Yolcuyuz Şu Âlemde
Kerim Toslak
Dünyaya her geliş, bir gidişi içinde barındırır. Yani Dünya gelinip kalınacak bir yer değildir. Gelip gidilecek bir yerdir. Gelişin ve gidişin bir amacı ve hikmeti vardır. Geldiğimiz anda gidişimiz başlar. Merhum Veysel'in ifadesiyle "uzun ince bir yolda gidiyoruz gündüz gece." Saatimiz çalışır. Dursak da yürüsek de, uyusak da uyanık olsak yolculuk devam eder.
Yolun ve yolculuğumuzun nerede, ne zaman, nasıl sona ereceğini de hiç birimiz bilmeyiz. Merhum Necip Fazıl; "Büyük randevu. .. Bilsem nerede, saat kaçta? Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?" derken, diğer yandan düştüğü gafleti "Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum" diyor.
Ölüm vaktimizi, taputumuzun tahtısının ağacını bilsek de bilmesek de değişen bir şey olmaz. Neticede sonunda yolculuk sona erecek günün birinde. Önemli olan saatimizin işlediğinin şuurunda olabilmektir. Şuursuzca gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurma gafletine düşmemektir.
Kendimize göre hayaller kurup bir plan çizsek de uygulanabilirliliği bizim irademizde değildir. İnsanız, hayal kurmaya ve plan çizmeye devam edeceğiz. Lâkin bir mü'min olarak Allah'ın (c.c) İradesini hesaba katarak yola devam edeceğiz. 'Külli İrade'den gafil olmayacağız. Planın üstünde bir plan ve planlayanın üstünde bir planlayan olduğunun bilincinde olacağız. Merhum Şair S. Karakoç'un ifadesiyle "kaderin üstünde bir kader" olduğunun şuurunda olacağız. Yolun sonunda geriye dönme, yolculuğa yeniden başlama şansımız yok. Yolculuk bitince, yolculuk sırasındaki kurallara uymamız veya uymamamız pişmanlığımız veya sevincimizin kaynağı olacaktır. Yaratanı bilip kulluk bilinciyle (tagva) hareket edeceğiz. Yaratılmışlara karşı da yine sorumluluklarımızı bileceğiz. Yol (Dünya) bizim sanıp başkalarının hakkına, hukukuna girmeyeceğiz. Yani makas atıp onca insanı kanına girmeyeceğiz. Adam gibi adam, adam gibi müslüman olacağız.
Sonunda keşke dememek için uçurumdan önceki son şansımız olabilir şu an. Yani moda tabirle "köprüden önceki son çıkış". Ahirette Cehennem uçurumunun kenarındaki insanın hali Fecr Suresi 23-25 Ayetlerde şöyle tasvir edilir:
"O gün cehennem de getirildiğinde, insan işte o gün yaptıklarını birer birer hatırlayacaktır. Fakat bu hatırlamanın ona ne faydası var!
İnsan, “Keşke (âhiret) hayatım için daha önce bir şeyler yapmış olsaydım!” der.
Artık o gün Allah’ın vereceği cezayı kimse veremez..."
Rabbim gaflete düşmekten korusun.
Şiirce ifade etmeye çalıştık. Buyurunuz:
YOL VE YOLCU
Dönen olmaz bir nice yol,
Ehlince sırrı sezilir.
Kimine dar kimine bol
Herkes sıraya dizilir.
Yol deryaya benzer dolmaz
Dolar dolar hiç boşalmaz.
Yolda durup kalan olmaz.
Yolcu dursa, sır çözülür.
Herkesin gittiği bir yol.
Gidenin yittiği bir yol.
Ömrünün bittiği bir yol.
Herkesin ömrü yazılır.
Kimisi dünya der buna.
Kimisi benzetir hana.
Erince yolculuk sona,
Gaflete düşen üzülür.
Kerim Toslak git yoluna.
Bu yolda ıslah oluna.
Rabbim rahmet et kuluna.
Yoksa insandır bozulur.
Gölbaşı/Ankara
04/07/2023