bu topluma ait ancak zihniyeti ve inanç dünyası farklı bir topluluk var. İstisna kabilinden bazıları bayram, cuma hatta vakit namazı kılsa da çoğunlukla namazla cami ile ilişkileri olmayan ancak öldükleri zaman cenazeleri camiye getirilip cenaze namazları kılınan bir topluluk. Kimseye niye böylesiniz diyecek halimiz yok. Elbette herkes dilediği gibi tercih hakkına sahiptir. Kimsenin dinine, donuna, ( kıyafetine) yaşam tarzına karışacak değiliz. Diğer insanların hukukuna saygılı olunması şartıyla, karışılmasına da hoş bakmayız
Bunların sağcı, solcu, muhafazakâr, Kemalist, deist, liberal, ateist, komünist, faşist olup-olmaması önemli değil. Her cins ve türden olabilirler. Farklı türden olmalarının bahse konu özelliklerini ortadan kaldırmaz.
Bahsettiğim bu topluluğun ortak özelliği İslam Dini’nden ve o dine mensup samimi dindarlardan rahatsızlık duymalarıdır. İnsanlığa bunca zulmü reva gören Afrika'yı köleleştirip sömüren, Amerika Kıtasında Kızılderili ve Azteklerin soyunu kurutan kadim insan varlığını ve uygarlığını yok eden, Hıristiyanların veya Yahudilerin dindarlarından rahatsız olmazlar. Hatta Arkan'da Müslümanlara soykırım uygulayan Buddistlere, Hindistan'da Müslümanlara her türlü zulmü reva gören Hindulara bile anlayışlıdırlar. Onlarla bir dertleri olmaz.  Bu durum rahatsızlıktan da öte bir şey. Bu rahatsızlıklarının kin ve nefrete dönüşmüş hali, işin asıl tehlikeli boyutu. Ülkemizdeki ve dünyadaki olaylara bakışları ve değerlendirmelerinde yönlendirici ve belirleyici bir etkiye sahiptir bu kin ve nefretleri.  
Keçisi çalınan imamın haberini, imam keçi çaldı, şeklinde yapan ya da cuma namazı için camiye giden öğrencilerden irtica hortladı haberini yapan gazeteci kafasında görürsün, o kinin dışa vurumunu.
Çoğu zaman gelecek tepkilerden çekindikleri için, içlerindeki kini ve nefreti dolaylı olarak ortaya dökerler. Ancak meydanı da boş bulurlarsa, açık açık İslam'a müslümana kin kusarlar, 28 Şubat sürecinde bir törende kürsüdeki başörtülü kızı sürükleyerek indiren zihniyette olduğu gibi.
7 Ekimde, Siyonist kuşatma altındaki dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olan Gazze'de, Hamas'a bağlı askerlerin bir huruç harekatı başlatması adeta bir turnusol kağıdı gibi yukarda bahsi geçen güruhun kin ve nefretlerini TV ekranlarında ya da sosyal medyada ortaya dökmeleri için bir ortam oluşturdu.
Neymiş efendim, Filistinli Arapların dedeleri topraklarını yahudilere satmış da Osmanlıya ihanet edip, askerlerini arkadan vurmuşlar da çeksinler cezasınıymış. Hakikatin öyle olmadığını anlatsan da anlayacak ne beyinleri yeterli, ne de İslam’a ve Müslümanlara olan kinlerinden oluşan önyargıları yüzünden ilme ve insanlığa saygı duyacak ahlaki anlayışları var.  Yorulmaya değmez diyeceğim de alçaklığın sınırı yok.  Ben bu yazıyı yazarken bir dostum Whats Apptan kendisine gelen benzer bir kirli propaganda yazısı gönderdi bana. "Güya 1. Dünya savaşında Filistin ve Kudüs İngilizlerin eline geçtiğinde Merhum Mehmet Akif Ersoy Kudüs'te bir oteldeymiş. Birdenbire dışarıdan çığlıklar gelmeye başlar. Merak ederek, dışarı çıkar. Kudüs halkı dışarıda çılgınlar gibi eğlenmektedir. Akif, bu eğlencenin nedenini merak ederek, eğlenenlerden birine sorar ve aralarında şöyle bir diyalog geçer:     
- Bu eğlencenin sebebi ne? Kudüslü Arap’tan aldığı cevap çok şaşırtıcıdır: 
- İngilizler Mescid-i Aksa’yı ele geçirdiler. Onu kutluyoruz!
- Peki ama; İngilizler Hıristiyan ve sizler Müslümansınız! Bunda kutlanacak ne var ki!?
- Olsun, biz Türklerden kurtulduk ya! Ona seviniyoruz!"  
Şimdi bu alçaklığın neresini düzelteyim. Olayın geçtiği yer Viyana ve dışarıda sevinen halk müslüman araplar değil, Kudüs'ün Hıristiyanların eline geçtiğine sevinen, Hıristiyan Viyana halkı. Bu nasıl bir iftira, nasıl bir tevzirat... Bu tevziratın amacı ne? İslama ve müslümana düşmanlık değil mi?
Müslüman Türk Halkını Filistinliler aleyhine kışkırtıp Siyonist İsrail safına çekme çabası değil mi?
Neymiş efendim Hamas radikal dinciymiş. Bütün bunlar onların yüzünden oluyormuş. Mahmut Abbasın liderlik ettiği senelerdir Filistin topraklarının İsrail tarafından yutulmasını, halkının sürülüp katliama uğramasını seyreden  FKÖ gibi batıdan icazetli, kuklalar gibi olsalar bunlar olmazmış. Sanki FKÖ nün hakim olduğu Kudüste, Batı Şeriada yaşayan Filistinliler çok rahat, çok huzurlu. Sanki adım adım gıdım gıdım onların toprakları, evleri, mülkleri siyonist israil askerlerinin desteğinde Yahudi yerleşimciler tarafından ellerinde alınmıyor, karşı koyanlar öldürmüyor. Hamasa karşı
FKÖ’yü tercihlerinin asıl sebebi FKÖ nün zihnen batılıların işgalinde olması ve dine mesafeli duruşlarıdır. 
Bunları Merhum Abdurrahim Karakoç bir dörtlükte çok güzel anlatmış.
Mıgırdıç'ı sever de Osman'ı sevmez zındık
İti-domuzu sever, insanı sevmez zındık
İster ki diz üstüne çökertilsin Türkiye
Ekmeğini yer amma vatanı sevmez zındık.
Anamur/ Mersin
 

Yazarın Diğer Yazıları